Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Şi era universul lui pe cartele perforate.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Und da war es. Sein Universum auf Lochkarten.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Và đó chính là vũ trụ của ông ấy trên các phiếu đục lỗ.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Y era su universo en tarjetas perforadas.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Και ήταν το σύμπαν του σε διάτρητες κάρτες.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.И това били неговите сорс (кодови) карти.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Це був той всесвіт на перфокартах.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.Это была та вселенная на перфокартах.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi..וזה היה היקום שלו על כרטיסי ניקוב
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.وقد كان كونه على كروت مثقوبة
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.まるで冬眠するかのように、50年間そこに取り残されていたのです
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Acest exemplar e specializat în crotali.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Ce type est un spécialiste des crotales.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Con này chỉ săn rắn lục.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Der hier hat jedoch Grubenottern als Spezialität.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Deze hier is gespecialiseerd in groefkopadders.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Este tipo se especializa en crotalinos.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Ez a fickó viperákra specializálódik.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.이 사람은 살모사를 전문으로 하고 있습니다.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Questo qui si specializza in vipere velenose.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Ten osobnik specjalizuje się w wężach z rodziny grzechotnikowatych.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Но этот самец специализируется по гремучим змеям.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.Този се е специализирал по пепелянки.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.הבחור הזה מתמחה בצפעי בורות.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.هذا الرجل متخصص في حفرة الافاعي.
Bu delikanlı da çukur engereğinde uzmanlaştı.私達の中にマハラシトラ出身のやつがいて
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Acest băiat pare să fi aruncat toate principiile unei copilăria bine cheltuite.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Ce garçon semble avoir jeté toutes les principes d'une jeunesse bien dépensé.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Chàng trai này dường như có chucked tất cả các nguyên tắc của một thời niên thiếu cũng đã dành.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Chłopak wydaje się, że rzucił wszystkie zasad dzieciństwa dobrze spędzony.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Denna pojke verkar ha kastat alla principerna för en väl spenderade pojkåren.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Denne dreng synes at have smidt alle de principper for et godt brugt drengeår.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Deze jongen lijkt te hebben brui alle de beginselen van een goed bestede jeugd.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Dieser Junge zu haben scheint eingespannt alle Prinzipien einer gut verbrachten Kindheit.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Ez a fiú úgy tűnik, hogy chucked minden elveinek, jól töltött gyerekkori.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.잘 쓴거 소년기의 원칙.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Pemuda ini tampaknya telah membuang semua prinsip-prinsip dari masa kanak-kanak baik dihabiskan.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Questo ragazzo sembra aver buttato tutte le principi di una ben spesi fanciullezza.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Ta fant se zdi, da so vse chucked načeli dobro preživel otroštva.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Tämä kaveri näyttää Kylmiltään kaikki periaatteet hyvin käytetyn lapsuuden.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Tento mladík Zdá sa, že zahodil všetky princípy dobre strávil detstvo.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Tento mladík Zdá se, že zahodil všechny principy dobře strávil dětství.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Αυτό το παλικάρι φαίνεται να έχει chucked όλα τα αρχές μιας καλά πέρασε την παιδική ηλικία.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Това момче изглежда да има chucked всички принципите на добре прекарано юношество.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Цей хлопець, схоже, кинув все принципи добре провів дитинство.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.Этот парень, похоже, бросил все принципы хорошо провел детство.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.مبادئ الصبا جيدا المستهلك.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.彼は鼻をそれを持っている!"はい、先生。"
Bu delik çok tehlikeli.Det här hålet är för farligt.
Bu delik çok tehlikeli.Det hul er for farligt.
Bu delik çok tehlikeli.Este agujero es demasiado peligroso.
Bu delik çok tehlikeli.O buraco é demasiado perigoso.
Bu delik çok tehlikeli.Quel tunnel è troppo pericoloso.
Bu delik çok tehlikeli.Ten tunel jest zbyt niebezpieczny.
Bu delik çok tehlikeli.Tunneli on liian vaarallinen.
Bu delik çok tehlikeli.Αυτή η τρύπα είναι πολύ επικίνδυνη.
Bu delik çok tehlikeli.Эта дыра слишком опасна.
Bu deliklerden bakarak Öteki'ni görebilir, hatta zaman zaman gördüğümüzü sevebiliriz.A przez te otwory możemy ujrzeć innych, a czasami nawet to coś może się nam spodobać!
Bu deliklerden bakarak Öteki'ni görebilir, hatta zaman zaman gördüğümüzü sevebiliriz.A těmito dírami pak můžeme zahlédnout toho druhého a někdy se nám to, co vidíme, může i líbit.
Bu deliklerden bakarak Öteki'ni görebilir, hatta zaman zaman gördüğümüzü sevebiliriz.Door deze gaten kunnen we een glimp opvangen van de andere en kunnen we soms zelfs houden van wat we zien.