İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Das ist dann der Zeitpunkt, an dem Forscher ausflippen.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Đây là đoạn các nhà nghiên cứu hoảng lên.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Deci asta e partea la care cercetatorii se sperie.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Det är där forskarna flippar ur.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Det er på sådan et tidspunkt at forskerne går agurk.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Esa es la parte en que los investigadores alucinaron.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.E' una cosa che fa impazzire i ricercatori.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Ez az a rész, ahol a kutatók teljesen sokkot kapnak.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Jadi inilah bagian yang membuat panik para peneliti.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.바로 이 부분에서 연구자들이 까무라쳤어요.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Takže to je tá časť, kde výskumníci šaleli.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Tässä kohtaa lintututkijat sekosivat.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.To je del, kjer se raziskovalcem naježijo dlake.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.To je ta část, kdy výzkumníci šíleli.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.W tym momencie badacze osłupieli.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.Συνεπώς αυτό είναι το σημείο που οι ερευνητές φρίκαραν.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.А вот это и есть тот момент, когда экспериментатор впадает в экстаз.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.И това е моментът, в който изследователите откачат.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.От саме тут і прокололися дослідники.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.זה החלק בו החוקרים מתחרפנים.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.إذاً ذلك هو الجزء الذي أخطأ فيه الباحثون.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.(笑)
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Atunci am făcut o greșeală fatală, povestindu-i despre voce unei prietene. A fost îngrozită.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.A zrovna tehdy jsem udělala osudovou chybu, když jsem o tom hlasu řekla přítelkyni a ta se vyděsila.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.C'est alors que j'ai fait une erreur fatale, en parlant de la voix à une amie : elle fut horrifiée.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Det var då jag gjorde ett ödesdigert misstag.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Det var her, jeg begik den fatale fejltagelse at fortælle en ven om stemmen, og hun var rædselsslagen.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.È allora che feci un errore fatale, nel raccontare della voce ad un'amica: ne rimase sconvolta.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.És akkor nagy hibát követtem el: megemlítettem a hangot egy ismerősnek. A lány megrémült.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Foi nessa altura que cometi um erro grave, contei a uma amiga acerca da voz, e ela ficou horrorizada.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.그 당시 전 치명적인 실수를 했어요. 친구에게 그 목소리에 대한 이야기를 하자, 그 친구가 겁을 먹은거죠.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Silloin tein kohtalokkaan virheen. Kerroin ystävälleni äänestä, ja hän kauhistui.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Toen maakte ik echter een fatale fout. Ik vertelde een vriendin over de stem en zij was buitengewoon geschokt.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Wtedy popełniłam zgubny błąd i powiedziałam przyjaciółce o głosie. Była przerażona.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Και τότε λοιπόν ήταν που έκανα το μοιραίο λάθος να μιλήσω για τη φωνή σε μια φίλη μου, η οποία τρομοκρατήθηκε.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.И тогда я совершила непоправимую ошибку: рассказала о голосе подруге, и она пришла в ужас.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.Тогава направих голямата грешка да кажа на моя приятелка за този глас, и тя беше ужасена.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.ואז ביצעתי שגיאה פאטאלית, סיפרתי לחברה על הקולות, והיא נבהלה.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.ولكن حينذاك قمت بخطأ فادح، قمت بإخبار صديقة لي عن الصوت، فأصابها الهلع.
İşte tam da burada ölümcül bir hata yaptım, bir arkadaşıma sesten bahsettim ve dehşete düştü.友に"声"の話をし 彼女は気味悪がり そこから微妙な調節プロセスが 始まったのです
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Alla började röra på sig. De var beredda på ärr, defekter, materiella fasor, men ingenting!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Bili so pripravljeni za brazgotine, disfigurements, otipljive grozote, vendar nič!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Boli pripravení na jazvy, defektov, hmatateľné hrôzy, ale nič!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!그들은 상처, disfigurements, 유형 공포 준비했지만되었습니다 아무것도!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Eles foram preparados para cicatrizes, deformações, horrores tangíveis, mas nada!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!He olivat valmiita arvet, kosmeettisista haitoista, konkreettisia kauhuja, mutta ei mitään!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Họ đã chuẩn bị cho những vết sẹo, disfigurements, nỗi kinh hoàng hữu hình, nhưng không có gì!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Každý, kdo se dal do pohybu. Byli připraveni na jizvy, defektů, hmatatelné hrůzy, ale nic!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Mereka dipersiapkan untuk bekas luka, disfigurements, kengerian yang nyata, tetapi apa-apa!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Sie wurden für Narben, Verunstaltungen, greifbaren Schrecken vorbereitet, aber nichts!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Si possono usare per le cicatrici, deturpazioni, orrori tangibile, ma niente!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Voltak felkészülve hegek, disfigurements, kézzelfogható borzalmakat, de semmi!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Zij waren bereid voor littekens, misvormingen, tastbare verschrikkingen, maar niets!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Zostały one przygotowane do blizn, zniekształceń, okropności materialne, ale nic!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Ήταν προετοιμασμένοι για ουλές, παραμόρφωση, απτή φρίκη, αλλά τίποτα!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Вони були готові до шрами, каліцтвами, матеріальні жахи, але нічого!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Они были готовы к шрамы, уродствами, материальные ужасы, но ничего!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Те бяха подготвени за белези, disfigurements, материални ужасите, но нищо!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!كانوا مستعدين للندبات ، تشوهات ، أهوال ملموسة ، ولكن لا شيء!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!何もない! 包帯と偽の髪は青二才を作り、バーに通路を介して飛んだ