Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.Tiene una cavidad rectangular en la espalda.
Bazı deliller aktif taşımayı işaret eder.Las llaves indican la actividad.
Bu da aslında herkesten daha az deli olduğuna yapılan bir vurgu.Sí, están aún más locos que ella.
Edlere delice aşıktırlar.Todos nacemos locos.
Belirsizlik epistemolojik delil ve sonuç arasındaki ilişkinin durumudur.Nexo causal entre acción y resultado.
Vakat belli bir delir yoktur.Sin rumbo ¡Un momento de locura!
Yerelnet Şefaatli, DelilerDeficientes mentales o locos.
Lakabı Deli Hüsnü'dür.Loco de remate.
Korkudan deliye dönmek üzeredir.Estoy cerca de volverme loco.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.El mundo se explica por meras leyes mecánicas.
Son derece sakin gibi görünür ve çok çabuk sinirlenmez, ancak sinirlenince tam anlamıyla deliye döner.Es muy amable, pero también es algo estricta, y cuando la hacen enojar, tiende a enloquecer.
Bunu takyonların varlığına delil olarak gösterenler vardır.Entre todas ellas destaca la presencia del tejo.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
Bu durum Bennetlerin erkek delisi olan en küçük iki kızını perişan eder.Será de sus dos hermanos el más bajo de sus esclavos.»
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.Es el engaño mismo disfrazado de amante.
Genç kuşlar iri genç delice yavrularına benzerdir.Las aves jóvenes son similares a los machos adultos.
"Hande Yener - Nasıl Delirdim (Erol Köse - 2007)"."Fuck you (I am in Love)" (remezclas) (2007).
Deli olacaksınız!" dedi.Me vuelve LOCO.”
Julia Severa’nın kendisinin bir Yahudi olduğu konusunda elde herhangi bir delil yoktur.No está claro si Jule perteneció legalmente a Julia.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Por ello, Daniel se adentró más cerca de la locura.
2 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Airbus orders and deliveries".Consultado el 22 de mayo de 2013. «Airbus Orders and Deliveries».
Oyuklar genellikle yumurta ve liflerle delinmiş ağaç yaprakları ile dekore edilmiştir.Los huevos son dejados generalmente en troncos sumergidos u hojas planas.
Erişim tarihi: 10 Haziran 2017. ^ "Orders and Deliveries search page."Consultado el 14 de diciembre de 2012. «Orders and Deliveries search page».
Bunu 1981 yılında Yaşadıkça, 1982 yılında Bir Sır Gibi ve 1983 yılında Seviyorum Delicesine albümleri izledi.Viéndola en la actualidad, parece más atrevida que en 1982, cuando la vi en Cannes...
Necmiye Karaylı - Ayaz'ın deli halası.Locura: cualidad de loco. -voro: Que come.
Üzerinde hiçbir delik olmaması gerekir.No noté ningún agujero en la puerta.
Sahnun da tutuklanmış ve işkence görmüş daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır.Wight negó el incidente, y fue puesto en libertad más tarde debido a la falta de pruebas.
Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).Los agujeros negros se evaporarían por efecto de la radiación de Hawking.
İmkan delili: "Evren'deki her şeyin olması da mümkündür, olmaması da.En él se afirma: "La Tierra es una pero el mundo no lo es.
2 şarkı ile Serdar Ortaç (İki Deli (feat.4 cantantas (dos con orquesta).
Buna rağmen İffet mahallenin şoförü Cemil'e deli gibi aşıktır.Está profundamente enamorada de Cemil, un taxista local.
Ben Deliyim (İng.«You're Crazy» (en inglés).
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.Se cree que Sagitario A* es el agujero negro supermasivo central de la Vía Láctea.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Hay que estar loco para hacer eso.
Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.Odiseo para evitar ir a la guerra, se fingió loco y sembró sus campos con sal.
Deli dolu bir kadındır.Mi banda está loca.
Deneyin varlığı konusunda hiçbir delil bulunmamaktadır.No se encontró evidencia alguna de la existencia del animal.
Genital delik ince ve yarımay biçimindedir.La Virgen es mostrada solo de medio cuerpo y de pie.
Genetik delillere göre ise, insanoğlunun ilk ortaya çıkışı yaklaşık 1.5 milyon yıl öncedir.La evidencia indica que estas erupciones han estado ocurriendo durante los últimos 1,5 millones de años.
Ayrıca içindeki birçok şarkı Aralık 2015'te çıkan İki Deli adlı derleme albüme dahil edildi.Además la canción estuvo disponible en varios dispositivos On Demand durtante el mes de abril de 2011.
Her biri o renkte olan anahtar deliklerine uymakta ve kilitli kapıyı açmaktadır.Las demás llaves abrían cada llave la cerradura de su color.
Ekim 2005'te yeterli delil bulunamadığı için beraat etti.Después de un largo juicio, fue absuelto en octubre de 2002 por falta de evidencia.
Bu arada Lisa, internette Springfield'ın 50 yıl sonraki halini görünce deliye döner.Mientras, a Lisa se le asigna a escribir un informe sobre como se verá Springfield en 50 años.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Aunque las habladurías acusaron a Cixi de haberla envenenado, no hay pruebas ni razones específicas para ello.
Darlene'e deli gibi âşıktır.Está enamorada de Darwin.
Üzerinde çok küçük bir delik olan bir küreye benzetilebilir.Se trata de un pequeño volcán con una pequeña caldera.
Süper kütleli kara delik çiftlerinin galaksilerin birleşmesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir.Los agujeros negros supermasivos binarios se cree que son una consecuencia común de las fusiones galácticas.
İlk Jagdpantherlerin top namluları tek parçadan oluşuyor ve sürücünün iki adet görüş deliği bulunuyordu.Una muestra un tiro de dos caballos y es visible la cabeza de un único tripulante.
Üçüncü yıl için yazılan operet Deli Dolu olur.2.- Ciclo Pre Clínico que comprende el 3º Año.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Deliveli, Kocaeli ilinin Kandıra ilçesine bağlı bir mahalle.El mister que fundó barrio Pueyrredón.
Zaman geçtikçe, Henry ve amiri Delilah'ın ilişkisi çalışma arkadaşlığının çok çok ötesine geçer.Durante varios momentos en la serie, la relación de Marty y Ally es de algo más que amistad.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.El vehículo fue descubierto lleno de agujeros de bala y cubierto de sangre.
Delillerin toplanması talebimiz var.La recolección de la muestras.
Fakat, yanında hiç kimse olmayınca, yavaş yavaş delirir.Si no duerme lo suficiente se vuelve loco.
Miyop, tıknaz bir karakter olan Ahtapot, deli bilim adamı şablonuyla kurgulanmıştır.Dr. Crygor: Un científico loco con media cara de implante cibernético.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Los machos no colaboran con el cuidado de las crías.
Derken delikanlının sefere çıkması gerekir.La sucesión pasará a continuación a sus descendientes.
Bir an delirdiğini düşündüm.Per un momento ho pensato che fosse impazzito.
Deli misin?Sei pazzo?