"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Τι φρίκη γεννά το πρόσωπο του φασισμού!"
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Какъв ужас е лицето на фашизма!
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Что за ужас вызывает лицо фашизма
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var"איזו אימה יש לפנים" ,שהפאשיזם מייצר
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""ナイフのような精度で計画を実行し
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.A když uslyšel Saul i všecken Izrael slova Filistinského taková, ulekli se a báli se velmi.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.A usłyszawszy Saul i wszystek Izrael te słowa Filistyóczyka, ulękli się, i strwożyli się bardzo.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Cuando Saúl y todo Israel oyeron estas palabras del filisteo, se amedrentaron y tuvieron mucho temor
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Då Saul och hela Israel hörde dessa filistéens ord, blevo de gripna av förfäran och stor fruktan.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul og hele Israel hørte disse Filisterens Ord, blev de forfærdede og grebes af Rædsel.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul og hele Israel hørte disse filisterens ord, blev de forferdet og fryktet storlig.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul und ganz Israel diese Rede des Philisters hörten, entsetzten sie sich und fürchteten sich sehr.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.In ko Savel in vsi Izraelci slišijo te besede Filistejca, se prestrašijo in se silno bojé.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Keď počul Saul a celý Izrael tie slová Filištína, zľakli sa a báli sa veľmi.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Ketika Saul dan orang-orangnya mendengar tantangan itu, terkejutlah mereka dan menjadi sangat ketakutan
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.사울과 온 이스라엘이 블레셋 사람의 이 말을 듣고 놀라 크게 두려워하니라
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Kun Saul ja koko Israel kuuli nämä filistealaisen puheet, valtasi heidät kauhu, ja he pelkäsivät suuresti.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Ouvindo, então, Saul e todo o Israel estas palavras do filisteu, desalentaram-se, e temeram muito.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Saul e tutto Israele udirono le parole del Filisteo; ne rimasero colpiti ed ebbero grande paura
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Sau-lơ và cả Y-sơ-ra-ên nghe những lời của người Phi-li-tin , thì lấy_làm hoảng_hồn , sợ_hãi lắm .
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Sau-lơ và cả Y-sơ-ra-ên nghe những lời của người Phi-li-tin, thì lấy làm hoảng hồn, sợ hãi lắm.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Toen Saul en zijn mannen dit hoorden, raakten zij ontmoedigd en werden bang.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Οτε ηκουσεν ο Σαουλ και πας ο Ισραηλ εκεινους τους λογους του Φιλισταιου, εξεστησαν και εφοβηθησαν σφοδρα.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.А Саул и целият Израил, когато чуха тия думи на филистимеца, смаяха се и се уплашиха твърде много.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.И услышали Саул и все Израильтяне эти слова Филистимлянина, и очень испугались и ужаснулись.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.וישמע שאול וכל ישראל את דברי הפלשתי האלה ויחתו ויראו מאד׃
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.ولما سمع شاول وجميع اسرائيل كلام الفلسطيني هذا ارتاعوا وخافوا جدا
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.掃 羅 和 以 色 列 眾 人 聽 見 非 利 士 人 的 這 些 話 、 就 驚 惶 、 極 其 害 怕
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.掃羅 和 以色列 眾人 聽見 非利士人 的 這些話 、 就 驚惶 、 極 其 害怕
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(82:16) так погони их бурею Твоею и вихрем Твоим приведи их в смятение;
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(83:16) Poursuis-les ainsi de ta tempête, Et fais-les trembler par ton ouragan!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Ako čo oheň spaľuje les, a jako plameň zapaľuje a trávi vrchy,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!also verfolge sie mit deinem Wetter und erschrecke sie mit deinem Ungewitter.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!assim persegue-os com a tua tempestade, e assombra-os com o teu furacão.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Come il fuoco che brucia il bosco e come la fiamma che divora i monti
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng nó, Và dùng dông tố Chúa khiến chúng nó kinh khiếp thể ấy.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng_nó , Và dùng dông_tố Chúa khiến chúng_nó kinh khiếp thể ấy .
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Jako ogieó, który las pali, i jako płomieó, który zapala góry.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Jakož oheň spaluje les, a jako plamen zapaluje hory,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Kejarlah mereka dengan badai-Mu, kejutkan mereka dengan topan-Mu
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!주의 광풍으로 저희를 쫓으시며 주의 폭풍으로 저희를 두렵게 하소서
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Lik en eld som förbränner skog och lik en låga som avsvedjar berg
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Niinkuin kulovalkea metsää polttaa, niinkuin liekit kärventävät vuoria,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Olyanokká, mint a tûz, a mely meggyújtja az erdõt, és mint a láng, a mely elégeti a hegyeket.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Persíguelos con tu tempestad; aterrorízalos con tu huracán
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!så forfølge du dem med din Storm, forfærde du dem med din Hvirvelvind;
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Som en ild som tender en skog, og som en lue som setter fjell i brand,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!tako jih podi z viharjem svojim in z vrtincem svojim jih preplaši!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Urmăreşte -i astfel cu furtuna Ta, şi bagă groaza în ei cu vijelia Ta!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Zoals het vuur een bos verbrandt en de vlammen de bergen roodgloeiend maken,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!ουτω καταδιωξον αυτους με την ανεμοζαλην σου, και με τον ανεμοστροβιλον σου κατατρομαξον αυτους.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Така ги прогони с урагана Си, И смути ги с бурята Си.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!כן תרדפם בסערך ובסופתך תבהלם׃
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!هكذا اطردهم بعاصفتك وبزوبعتك روعهم.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照 樣 用 狂 風 追 趕 他 們 、 用 暴 雨 恐 嚇 他 們
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照樣 用 狂風 追趕 他 們 、 用 暴雨 恐 嚇他們
Genlerimiz kaderimizin üzerinde dehşet verici bir güce sahip gibi görünüyor."Es scheint, als ob unsere Gene fantastische Macht über unser Schicksal hätten"
Genlerimiz kaderimizin üzerinde dehşet verici bir güce sahip gibi görünüyor.Genele se pare ca au o putere nemapomenita asupra destinelor noastre;
Genlerimiz kaderimizin üzerinde dehşet verici bir güce sahip gibi görünüyor.I nostri geni sembrano avere un incredibile potere sul nostro destino;
Genlerimiz kaderimizin üzerinde dehşet verici bir güce sahip gibi görünüyor.Nasze geny wydają się mieć niesamowitą moc nad naszymi losami;