Ana içeriğe geç
Sözlük

deli ile cümle

deli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karım deli.Mia moglie è pazza.
Biz deli değiliz.Non siamo pazzi.
Murphy aslında özgürlüğünü kazanmak için delirmez.In realtà Murphy non può diventare pazzo per raggiungere la libertà.
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."C'è troppa follia nel mondo, e io voglio che le persone siano felici."
Bu da galaksimizde binlerce kara delik olacağı anlamına gelebilir.Questo potrebbe significare che ci siano diverse migliaia di buchi neri nella nostra galassia.
16 yaşından beri bu gruplayım, bu delilik!" demiştir.Sono in questa band da quando avevo 16 anni, incredibile."
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.All'improvviso una mattina mi sono svegliata e ho iniziato a sentirmi male.
Öngörülen 2014 MIGUEL DELIBES CULTURAL CENTER, Valladolid, İspanya.Concepito nel 2014 MIGUEL DELIBES CULTURAL CENTER, Valladolid.
Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir.Egli non studiava Dio; egli se ne abbagliava".
Deliriyum tremens ölümcül olabilir.Il delirium tremens può avere esito fatale.
Bu DVD'de ayrıca Deliverance ve Damnation'ın kaydıyla ilgili bir saatlik bir film de vardır.È inoltre presente un documentario di un'ora circa girato durante la registrazione di Deliverance e Damnation.
Buna rağmen bugün bu delilik hareketlerinin kendi lehine işlemesine kararlıdır.Ciò nonostante, egli è deciso a far sì che quel giorno la follia lavori per i suoi scopi.
Psikotik deli bir adamdı."Qualcuno che fosse un vero e proprio psicopatico».
Bu mahrumiyet onu delirtti.È questo pensiero a farlo impazzire.
Arkasına açılan iki deliğe bağlanan bir iple berimbau'a eklenir.Ad esso erano collegate due gonne sovrapposte.
Deli olacaksınız!" dedi.Vi farà impazzire!"
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Il processo obbedisce alle leggi della meccanica del buco nero.
Öldüğü yıl kesin olmasa da deliller ışığında 1234, 1236, 1244 ya da 1256 yıllarından birisidir.L'anno della sua morte è incerto, dato che le fonti indicano diversi anni: 1234, 1236, 1244 e 1256.
Üçüncü yıl için yazılan operet Deli Dolu olur.L'opera sarebbe databile al III secolo.
Benjamin Radford'a göre hikâye, görgü tanıkları, incelemeler ve adlî delillerle çürütülmüştür.Secondo Benjamin Radford, la vicenda è stata «smentita dai testimoni, dalle indagini e dalle prove forensi.».
Işık bir kara delik yörünge hangi A yüzey foton küre denir.Una superficie sulla cui luce può orbitare un buco nero è chiamata sfera fotonica.
Tüm deliller Michael'ın aleyhindedir.Tutti gli indizi sono contro l'uomo di Kiel.
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.La quantità teorica massima di energia estraibile da un buco nero è il 29% dell'energia totale del buco nero.
İkili dev kütleli kara delik, NGC 1128'in içinde bulunur.Il sistema binario di buchi neri è contenuto nella galassia NGC 1128.
Onlar olay ufkunun dışında hala Çünkü, onlar kara delik çıkabilir.Poiché si trovano ancora all'esterno dell'orizzonte degli eventi, esse possono sfuggire al buco nero.
Uyandığında boynunda iki tane delik görür.Quando si svegliò si accorse di avere due ferite sul collo, una su ciascun lato.
Michael deliler koğuşunun yangın alarmını çalıştırır.Phoebe viene tenuta sveglia dall'allarme antincendio.
Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır.Il dossier è in seguito chiuso per mancanza di prove.
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.Gli astronomi pensano che Sagittarius A possa contenere un buco nero supermassiccio.
Kökün yerleşmesi esnasında hipokotin bir kavis şeklinde toprağı delip çıkarak uzar.Quando la Terra viene distrutta la Guida collassa su sé stessa.
