Ama yine de bir deliciyle ona güç vermeye, onu çalıştırmaya çalışıyor.But he's trying to power it, or motorize it, with a drill.
Bu delilik. Canlı var mı?They need to get to Durant's crash site fast.
İzlenimlerin, ne yaptığımız ve ne düşündüğümüz üzerinde delice bir etkisi var.I think impressions have an insane effect on what we think and what we do.
Bu buzdolabı delice elektrik tüketiyor!Fri�ider! Tro�i remenje kao manijak!
Ben bütün suyun yapraklarımdaki bu deliklerden dışarı verilmesini istemezdim. .I don't want all my water to vaporize out of these holes in my leaves.
Majesteleri gerçekten bir taahhüt etmiştir . patavatsızlık "Ben deli deli."Your Majesty has indeed committed an indiscretion."
O bir çingene onun için yaptığını söyledi diye bir delikanlı idi. "He told me that a gipsy had done it for him when he was a lad."
"O zaman tüm delikleri durduruldu."Then we have stopped all the holes.
"O, benden daha delik aşağı tırmanma hızlı."He's quicker at climbing down holes than I am.
Bu da Rusların halen deliştirdiği bir mavna üzerinde yüzen reaktör.Here's one the Russians are already building that floats on a barge.
Muhtemelen çok para kazandık, ancak sitenin masrafları da deli gibi para demek.We've probably made a lot of money, but the site costs a lot, too.
Bu tam anlamıyla delilik!This is so insane!
Aynı zamanda üzerini boyayıp, çok hızlı bir şekilde delik açabilirsiniz.You can also put a dye on it and punch holes and it's very fast.
Sizin için en az dört delil sundum.I gave you at least four arguments in favor.
This cake is hand delivery, isn't it ?This cake is hand delivery, isn't it ?
Someone delivered him the news about... ... us getting the permits.Someone delivered him the news about... ... us getting the permits.
Bu adamlar deli değilThese men are not crazy.
Bir takım deli bilim adamları kolunuza bir iğne batıracak ve dört tüp kan alacaklar.Some mad scientist is going to jab your arm with a needle and take four tubes of blood.
Deliye döndüm.I went nuts.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?And I was just fucking furious, furious.
Söylemeliyim ki bu beni deli ediyor.I got to tell you, it's driving me nuts, actually.
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Get that crazy woman away from my eyes!
Deli misim?Are you crazy?
Seni deli...You crazy...
Deli mi?Crazy?
Kendimizi kazdığımız bu deliklerden nasıl çekip çıkartacağız?How do we pull ourselves and dig us out of this hole that we've dug?
Bu kez Roman mahallesinin bitirim delikanlısı Çeto'dur.This time he was Çeto (Cheto), the smart guy in a Roman neighborhood.
Petrol sıcı değil; sadece bir delik açıp onu dışarı pompalayamazsınız.The oil is not liquid. You can't just drill a hole and pump it out.
Bunu kitlesel delilikten başka daha nasıl ifade edebilirsiniz?How else to describe this, but as a form of mass insanity?
Eğer senden önce cennete gidersem, bir delik açıp oraya çekerim seni de.If I get to heaven, before you do, I'll make a hole and pull you through.
Deli gibi sinirlendim uyuyamadım.Eu juro, eu tava tão puto eu não conseguia nem dormir
Hem de deli gibi!Youre desperate for one!
Bu beni delirtiyor!Im being driven insane by this!
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.The horse just has another nostril that's developed because of a riding accident.
Ve delikli kart aslında bir talimat olduğunu için(Laughter)
Delikli kartlar kullanarak yüklemeler yapıldı. ve ZX81'den yaklaşık 10.000 kez daha yavaş çalışıyor.It used punch cards, which were being fed in, and it ran about 10,000 times slower the first ZX81.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,We were growing plants like crazy.
İnsanlar da deli olduğumu düşünürler.People must have thought I was nuts.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.That didn't seem to prevent the doctors from being frantically busy in their days, as he explained.
Polisler evimizde delil arıyorlar.A police forensic team combing our house for evidence.
Bu delilik!You must be crazy, they must be crazy!
Bu yüzden... O adamın karşısında... ...kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor.So... when I'm with him, my heart races.
Kalbinin deli gibi çarpmasına neden olup, başkasıyla evlenen adam başkası olmalı.I guess there's another man that makes your heart race and is marrying some other woman.
Bu da onun delikli kartlardaki evreni idi.And it was his universe on punch cards.
Birisini dövdü ya da öyle bir şeyler ve hapisten deli rolü yaparak kurtulmak istedi.He beat someone up or something, and he decided to fake madness to get out of a prison sentence.
Ona "Buraya gelmek için deli rolü mü yaptın?" diye sordum.And I said, "So is it true that you faked your way in here?"
Deli numarası yap.Fake madness.
Onlara deli olduğunu söyle. Yumuşak hastaneye yollanırsın.Tell them you're mad, you'll get sent to some cushy hospital.
Her neyse, deli taklidini çok iyi yaptığını söyledi.Anyway, he faked madness too well, he said.
"Broadmoor'daki deli numarası yapmış ya da yapmamış adamı unut.Forget about some guy at Broadmoor who may or may not have faked madness.
Hastaneler kötü, deliler, üzgünler.Hospitals are bad, they're mad, they're sad.
Deli gibi davranıyorsun.You're acting insane!
Delirdiğimi farzet, Rock.I'm temporarily insane, Rock.
Tamamdır. - Sence delirmiş gibi görünüyor muyum?It's all right.
Delinemez denilen yerleri, hep bu adam delmiş.Whenever they said it couldn't be drilled, this guy drilled it.
Göktaşına bir delik açıp içine nükleer bomba koyacaklar.- Up?
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.You know, drilling's a science.
- Sadece bir delik mi?- All they gotta do is drill?
- Sadece delik.Just drill.
Ben deli değilim.I am not crazy.