1978-1980 deki başarılarını takiben, Blondie 1981’de ayrıldı.Dopo i successi degli anni d'oro (1978-1981), i Blondie si fermarono nel 1981.
Sarzec kazılarına 1901 yılnda ölünceye dek devam etti.De Sarzec continuò gli scavi ininterrottamente fino alla sua morte avvenuta nel 1901.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Fino al 2005 è stata il fornitore unico di propulsori alla Formula Nippon.
Bugüne dek yayımladıkları, kitap, sözlük, makale olarak, toplam 10.000 sayfayı bulmaktadır.Le opere, tra cui libri, dizionari, articoli, pubblicate ammontano a più di 10000 pagine.
İngiliz gemisi Yavuz görüş alanından çıkana dek beş isabetsiz atış yapabildi.La nave britannica riuscì soltanto a lanciare cinque proiettili prima che la Yavuz si portasse fuori tiro.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Da quel momento rimarrà rinchiuso in carcere probabilmente per sempre.
Yavuz, 1950 yılında hizmetten çekilene dek Türk Donanması'nın bayrak gemisi olarak görev yaptı.La Yavuz rimase l'ammiraglia della Marina Turca fino al suo ritiro dal servizio nel 1950.
Dekorlu zencefilli evlerin yapılma geleneği 1800'lerin başında Almanya'da başladı.La tradizione di produrre casette decorate di pan di zenzero nacque in Germania agli inizi del 1800.
Tanrıya şükür, sonsuza dek dinleyebileceğimiz müziği var." demiştir.La sua musica sarà ricordata per sempre."
1499 ve 1502' deki gezilerinde Güney Amerika'nın doğusuna ulaştı.Nel quarto viaggio del 1502, raggiunse l'America Centrale.
14 Temmuz'da gemi kuru havuza alını ve savaşın sonuna dek orada kaldı.Il 14 luglio la nave fu messa in disarmo per il resto della guerra.
Ancak dönüm ile dekar birbirine tam eşit değildir.L'accento e lo iato non sono attendibilmente distinti.
Grup 2004'ün ortalarına dek düzgün bir çalışma yapamadı.Non diventò un membro effettivo del gruppo fino a metà del 1992.
Kurulduğu 1990 yılından ölünceye dek Telethon (İtalya) Başkanı olmuştur.È stata Presidente Telethon dal 1990 al 2009, anno in cui è deceduta.
Böylece, sözleşmeyi bu tarihe dek imzalamamış olan ülkeler yalnızca taraf olabilmektedirler.Da allora, gli Stati che non hanno firmato il trattato ora possono solo aderirvi.
Birçok kültürde geçmişte hem işlevsel amaçla hem de dekoratif amaçla balık yetiştirmişlerdir.Anche in molte altre culture si sono allevati pesci sia per ragioni pratiche che per scopi decorativi.
Daphne sonsuza dek defne ağacı olarak kalacaktır.Für Immer è una cover dei Doro.
Bu nişan bugüne dek Fransa’daki tüm yönetim rejimlerinde takılmaya devam edilmiştir.Un caso che non ha cessato di avere ripercussioni sull'ordinamento giudiziario francese fino a giorni nostri.
Downing Street Deklarasyonu Downing Sokağı 10 NumaraEssa è la dimora conosciuta oggi come Number 10 Downing Street.
Hiçbir şey sonsuza dek süremez.Queste cose non durano in eterno."
Bu yöntem oyun sonuna dek sürdürülür.Tuttavia questa modalità verrà implementata solo quando il gioco sarà completamente ultimato.
Index Librorum Prohibitorum adlı yasaklanmış kitaplar listesi 1965 yılına dek geçerliliğini korumuştur.Non fu rimosso dall'Index librorum prohibitorum fino al 1900.
Arka vokaller ise şarkının sonuna dek sabit kaldılar.Gli stessi strumenti rimangono fino al termine della canzone.
İtalya o yıla dek ikinci Üçüncülüğünü almıştır.L'Italia ha chiuso al secondo posto.
2008 yılına dek, A11 otoyolu Anger'den geçmekteydi.Fino al 1988 costituiva il tratto terminale dell'intera autostrada A1.
Japon sömürge ordusu önce Sibirya'dan Baykal Gölü'ne dek uzanan bölgeyi işgal etmeyi amaçlamıştı.Approfittando di quest'opportunità, l'esercito giapponese decise di occupare la Siberia fino al Lago Bajkal.
Bu olgu günümüze dek korunmuştur.Queste dediche si sono conservate fino ai giorni nostri.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.Seguì un aggressivo processo, durato dal 1956 al 1961, al termine del quale tutti gli imputati furono assolti.
Bu, buradaki 19. yüzyıla aitmiş gibi dekore edilen tek odadır.L'interno è a navata unica con volta in muratura realizzata nel corso del XIX secolo.
Bugüne dek 10,000'e yakın CEMS öğrencisi CEMS mezunu olmuştur.Ne fanno parte circa 8000 laureati CEMS.
