Ana içeriğe geç
Sözlük

deli ile cümle

deli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Delila fragte Samson also immer wieder nach dem Ursprung seiner großen Kraft.
Silahtan çıkan kurşun geyiği delip geçerek Carl'ı midesinden vurur.Mit den Schüssen auf Paul entkommt sie ihrem Dämon.
Ancak yörünge sırasında uydu çeperinin hiç delinmediği tespit edildi.Allerdings wurde damals der Hitzeschild im Orbit nicht untersucht.
Bir çekirde delimi terimi Hamiltonian'da bulunmalıdır.Eine Schwimmhalle ist in Lauchhammer zu finden.
Gelecekteki deliller bunun bir hata olduğunu ispat etti.Die Geschichte zeigt, dass dies ein Fehlurteil war.
Ben Deliyim (İng.Als Neobiota (Sing.
Çok komik ve birazcık deli birisi.Sie hat eine sehr seltsame Persönlichkeit und ist etwas schrill und verrückt.
Sen Delikanlı Mısın?Es ist ein Junge.
Deli balın 1983 yılında tibbi olarak tanımlanmasından sonra ölüm vakalarına rastlanmamıştır.Sein Vater wurde 1983 unter unerklärten Umständen ermordet.
Ancak iki şüpheli delil yetersizliğinden serbet bırakıldı.Beide wurden jedoch aufgrund unzureichender Beweise freigelassen.
Kürenin delik sayısına 0 diyoruz.Beim Nulldrall beträgt der Drallwinkel 0°.
İki deli gibi, gülmekten kırıldık!Wir fühlen uns so befreit, als wäre das Lachen unser eigenes gewesen.
Deli dolu ve çılgındır.Verrückt und sehr lebendig.
Çok komik ve deli biri.Witzig bis zum Wahn.
Rigsy anahtar deliği olduğunu söyler.Radschloss Schloss einer Vorderladerwaffe.
Ama o vokalistleri ve basçıları yok mu, beni deli ediyorlar."Aber diese Kids und auch die erwachsenen Amokläufer – die sind nicht verrückt.
Şeref ve Eşref - iki deli.Verhext und süchtig: Wahn Macht Sinn.
1968/69 - "Fermanlı Deli Hazretleri" - Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.1968/69: „Die Kunst einer Fuge“ d.i.
Delichon, Grekçe 'kırlangıç' anlamına gelen χελιδών (chelīdōn) kelimesinin bir anagramıdır.Delichon ist ein Anagramm des altgriechischen Wortes χελιδών (chelīdōn) für Schwalbe.
Spike, İlk tarafından delirtilir.Kereth ist zunächst irritiert.
Dünya deli kaynıyor.Le monde est une cage à fous.
Deli misin?Es-tu fou ?
Bir deli, yaptıklarından sorumlu değildir.Un fou n'est pas redevable de ses actions.
O beni deli ediyor.Elle me rend fou.
Arıların birbiriyle iletişim kurabildiklerinin bir delilini buldu.Il a découvert une preuve que les abeilles peuvent se communiquer l'un à l'autre.
O sanki deliymiş gibi davrandı.Il se comportait comme s'il était fou.
Bir deliyle aramdaki tek fark benim deli olmamamdır.La seule différence entre un fou et moi, c'est que je ne suis pas fou.
Bu adam, kafayı tamamen tırlatmış. Allah'ın delisi!Ce mec est complètement à la masse, quel dingue !
Annem bir deli.Ma mère est une folle.
Deli gibi âşık.Il est fou amoureux.
Delirmiş gibi davranıyor.Il se comporte comme s'il était fou.
Sizin deli olduğunuzu söylemedim.Je n'ai pas dit que vous étiez folle.
Deliye dönen benim!C'est moi qui suis devenu fou.
Bu beni deliye döndürüyordu.Ça me rendait dingue.
Bu bilgisayarlar delikli kart kullanıyor.Ces ordinateurs utilisent des cartes perforées.
