Aradan uzun yıllar geçer ve Kazan Beyin oğlu Uruz büyüyüp bir delikanlı olur.Ребёнок всё это время растёт: становится подростком, потом юношей, затем взрослым человеком.
Aslan gibi delikanlısın, git çalış' dedi.Изображался в виде молодого человека, борющегося с быком.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.بعد الولادة، لا يساعد الذكور على رعاية الصغار.
İlk kızı Filiz Başaran'ın kalbinde bir delikle doğmuştu.حيث أن إبنتها الأولى فيليز بشاران قد ولدت بثقب في القلب.
Beyaz delikler, sonsuz kara delikler teorisiyle ortaya çıkar.وتدريجاً، تقبّل العلماء نظرية الثقب الأسود.
Şekilleri deliklidir ya da boş hacimler içerir.وتكون اشكاله مثقوبة أو تحتوي على مسافات فارغة .
Schwarzschild kara deliği or statik kara delik yükü veya açısal momentumu yoktur.ثقب أسود شوارزشيلد أو ثقب أسود ثابت هو الثقب الأسود الذي لا يوجد لديه تهمة أو الزخم الزاوي.
Bu yöntemde, 240 kareye bölünmüş delikli kartlar temel alındı.في نفس الوقت تم اكتشاف حفر جديدة الهاون الثقيلة التي تستهدف هذا النوع من 240 ملم.
Sen Delikanlı Mısın?أم ولد.
Aslen Denizli / Babadağ'lıdır.Genç, yiğit, yakışıklı bir delikanlıdır.أتمنى أن تكون جميلة وحمقاء- حمقاء صغيرة وجميلة.
Bu kadarı az delikanlı!من أجلك يا صغير.
Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).في نهاية المطاف، فإن الثقوب السوداء ستتبخر عن طريق انبعاث إشعاع هوكينغ.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.وتُسمى هذه الغرفة أحيانًا بالغرفةِ الأمامية عندما تقع بالقربِ من المدخل الرئيسي في واجهة المنزل.
Aslan gibi delikanlısın, git çalış' dedi.مثل: الرجل قوي كالأسد في شجاعته .
Dev kara delikler birkaç milyon ile birkaç milyar güneş kütlesi arasında değişen bir kütleye sahiptir.ثقب أسود فائق الضخامة : وتبلغ كتلته عدة ملايين أو عدة بلايين كتلة شمسية.
Vernam sisteminde şifre delikli şeritlerden okunan bir anahtar ile mesajın birleştirilmesiyle olur.كان نظام فيرنام تشفيرا يجمع بين الرسالة و مفتاح يقرأه من شريط مثقب شريط مثقب.
Yukarıdakilerin özeti olarak, bu radyasyon, kara deliklerin termodinamiği için önemli bir rol oynar.وهذه الإشعاعات تلعب دورا مهما في الديناميكا الحرارية للثقب الأسود.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Kaplar üzerinde yuvarlak, hilal biçimli ya da tüp biçimli delikli tutamaklar görülmektedir.و نجد أنواع من الرنجة، منها الرنجة المقطعة أو المقسمة، وهناك الرنجة الكاملة المملحة و المدخنة.
Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir.كما هو الحال في الكلاب ، وسوف نعلق على الشصية جدار الأمعاء.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.هنا ستجد حائط صغير للاحتماء خلفه.
Yuva diğer ağaçkakanlarınkine benzer ama delik daha büyüktür.ويتسم منزل آخر بسمات مشابهة, لكن سقفه مسطح.
Holografi ilkesi, kara delik bilgi paradoksunu sicim teorisi çerçevesinde çalışarak tekrar çözdü.يحل المبدأ الهولوغرافي مفارقة معلومات الثقب الأسود ضمن إطار نظرية الأوتار.
Yolumdan çekil, delikanlı !ابتعد عن طريقي يا فتى.
Mümin aynı delikten iki kez ısırılmaz.لا يلدغ المؤمن من جحر واحد مرتين.
Bu tür çözümler artık mevcut olduğuna inanılmaktadır ve kara delikler denir.Agora acredita-se haver soluções para esses casos e eles são chamados de buracos negros.
Bu da galaksimizde binlerce kara delik olacağı anlamına gelebilir.Isto significaria que haveria alguns milhares de buracos negros em nossa galáxia.