Şimdiye dek her kıtada bir tane olacak şekilde yedi tapınak inşa edilmiştir.Qui essi fondarono, una dopo l'altra, le sette città che ancor oggi vi si trovano.
Schiavelli 1988 deki boşanmasına kadar 1985'te aktris Allyce Beasley ile evliydi.Schiavelli è stato sposato con l'attrice Allyce Beasley dal 1985 al 1988.
Dinî danslar shamanistic deki bütün ayin leri (gut) performansları içerir.Le danze religiose comprendono tutte le esibizioni nei riti sciamanici (gut).
Ferizovik şehri, 1873 yılına dek küçük bir köy durumunda olmuştur.Ferizaj è una città relativamente nuova in Kosovo; fino al 1873 era un piccolo villaggio.
Bu dönemde oyunlarda dekor ya da kostüm bulunmazdı.Per fortuna in quel momento non si stavano svolgendo né partite né allenamenti.
Wacken Open Air 2002, 1 Ağustos Perşembe'den 3 Ağustos Cumartesi gününe dek sürdü.Il Wacken Open Air 2013 si è tenuto da giovedì 1º agosto a sabato 3 agosto.
Montecchio Maggiore'deki Villa Cordellini'nin (1743-1744) dekorasyonunu yaptı.Tra il 1743 e il 1744 lavora alla decorazione della villa Cordellina a Montecchio Maggiore.
Suzhou rakamları günümüze dek ulaşan tek çubuk rakam sistemidir.Il sistema numerico di Suzhou è l'unico variante sopravvissuto dal sistema di numerazione delle aste.
Bu mektup "Balfour Deklarasyonu, 1917" olarak bilinir.In più, la risoluzione di Sanremo adottò la Dichiarazione Balfour del 1917.
Robert Smith'e göre "Just Like Heaven", grubun şimdiye dek çıkardığı en güçlü parçalardan biri oldu.Robert Smith ha detto che considera Just Like Heaven una delle canzoni più forti del gruppo.
1980 ve 1983 yıllarında iç dekorasyonu temizlik ve korumadan geçirilmiştir.Tra il 1980 e il 1983 le decorazioni dipinte all'interno della moschea sono state conservate e restaurate.
23 Aralık'ta Yavuz ve Hamidiye Kruvazörü üç taşıma gemisine Trabzon'a dek eskortluk yaptı.Il 23 dicembre scortarono tre navi da trasporto a Trebisonda.
20 Nisan 2007'de, Bask Parlamentosu soykırım olarak tanımlayan bir deklarasyon yaptı.Il 20 novembre 2007 il WFP ha lanciato una campagna per nutrire un bambino per il Giorno del Ringraziamento.
Üç parmağı kesilir ve iki ayağı da kırılır, bu yaralar yüzünden hayatının sonuna dek topallayacaktır.Infermo di ambedue le gambe, camminerà per tutta la vita con le stampelle.
Hanedan 15 Eylül 868'den 905'e dek sürmüş ve Mısır'a istikrar ve bayındırlık getirmiştir.Aḥmad partì perciò subito per l'Egitto nell'868 e giunse a Fusṭāṭ il 15 settembre.
1970'lere dek bölgeye ulaşım yalnızca deniz yoluyla mümkündü.Fino agli anni '60 Kemer era accessibile solo via mare.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Le docce sono state installate nei bagni di ogni cella.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
Kendimi rahat hissedene dek beklemek istiyorum.Voglio solo aspettare fin quando sarò pronta.
Aynı zamanda iç mimarlık ve dekorasyon işleriyle uğraştı.Si interessò anche di antiquariato e arti decorative.
Büyüklüğü 6.029,73 dekardır.La sua superficie è di circa 0.07223 steradianti.
Bu bölgede Çanakkale Savaşı sonuna dek süren bir dizi muharebe yaşanmıştır.Un piccolo numero di Horsa vennero inoltre valutati in India al termine del conflitto.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Ma, alle finali, il padre di Kelly non si presenta, nonostante lo avesse promesso.
Bu tarihten günümüze dek de Fripp grubun tek değişmeyen elemanı olarak kalmıştır.Durante la propria carriera Popp rimase l'unico membro permanente.
Yaygın isimler ise dekarboksilaz, dehidrataz, aldolaz, vb. olabilir.I nomi utilizzati comunemente, in ogni caso, includono decarbossilasi, deidratasi, aldolasi.
Olaylar 29 Mayıs'a dek devam etti.Si è svolta dal 29 maggio al 2 giugno.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Questo viene sconfitto, e la sua forza scompare per sempre.
Savaş sonrasında Priştine’de bu döneme dek yaşayan Sırpların çok büyük kısmı şehri terk etti.Prima della guerra civile erano molti gli schiavi che vivevano nella città.
Olivier sonsuza dek dini inkar etti.Coconnas gli giura amicizia eterna.
O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu.All'epoca il fallimento era disciplinato solo per i mercanti.