Samantha (Sam) Manson (seslendiren Grey DeLisle) : Danny'nin diğer en iyi arkadaşı.Samantha "Sam" Manson - Sam è la migliore amica di Danny e conosce tutto di lui.
Orta kütleli kara deliklerin varlığı şüpheyle karşılandı.L'idea dei buchi neri di massa intermedia ha tuttavia subìto delle critiche.
Katara'ya deliler gibi aşıktır.È innamorato di Katara.
Toplumsal edimini layığıyla yerine getiremediğini görmek onu deliliğe ve ölüme götürür.In caso contrario, continuerà a invedere i suoi sogni fino a portarla alla pazzia o alla morte.
Ailesi onun delirdiğini düşünür.Tutta la sua famiglia lo crede pazzo.
Bir solucan deliği yeterli güç gelirse 38 dakika açık olur.Normalmente un wormhole può essere mantenuto attivo per 38 minuti.
Ayrıca diğer 18 kişinin delil yetersizliğinden beraatine karar verildi.Per 18 altri imputati è stata invece disposta l’assoluzione.
Sabit kara delik için, olay ufku sabit bir yerçekimi alanına sahiptir.L'orizzonte degli eventi di un buco nero stazionario ha una gravità di superficie costante.
“Büyük Deli Şeyh” diye bilinir.Era soprannominato Cavallo pazzo.
Gerçekte böyle bir şey dediğine dair bir delil yoktur.Non esistono prove del fatto che questo sia veramente accaduto.
İçine düşenin sonsuzlukta yitip gideceği kara delikler nedir?E quale fine sinistro deve attendere coloro che dimorano per sempre nelle tenebre?
Sen Delikanlı Mısın?È un maschio.
Bu araştırma 1685 yılında Hiberniae Delineatio adı ile yayımlanacaktır.Fu poi pubblicato quasi trent'anni dopo, nel 1685, con il titolo Hiberniae Delineatio.
Van Lyden Probe ile bir temas yapar ama sonra olağanüstü delici bir ses tarafından bastırılır.Sente le urla di Dorson, seguite da una risata maniacale.
Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).Infine i buchi neri avrebbero finito con l'evaporare a causa della radiazione di Hawking.
Duvarında top mermisinin bıraktığı delik mevcuttur.Quel buco di proiettile rimane lì oggi.
Derken delikanlının sefere çıkması gerekir.Così il giovane deve darsi alla fuga un'altra volta.
Ama bazen Timmy yüzünden delirir.Viene spesso sconfitto da Timmy Turner.
Çoğu durumda, kazanların delik sonunda su, sediment ya da bitki örtüsüyle doludur.Nella maggior parte dei casi i kettle hole alla fine si riempiono d'acqua, sedimenti o vegetazione.
Edlere delice aşıktırlar.I due si innamorarono follemente.
Bunu takyonların varlığına delil olarak gösterenler vardır.Questi modelli sono riconoscibili per la presenza del tasto Ñ.
Ayrıca popüler bir terim olan "kara delik" kavramını ortaya sürdü.Laplace inoltre intuì il concetto di buco nero.
Allen, Andrea'nın deli olduğuna inanmaktadır.Elena è sempre più convinta che Andrea sia vivo.
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.È il figlio piccolo e incompreso.
Ama delikanlı onu üzgün üzgün süzüyor, ona nasıl söyler ki onu sevdiğini.Il giovane le rivela ciò che veramente prova per lei, dicendole che l'ama.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.In alcuni casi inoltre la mente subisce un degrado, portando lo Skal sulla via dell'insania.
Üzerinde çok küçük bir delik olan bir küreye benzetilebilir.Si distende su una piccola conca.
Kangal'ın Deliktaş Köyü iki mühim ozan yetiştirmiştir.Ne La grande onda di Kanagawa compaiono due scritte.
Akın: Delilin var mı?Manca un indizio: ci sarà?
Esma deliydi.Merlino impazzì.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
deli ile cümle - Sayfa 50 - deli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App