Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Mikor tinédzser voltam, alkotó voltam.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Quando eu era adolescente, era um criador.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Saben, de adolescente, yo era un creador.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Sapete, quando ero un ragazzo, ero un creatore. Facevo cose.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Vous savez, quand j'étais adolescent, j'étais un créateur.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Wissen Sie, als ich ein Jugendlicher war, war ich Gestalter.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Знаете, когда я был подростком, я творил.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Знаете ли, когато бях тийнейджър, бях творец.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.Коли я був підлітком, я був творцем.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.כשהייתי בגיל העשרה, הייתי יוצר.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.أنت تعرف ، و عندما كنت في سن المراهقة ، كنت مبدعا.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.いろいろやっていただけなんです
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.우리의 시선의 춤, 충돌, 서로서로를 끌어당기며 우리의 지각적 구멍들,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.La danse de nos regards,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.ריקוד המבטים שלנו, ההתנגשות, המושכת כל אחד מאיתנו דרך הנקרים התפישתיים שלנו,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.رقص لمحاتنا, اشتباك , سحب بعضهم البعض من خلال ثقوب ادراكنا
Bana bunu söylediler: Kapağında delik olan bir çelik kasa.Те ми казаха: един потир с отвор в капака.
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."난 내가 하고 있는 이 모든 것들을 준 19살의 저 사람과 결혼할거야!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor.19歳と結婚する予定です」と いうしるしなのです 待っている間に ドミティアⅡ とドミティアⅢ は
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Ich werde diesen 19-jährigen heiraten, der mir das ganze Zeug geschenkt hat."
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Ik ga trouwen met die 19-jarige die me al deze sieraden heeft gegeven!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor." Je vais me marier à cet homme de 19 ans qui m'a donné tous ces trucs que je porte ! "
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."¡Me casaré con ese joven de 19 años que me dio todo esto para que luzca!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Sono promessa in matrimonio a quel diciannovenne che mi ha dato tutta questa roba che indosso!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Tôi sắp cưới cậu chàng 19 tuổi kia kìa người đã tặng tôi cả đống thứ tôi đeo đây này!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Vou casar com o jovem de 19 anos "que me deu tudo o que estou a usar!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Wychodzę za mąż za 19-latka, który podarował mi to wszystko".
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."Я скоро выхожу замуж за парня, который подарил мне всё это!"
"Bana bunları veren 19'luk delikanlıyla evleniyorum" diye bağırıyor."אני עומדת להנשא לבן ה 19 הזה שנתן לי את כל הדברים האלה לענוד!"
Bana bunu söylediler: Kapağında delik olan bir çelik kasa.Tak ją opisali.
Bana bunu söylediler: Kapağında delik olan bir çelik kasa.Tako so rekli.
Bana bunu söylediler: Kapağında delik olan bir çelik kasa.Μου είπαν ενα ένα σκληρό κουτί με μία τρύπα στο καπάκι.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...A volte due fori.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Ibland två hål.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Kadang-kadang dua lubang.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Manchmal zwei Löcher.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Parfois, deux trous.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Praktycznie, w dowolnym miejscu na ciele, czasami dwa otwory,
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Soms twee gaten.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...Včasih dve luknji.
Bazen iki delik, Hamid de olduğu gibi...وأحيانًا نجد ثقبين.
Belli nedenlerden dolayı. Ben bütün suyun yapraklarımdaki bu deliklerden dışarı verilmesini istemezdim. .Nie chcę, żeby cała moja woda wyparowała przez pory w liściach.
Belli nedenlerden dolayı. Ben bütün suyun yapraklarımdaki bu deliklerden dışarı verilmesini istemezdim. .Z jasných důvodů - nechci, aby se všechna má voda vypařila těmito dírami v mých listech.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Aku di sebuah lubang, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Én vagyok a lyuk, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Ich bin in ein Loch, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Ik ben in een gat, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Jag är i ett hål, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Jaz sem v luknjo, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Jeg befinder mig i et hul, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Jestem w dziurę, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Je suis dans un trou, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Jsem v díře, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."나는 구멍, 버티에있어. 당신의 조언을 원한다. "
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Olen jo kuopassa, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Som v diere, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Sono in un buco, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Sunt într-o gaură, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Tôi đang ở trong một lỗ, Bertie.
"Ben bir delik, Bertie ediyorum."Είμαι σε μια τρύπα, Bertie.