1970'te dekanlık görevini tamamladı ve 1976 da emekli oldu.Han begynte i Kriminalomsorgen i 1970 og sluttet ved pensjonering i 2001.
Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır.Is er et materiale som lett sprekker opp helt til tykkelsen overstiger ca. 50 meter.
1989'da Washington büyükelçiliğine atanmış ve 1995'in Ekim ayına dek bu görevde kalmıştır.I september 1989 ble han stasjonert ved den kinesiske ambassade i Tokyo og tjenestegjorde der i fem år.
Kısaltmasıyla DEKUM olarak da bilinir.Avisen var kjent under forkortelsen SA.
En yüksek puanı deklare eden konuşmacı ihaleyi almış ve kontratı bağlamış olur.Det paret som meldte det høyeste budet skal da spille kontrakten.
Köy, yaklaşık 40-50 bin dekar araziye sahiptir.I dag har øya ca. 40-50 innbyggere.
Bu istasyonun iç dekorasyonunda kırmızı tema kullanılmıştır.Innkjørssignalet på stasjonen var derfor rødt.
Bu ayrım, ilerde kiliselerin bölünmesine dek gidecekti.Slik fortsetter man å dividere, helt til divisjonen går opp.
Şehrin adı kayıtlarda 1975 yılına dek Sá da Bandeira olarak geçmekteydi.Fram til 1975 var byens offisielle navn Sá da Bandeira.
1976 yılından ölünceye dek senatör olarak görev yapmıştır.Han satt som senator til sin død i 1977.
Aynı zamanda oyunlarında küçük roller aldı, teknik olarak ışık ve dekorda çalıştı.Dessuten spilte de på hver sin kant som vinger, og var teknisk gode.
Bu arada, Planck Berlin Üniversitesi’nin Dekanı olmuştu.Max Planck ble utnevnt til rektor for Universitetet i Berlin.
Ayrıca 4 Temmuz Günü, çoğu yer Amerikan bayraklarıyla dekore edilir (Anma Günü'ndeki gibi).14. juni er kjent som Flag Day i USA.
Hiçbir şey sonsuza dek süremez.Ingen av disse ble værende særlig lenge.
"Üç sene önce geldiler, insanlağın geleceğini sonsuza dek değiştirdiler.Etter tre år fikk de tilbake sin menneskelige form og kunne komme tilbake.
Taksiciler ise sabaha dek ücretsiz taşıma yapacaklarını duyurdu.Også passasjerene begynte å legge merke til drivis om ettermiddagen.
Tohum iriliği arttıkça dekara atılacak tohum miktarı da artar.Silogaffelen har også tettere tinder da volumet av gress som skal løftes blir mindre.
Bu destek çubuğu 2009 yılına dek Türkiyede en yaygın olarak kullanılan destek çubuğu özelliğini korumuştur.Tindfotingan ble kåret til Norges beste supportere i 2009.
Kendi işini kurarak mobilya ve dekorasyon üzerine çalıştı.Senere fikk han seg eget firma som drev med dekorasjoner på møbler og annet.
Eren Keskin'in hakkında şimdiye dek yüze yakın dava açılmıştır.Han ble beryktet for rettsforfølgelsen av Anne Askew, som var tiltalt for heresi.
Filador cevizi, dekoratif olmak dışında modern yelkenli teknelerde artık kullanılmamamaktadır.Marine-kronometret brukes i praksis ikke i navigasjon i dag.
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Det skal finne sted en oppstandelse, og de som blir godkjent av Gud skal leve evig på jorden i fremtiden.
Daha sonra mayın hasarının tamiri için mayıs ayına dek tamirde kaldı.Han måtte også stå over EM senere i mai på grunn av skulderskaden.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.Det skulle imidlertid gå helt til 1955 før alle anklager mot ham var avvist.
O’na sonsuza dek övgü sunulur!Puji-pujian kepada-Nya tetap untuk selamanya.
Yalnızca Edson ile William yetişkinliğe dek yaşadı.Hanya Edson dan William hidup sampai dewasa.
Ölümden sonsuza dek kaçılamaz.Seseorang tidak dapat lari dari kematian selamanya.
Evlilikleri Onassis'in 1975'teki ölümüne dek sürdü.Pernikahan mereka berlangsung sampai kematian Onassis Maret 1975.
Bu barış, Şah Muhammed Hüdabende döneminde bozuluncaya dek 30 yıl sürdü.Perdamaian ini berlangsung selama 30 tahun, hingga dilanggar pada masa Shah Mohammed Khodabanda.
İtalya, 1861 yılında ulusal birliğini sağlayana dek tek bir ülke değildi.Italia tidak berwujud sebagai negara tunggal sampai penyatuan negara ini pada tahun 1861.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.Meski demikian, orang-orang tidak memandangnya dengan remeh dia.
Saldırı israil'e savaş sonuna dek hava üstünlüğü sağlamıştır.Aksi serangan udara ini menghasilkan supremasi udara bagi pihak Israel sampai perang berakhir.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.Sejak saat itu hingga 1940, tidak banyak lagi epidemik.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.Istilah "demam dengue" belum banyak digunakan hingga setelah 1828.