Seni deli!Espèce de fou !
Delilerden başka kimse bu müziği dinlemez.Il n'y a que des fous qui écoutent cette musique.
Césarine'e deli gibi aşık olduğunu biliyorum.Je sais que tu es amoureux-fou de Césarine.
Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler.En effet, nos messagers sont venus à eux avec les preuves.
İşte bunların ispatı delil ile olur.C'est pour lui une révélation.
Kara delikler hakkındaki temel meselelerden biri hangi koşullar altında oluştukları meselesidir.Une question cruciale à propos des trous noirs est de savoir sous quelles conditions ils peuvent se former.
Şu halde kara deliği oluşturan enformasyon kayıp mıdır, değil midir?Alors, l’information qui a formé le trou noir est-elle perdue ou pas ?
Bir kara deliği doğrudan gözlemlemek imkânsızdır.Il est par définition impossible d’observer directement un trou noir.
Delia Jarrett-Macauley, akademisyen ve romancı.Delia Jarrett-Macauley (en), universitaire et romancière.
David'in akıbeti bilinmemekle birlikte, 11 Aralık 1811'de Norfolk'da öldüğünü gösteren bazı deliller vardır.Bien qu'on ignore le sort de David, il est plus que probable qu'il soit mort à Norfolk le 11 décembre 1811.
Lazer ışınları tarafından yapılan deliklerinin iki tür olduklarını fark etti.Il nota que les trous fait faits par le laser étaient de deux sortes.
Alfa parçacıkları (helyum çekirdekleri) en az delici olanlardır.Les milieux salés littoraux sont ceux qui régressent le moins.
Birçok kara delik türü mevcuttur.Il existe plusieurs sortes de trous noirs.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Hurry to the Dove's Nest of Evil (鳩よ悪の巣へ急げ, Hato yo Aku no Su e Isoge?)
1972 - Jacob BEKENSTEIN; kara delikler yüzey alanlarıyla orantılı bir entropiye sahiptiri önerir.1973 – Jacob Bekenstein suggère que les trous noirs ont une entropie proportionnelle à leur surface.
Beşinci Doktor, büyük bir kara deliğin bir paradoks oluşturarak iki TARDIS'in birleşmesine yol açtığını anlar.Le Cinquième Docteur découvre que deux TARDIS ont fusionné, un paradoxe qui va causer un trou noir massif.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Je suis à l'affût des plus folles, des plus malades, des personnes les plus durs-à-cuire pour collaborer avec.
Örneğin 1987A süpernovasından kalan artıkların bir kara deliğe dönüştüğü düşünülmektedir.Le rémanent de la supernova 1987A est soupçonné d’être un trou noir, par exemple.
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.Il permet d’extraire jusqu’à 29 % de l’énergie d’un trou noir en rotation si celui-ci est extrême.
Bu ibare, onun mühtedi (İslâmiyet’i sonradan kabul eden) olduğuna delil olabilir.C'est une révélation pour lui alors qu'il remporte la victoire.
Sucre deliği kapamayı başarır fakat hücresine geri dönemeden yakalanır.Pendant ce temps, Sucre réussit à boucher le trou mais se fait attraper en retournant à sa cellule.
Sonuçta yeni bir nötron yıldızı ya da kara delik oluşur.Il en résulte la formation d'une étoile à neutrons ou d'un trou noir.
Habib, onlardan delil olarak bir mucize istedi.Al-Muhtadî a voulu user d’un stratagème.
Kütlesi Güneş'in kütlesine eşit olan bir kara deliğin yarıçapı yalnızca yaklaşık 3 km'dir.Pour un trou noir de masse égale à celle du Soleil, son rayon vaut environ 3 kilomètres.
Bu özellik de kara deliğin "kara" sıfatına çok uygun gelmektedir, çünkü bir kara delik ışık yayamamaktadır.De cette caractéristique provient l’adjectif « noir », puisqu’un trou noir ne peut émettre de lumière.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod