Ana içeriğe geç
Sözlük

deh ile cümle

deh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.I będzie Babilon obrócony w mogiły, w mieszkanie smoków, w zdumienie, i w poświstanie, i będzie bez obywatela.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.I bude Babylon v hromady, v příbytek draků, v užasnutí a ckání, tak že nebude v něm žádného obyvatele.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.In Babilon bode v kupe kamenja, prebivališče šakalov, v grozo in žvižganje brez prebivalca.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.바벨론이 황폐한 무더기가 되어서 시랑의 거처와 놀람과 치소거리가 되고 거민이 없으리라
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.Og Babel skal bli til grusdynger, en bolig for sjakaler, til en forferdelse og til spott, så ingen bor der.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.Και η Βαβυλων θελει εισθαι εις σωρους, κατοικητηριον θωων, θαμβος και συριγμος, ανευ κατοικου.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.Вавилон ще стане грамади, Жилище на чакали, За учудване и подсвиркване, Необитаем.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.И Вавилон будет грудою развалин, жилищем шакалов, ужасом и посмеянием, без жителей.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.והיתה בבל לגלים מעון תנים שמה ושרקה מאין יושב׃
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.وتكون بابل كوما ومأوى بنات آوى ودهشا وصفيرا بلا ساكن.
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.巴 比 倫 必 成 為 亂 堆 、 為 野 狗 的 住 處 、 令 人 驚 駭 、 嗤 笑 、 並 且 無 人 居 住
Babil taş yığınına, çakal yuvasına dönecek, Dehşet ve alay konusu olacak. Kimse yaşamayacak orada.巴比 倫必 成 為亂堆 、 為野 狗 的 住處 、 令人 驚駭 、 嗤笑 、 並且 無人 居住
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Dansul privirilor noastre, provocarea, renunţarea, anularea, parfumul consternării noastre.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Der Tanz unserer Blicke, Herausforderung, Abdankung, Auslöschung, das Parfüm unserer Betroffenheit.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.우리의 시선, 도전, 양도, 삭제, 우리 경악의 향기.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.la danse de nos regards: le défi, la renonciation, l'effacement; le parfum de notre consternation.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza dei nostri sguardi, sfida, rinuncia, cancellazione, il profumo della nostra costernazione.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza de nuestras miradas, desafío, abdicación, lo obliterado, el perfume de nuestra consternación.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Taniec naszych spojrzeń, odwrót, prowokacja wymazywanie, tym trąci nasza konsternacja."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.We trekken aan, we stoten af, we verdwijnen, er geurt ontsteltenis in onze blik.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танец наших взглядов, вызов, отречение, самоотречение, запах нашего страха.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танцът на нашите погледи, предизвикателство, отказ, заличаване, парфюмът на нашия ужас.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.ריקוד מבטינו, אתגר, ויתור, הצטנעות, ניחוח הבלבול שלנו."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.رقص لمحاتنا ,تحدي, تنازل عفو , وعطر من خوفنا
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"A bordák és rettegés a bálna, ívelt nekem egy lehangoló homályt,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"As costelas e os terrores da baleia, arqueada sobre mim uma tristeza lúgubre,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Các xương sườn và những nỗi sợ hãi trong con cá voi, cong hơn tôi một u ám ảm đạm,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Coaste şi terorile în balena, cu arcuri peste mine o tristeţe sumbru,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Den revben och skräck i val, välvd över mig en dyster dysterhet,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Den ribben og rædsler i hvalen, bue ind over mig en trist mørke,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"De ribben en verschrikkingen in de walvis, Gebogen over mij een sombere somberheid,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Die Rippen und Schrecken in den Wal, gewölbte über mich eine düstere Schwermut,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"고래의 갈비뼈 공포, 날 이상의 음침한 어둠을 아치
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Kylkiluiden ja kauhun että valas, kaareva minulle synkkä synkkyyttä,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Las costillas y los terrores de la ballena, con arcos sobre mí una tristeza sombría,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Le costole e terrori nella balena, ad arco sopra di me un buio cupo,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Les côtes et les terreurs de la baleine, arqué sur moi une ombre lugubre,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Rebrá a hrôzy in veľryba, klenuté mi žalostný šero,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"The rebra in grozot v kita, Arched več kot mi je žalostna polmraku,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Tulang rusuk dan teror in ikan paus, Arched atas saya kegelapan yang suram,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Žebra a hrůzy v velryba, klenutá mi ponuré šero,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Żebra i terror w wieloryba, łukowe na mnie ponurym mroku,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Η πλευρά και τρόμους στην φάλαινα, Τοξωτό πάνω μου ένα μελαγχολικό κατήφεια,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Ребра и ужасы в кита, Арочные на меня мрачное уныние,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Ребра і жахи в кита, Арочні на мене похмуре смуток,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"Ребрата и ужаси в кит, извита над мен лоша мрак,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"צלעות ביעותי ב הלוויתן, התקמר לי הקדרות העגומה,
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"المقوس والأضلاع والاهوال في الحوت ، عبر لي كآبة الكئيب ،
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerliすべての神の太陽に照らさ波によってロールバック、そして、私は運命にまで深めて持ち上げている間。
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!(39:16) Да смятутся от посрамления своего говорящие мне: „хорошо! хорошо!"
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!(40:16) Qu`ils soient dans la stupeur par l`effet de leur honte, Ceux qui me disent: Ah! ah!
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Biarlah orang yang menertawakan aku menjadi terkejut dan malu
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Các kẻ nói về tôi : Ha , ha ! Nguyện chúng_nó vị sững_sờ vì cớ sự sỉ_nhục của chúng_nó .
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Các kẻ nói về tôi: Ha, ha! Nguyện chúng nó vị sững sờ vì cớ sự sỉ nhục của chúng nó.
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Desolados sejam em razão da sua afronta os que me dizem: Ah! Ah!
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!나를 향하여 하하 하는 자로 자기 수치를 인하여 놀라게 하소서
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Lad dem stivne af Rædsel ved deres Skam, de, som siger: "Ha, ha!" til mig!
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Ostrmé naj nad plačilom sramote svoje, ki mi pravijo: Aha, aha!
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Să rămînă înlemniţi de ruşinea lor, cei ce-mi zic: ,,Ha! Ha!``
Bana, ‹‹Oh! Oh!›› çekenler Dehşete düşsün utançlarından!Sie müssen in ihrer Schande erschrecken, die über mich schreien: "Da, da!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod