Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Ik zie het, ...en zou liever andere wreedheden zien.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Je le vois, ...et préférerai voir n'importe quelle autre horreur.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Látom, ...és inkább látnék bármilyen más szörnyűséget.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Lo veo... ...aunque preferiría contemplar cualquier otro horror.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Я вижу это... и лучше бы я увидела любое другое несчастье.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.ראיתי את זה .והלוואי שהייתי רואה כל זוועה אחרת
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.يمكننى أن أراه ذلك الحب المرعب
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Bij het ondergaan van de zon viel Abram in een diepe slaap en kreeg een angstige droom.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Da Solen så var ved at gå ned, faldt der Dvale over Abram, og se, Rædsel faldt over ham, et stort Mørke.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.És lõn naplementekor, mély álom lepé meg Ábrámot, és ímé rémülés és nagy setétség szálla õ reá.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.In ko se je solnce nagibalo, se loti Abrama trdno spanje, in glej, strah in tema velika ga obideta.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ketika matahari mulai terbenam, Abram tertidur nyenyak. Tiba-tiba ia diliputi rasa takut yang amat sangat
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.해질 때에 아브람이 깊이 잠든 중에 캄캄함이 임하므로 심히 두려워하더니
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Kun aurinko oli laskemaisillaan, valtasi raskas uni Abramin, ja katso, kauhu ja suuri pimeys valtasi hänet.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.La apusul soarelui, un somn adînc a căzut peste Avram; şi iată că l -a apucat o groază şi un mare întunerec.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Mentre il sole stava per tramontare, un torpore cadde su Abram, ed ecco un oscuro terrore lo assalì
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ora, ao pôr do sol, caiu um profundo sono sobre Abrão; e eis que lhe sobrevieram grande pavor e densas trevas.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả , khi mặt_trời vừa lặn , thì Áp - ram ngủ_mê ; nầy một cơn kinh_hãi , tối_tăm nhập vào mình người .
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả, khi mặt trời vừa lặn, thì Áp-ram ngủ mê; nầy một cơn kinh hãi, tối tăm nhập vào mình người.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.А около захождането на слънцето, дълбок сън нападна Аврама; и, ето, ужас, като страшен мрак, го обзе.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.При захождении солнца крепкий сон напал на Аврама, и вот, напал на него ужас и мрак великий.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ויהי השמש לבוא ותרדמה נפלה על אברם והנה אימה חשכה גדלה נפלת עליו׃
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ولما صارت الشمس الى المغيب وقع على ابرام سبات. واذا رعبة مظلمة عظيمة واقعة عليه.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日 頭 正 落 的 時 候 、 亞 伯 蘭 沉 沉 的 睡 了 . 忽 然 有 驚 人 的 大 黑 暗 落 在 他 身 上
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日頭正落 的 時候 、 亞伯蘭 沉沉 的 睡了 . 忽然 有 驚人 的 大 黑暗 落在 他 身上
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Arrancado da sua tenda, em que confiava, é levado ao rei dos terrores.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Eltünik sátorából az õ bátorsága, és a félelmek királyához folyamodik õ.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Es arrancado de su morada, objeto de su confianza, y es conducido ante el rey de los espantos
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Este smuls din cortul lui unde se credea la adăpost, şi este tîrît spre împăratul spaimelor.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Hänet temmataan pois majastansa, turvastansa; hänet pannaan astumaan kauhujen kuninkaan tykö.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.han rives bort fra sit Telt, sin Fortrøstning; den styrer hans Skridt til Rædslernes Konge;
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Han rives bort fra sitt telt, som han setter sin lit til, og du lar ham dra avsted til redslenes konge.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Hắn sẽ bị rút ra khỏi nhà trại mình , là nơi hắn nương_cậy ; Ðoạn bị dẫn đến vua của sự kinh khiếp .
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Hắn sẽ bị rút ra khỏi nhà trại mình, là nơi hắn nương cậy; Ðoạn bị dẫn đến vua của sự kinh khiếp.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Hij zal uit zijn veilige huis worden weggesleurd en weggevoerd naar de koning der verschrikkingen.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Ia direnggut dari kemahnya, tempat ia merasa aman, lalu diseret untuk menghadap kematian
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Il est arraché de sa tente où il se croyait en sûreté, Il se traîne vers le roi des épouvantements.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Izrujejo mu iz šatora, na kar je stavil upanje, in stopati mora do kralja groze.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Jeho nádej bude vyrvaná z jeho stánu, a to ho povedie krok za krokom ku kráľovi hrôz.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.그가 그 의뢰하던 장막에서 뽑혀서 무서움의 왕에게로 잡혀가고
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Sarà tolto dalla tenda in cui fidava, per essere trascinato al re dei terrori
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Seine Hoffnung wird aus seiner Hütte ausgerottet werden, und es wird ihn treiben zum König des Schreckens.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Uchváceno bude z stánku jeho doufání jeho, a to jej přivede k králi strachů.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Ufanie jego będzie wykorzenione z przybytku jego, a przywiedzie go do króla strachów.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Ur sin hydda, som han förtröstar på, ryckes han bort, och till förskräckelsernas konung vandrar han hän.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Το θαρρος αυτου θελει εκριζωθη απο της σκηνης αυτου, και αυτος θελει συρθη προς τον βασιλεα των τρομων.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Изгнана будет из шатра его надежда его, и это низведет его к царю ужасов.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.Той ще бъде изкоренен от шатъра си, в който уповава, И ще бъде закаран при царя на ужасите.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.ינתק מאהלו מבטחו ותצעדהו למלך בלהות׃
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.ينقطع عن خيمته عن اعتماده ويساق الى ملك الاهوال.
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.他 要 從 所 倚 靠 的 帳 棚 被 拔 出 來 、 帶 到 驚 嚇 的 王 那 裡
Güvenli çadırından atılacak, Dehşet kralının önüne sürüklenecek.他 要 從所 倚靠 的 帳棚 被 拔出 來 、 帶到 驚嚇 的 王那裡
Haber spikeri: Irak'ta dehşet sürüyor.앵커: 이라크에서 폭력 사태가 추가로 발생했습니다.
Haber spikeri: Irak'ta dehşet sürüyor.(TG:) Ancora violenza in Iraq.
Haber spikeri: Irak'ta dehşet sürüyor.קריין: עוד אלימות בעיראק.
Haber spikeri: Irak'ta dehşet sürüyor.صوت الأخبار : زيادة العنف في العراق .
Haber spikeri: Irak'ta dehşet sürüyor.バグダッド北部の基地周辺で自爆テロの車2台が 爆発 イラク人8名死亡 負傷者多数
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.A execução da justiça é motivo de alegria para o justo; mas é espanto para os que praticam a iniqüidade.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.C`est une joie pour le juste de pratiquer la justice, Mais la ruine est pour ceux qui font le mal.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Det är den rättfärdiges glädje att rätt skipa, men det är ogärningsmännens skräck.