Fun, günümüze dek iki albüm yayınladı: 2009'da Aim and Ignite ve Şubat 2012'de Some Nights.Fun sudah merilis dua album, yaitu: "Aim and Ignite" pada tahun 2009 dan "Some Nights" pada tahun 2012.
De Coubertin, 1937 yılında Cenevre'de ölene dek IOC'nin onursal başkanı olarak kaldı.De Coubertin tetap menjabat sebagai Presiden Kehormatan IOC hingga kematiannya pada 1937 di Jenewa, Swiss.
Bu dönem zarfında, başkent Rio de Janeiro'yu yeniden şekillendirme çabaları, 1904 "Aşı İsyanı"na dek sürdü.Selama masa ini ia direnovasi maka ibukota Brasil, Rio de Janeiro, upaya diselingi oleh "Revolt Vaksin" 1904.
Bu uygulama en az Erasmus’un bu konuda yazdığı 16. yüzyıla dek devam etti.Praktik ini berlanjut sampai setidaknya abad ke-16, ketika Erasmus menulis tentang praktik.
1965'ten 1982'deki ölümüne dek GDR Sanat Akademisi'nin müdürlüğü yaptı.Ia menjadi Presiden Akademi Seni Rupa GDR dari 1965 sampai kematiannya pada 1982.
Papa IV. Sixtus döneminde bu, Fra Angelico tarafından dekore edilen V. Nicolaus Şapeli'dir.Pada zaman Paus Siktus IV, tempat tersebut adalah Kapel Paus Nikolas V yang didekorasi oleh Fra Angelico.
Suzhou rakamları günümüze dek ulaşan tek çubuk rakam sistemidir.Sistem bilangan Suzhou adalah satu-satunya variasi bilangan batang yang masih lestari hingga kini.
Eski kilisenin orijinal görünümünü ve iç dekorasyonunu son derece iyi bir şekilde korunmuştur. ^Gereja tua tetap mempertahankan penampilan asli dan dekorasi interiornya dengan sangat baik.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Dekongestan lain seperti pseudoephedrine juga efektif pada orang dewasa.
İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.'Dan ketahuilah, Aku menyertai kamu senantiasa sampai kepada akhir zaman."
Lowell'in 1916'daki ölümüne dek yapılan çalışmalardan bir sonuç alınamadı.Lowell dan observatoriumnya melakukan pencarian ini tanpa hasil sampai ia meninggal dunia tahun 1916.
Yavuz, 1950 yılında hizmetten çekilene dek Türk Donanması'nın bayrak gemisi olarak görev yaptı.Yavuz tetap beroperasi di bawah bendera Angkatan Laut Turki hingga kemudian dipensiunkan pada tahun 1950.
1995 yılına dek sadece Fransa'da oynayan Fransız oyuncular bu ödülü kazanabiliyorlardı.Sampai 1995, hanya pemain Prancis yang berlaga di Prancis saja yang dapat terpilih.
Görevini 23 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybedene dek sürdürdü.Ia memegang jabatan tersebut sampai kematiannya pada 23 Juni 1989.
5 Temmuz 1811'de Venezuela Bağımsızlık Deklarasyonunu yazdı.Ia juga adalah penulis Deklarasi Kemerdekaan Venezuela, yang dikeluarkan pada tanggal 5 Juli 1811.
1499 ve 1502' deki gezilerinde Güney Amerika'nın doğusuna ulaştı.Ia memegang peranan penting dalam penjelajahan pantai timur Amerika Selatan antara tahun 1499 dan 1502.
Bu yöntem oyun sonuna dek sürdürülür.Demikianlah suasana pertunjukan hingga berakhir.
Ültimatom, Nazilerin Çekoslovakya'nın İşgalinden sadece beş gün sonra deklare edilmişti.Ultimatum ini dikeluarkan lima hari setelah pendudukan Cekoslowakia oleh Jerman Nazi.
Kör olmasına rağmen Dalén AGA şirketini 1937 yılında ölene dek yönetti.Walau buta, Dalén tetap memimpin AGA hingga 1937.
Kendimi rahat hissedene dek beklemek istiyorum.Duduk diam menunggu mangsa dengan tenang.
18 Haziran 741), 717'den 741'deki ölümüne dek hüküm süren Bizans imparatoru.685 – 18 Juni 741) adalah Kaisar Romawi Timur yang berkuasa dari tahun 717 hingga kematiannya pada tahun 741.
Daha sonra 1982'de ölümüne dek memur olarak çalıştı.Di sana ia bekerja sampai meninggal pada tahun 1982.
Günahkar olan kimse de sonsuza dek cehennemde kalacaktır.Alam semesta akan bebas dari dosa dan orang berdosa untuk selamanya.
Kariyerine Ocak 2005'te başlamıştır, şimdiye dek 191 filmde oynamıştır.Pada awal kariernya ia mulai bermain film pada tahun 1961 hingga sekarang.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Juga sampai 2005 Mugen adalah pemasok eksklusif mesin untuk ajang Formula Nippon.
Bu, liseyi bitirene dek sürdü.Prestasi itu berlanjut hingga SMA.