Bu iki dev kütleli kara delik, NGC 1128 içinde bulunur.Estes dois buracos negros supermassivos estão contidos na NGC 1128.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.O processo obedece a leis da mecânica de buraco negro.
Onlar olay ufkunun dışında hala Çünkü, onlar kara delik çıkabilir.Porque elas ainda estão externamente ao horizonte de eventos, elas podem escapar do buraco negro em rotação.
Planck alanı, Planck uzunluğunun karesine eşittir ve kara delik termodinamiğinde rol oynar.A área de Planck, o quadrado do comprimento de Planck, tem um papel na entropia do buraco negro.
Bu kimsenin kafasında 1000000 adet saç teli olamayacağını gösterir (m = 1 milyon delik).É razoável supor que ninguém tem mais de 1.000.000 de fios de cabelo em sua cabeça.
Büyük bir yıldızın kalbinin doğrudan kara delik halinde içe çökmesiyle oluşabilir.Portanto, a estrela pode ter provavelmente colapsado diretamente em um buraco negro.
Genç kızlar ve delikanlılar ortak oyunlar oynarlar.Meninos e meninas já participam dos rituais.
Vernam sisteminde şifre delikli şeritlerden okunan bir anahtar ile mesajın birleştirilmesiyle olur.O sistema de Vernam consistia numa cifra que combinava uma mensagem com uma chave lida numa fita perfurada.
Üzerinde küçük delikler bulunur.No seu interior encontram-se pequenos buracos.
Elektronik oylama kiosklarla, Internet telefonu ile, delikli kartlarla ve optik oy pusulaları ile yapılabilir.Os telespectadores podiam fazer perguntas por e-mail, telefone ou fax..
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.A evidência acumulada aponta Sagitário A* como a localização de tal buraco negro.
Sen Delikanlı Mısın?Você é uma garota.
Doktor, TARDIS'te oturur ve diğer üçü, bir kara delikten uzaklaşmaya çalışan dev bir koloni gemisine varır.Eles chegam na TARDIS em uma nave-colônia gigante que se está se afastando de um buraco negro.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.Considera-se que tenha um buraco negro supermassivo em seu centro.
Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.O preenchimento desse buraco com o seu próprio cabelo terá o efeito de afasta-la.
Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).Eventualmente, os buracos negros se evaporariam ao emitir radiação Hawking.
Gemideki delikler betonla kapatıldı.Os barcos eram varados no calhau.
Buna benzer süper masif kara delikler, neredeyse her galaksinin merkezinde bulunmaktadır.Acredita-se que buracos negros supermassivos existam nos centros de quase todas as galáxias.
Cevahir (Ufuk Özkan) 28 yaşlarında genç bir delikanlıdır.Sua nova namorada é 28 anos mais nova que ele.
Tek fiziksel zayıflıkları enselerindeki küçük deliktir.Sua única fraqueza é quanto a gases venenosos.
İşte bu göçük kara delik olarak adlandırılır.Este é o chamado buraco negro.
Delikli çokgenler işlenebilir.Pode haver muitos acoplamentos máximos.
Bazen de Tanrı’ya gidilen bir kapı veya delik olarak ifade bulur.Vemos essa aquisição como uma porta que Deus abriu.
Yan tuşları genellikle doğru kullanımı kolaylaştıran sol el için iki delikti.Pessoas assim geralmente confundem sua mão esquerda com a direita, por exemplo.
Genç kız bu delikanlıya platonik aşık olur.Uma jovem demônio se apaixonou platonicamente por um anjo.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.A explosão abriu um buraco na parede do edifício.
Şimdiye kadar hiçbir beyaz delik gözlenmemiştir.Vooralsnog zijn witte gaten nog nooit waargenomen.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Hij of zij zetelde op een burcht of ander soort vesting, waarvan de naam werd afgeleid.
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.Zie ook De jonge reus.
Derken delikanlının sefere çıkması gerekir.Toen moest zijn jongere broertje maar komen.
Böylece elektronlar delik boyunca hızlandırılmış olur.De elektronen worden versneld tot ca.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.Soms is een poterne ingebed in de hoofdpoortdeur.
Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir.In de achtergevel waren oorspronkelijk openslaande tuindeuren geplaatst.