Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Dar, neurologic, vrem sa ajungem la radacinile geniului creativ.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.하지만 우리는 신경학적으로 창조적 재능의 근원에 다다르기 원합니다.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Mais nous voulons aller à la racine de ce qu'est ce génie créatif, du point de vue neurologique.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Mas queremos chegar à raiz do que é génio criativo, neurologicamente.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Nhưng chúng tôi muốn nhận được ở gốc của thiên tài sáng tạo là những gì, thần kinh
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Pero queremos llegar a la raíz del genio creativo en términos neurológicos.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Vogliamo arrivare al nocciolo del genio creativo, a livello neurologico.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.We zoeken naar de neurologische wortel van wat creatief genie is.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Αλλά θέλουμε να φτάσουμε στην ρίζα του τί είναι δημιουργική μεγαλοφυΐα, νευρολογικά,
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Мы хотим узнать, где начинается гений с точки зрения неврологии.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.Но ние искаме да достигнем до основата на онова, което е творчески гений, неврологично.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.אך אנו רוצים להבין מהשורש מהי גאונות יצירתית מבחינה נוירולוגית.
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.ولكنا اصبح لدينا جذر لمفهوم الابداع .. عصبياً
Ama biz nörolojik olarak yaratıcı dehanın kökenine inmek istiyoruz.ご紹介した手法で近づきつつあると思います
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.하지만 그 지지집단이 자기 의지로 거식증을 유지하려고 하는 10대 소녀들이라면, 경악합니다.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Ale ak ide o malú skupinu dospievajúcich dievčat, ktoré sa rozhodli byť anorektické, sme zdesení.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Ale kiedy grupą wsparcia są nastolatki chcące trwać w anoreksji z wyboru - jesteśmy przerażeni.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Dar cand micul grup este format din adolescente care aleg sa ramana anorexice, atunci suntem ingroziti.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.De ha a kis csoport olyan serdülő lányokból áll, akik szándékosan anorexiásak akarnak maradni, megrémülünk.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Maar als de kleine groep tienermeisjes zijn die graag anorectisch willen blijven, dan zijn we als de dood.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Wenn aber eine kleine Gruppe von Teenager-Mädchen magersüchtig bleiben will, dann sind wir entsetzt.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Но когато малката група се състои от момичета, които искат да останат анорексички, сме ужасени.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.Но когда малая группа - это девочки-подростки, стремящиеся к анорексии, мы приходим в ужас.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.אבל כשהקבוצה הקטנה זה נערות שרוצות להישאר אנורקסיות מבחירה, אז אנחנו מבועתים.
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.لكن حينما تكون المجموعة الصغيرة عبارة عن فتيات مراهقات اللاتي يردن الحفاظ علي وزنهم برغبتهم ، عندها نهرع .
Ama küçük grup, hasta kalmayı tercih eden bluğ çağında kızlar olunca, bu sefer dehşete kapılıyoruz.ティーンの女の子たちにはショックを受けます 私たちが馴染んでいる かつての
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Aber als eine vernünftige Frau, sie ihren Schrecken gedämpft und drehte sich um und ging schlafen wieder. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Ale bycie rozsądną kobietą, stonowane jej lęki i przewrócił i zasnął ponownie. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Ale byť rozumná žena, podmanil jej hrôzy a obrátil sa a šiel spať znovu. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Ale být rozumná žena, podmanil její hrůzy a obrátil se a šel spát znovu. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Dar a fi o femeie sensibila, ea a supus terorile ei şi predat şi a mers la somn din nou. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >De hogy egy értelmes nő, ő visszafogott lány rettegés és megfordult át, és elment aludni újra. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >그러나 구체적인 여성이되는 것은, 그녀는 공포를 제압 이상 돌려 한숨 다시. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Maar als een verstandige vrouw, ze ingetogen haar verschrikkingen en draaide om en ging slapen opnieuw. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Ma essere una donna sensibile, ha sottomesso il suo terrore e capovolta e si addormentò di nuovo. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Mais être une femme sensée, elle tamisée ses terreurs et remis et s'endormit à nouveau. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Mas sendo uma mulher sensata, ela subjugado seus terrores e virou e foi dormir novamente. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Men att vara en klok kvinna, dämpad hon sin skräck och vände om och somnade igen. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Mutta on järkevä nainen, hän hillitty hänen kauhut ja käännetään ympäri ja meni nukkumaan uudelleen. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Nhưng là một người phụ nữ nhạy cảm, cô chinh phục nỗi sợ hãi của mình và trở mình và đi ngủ một lần nữa. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Pero ser una mujer sensible, que sometió sus terrores y di la vuelta y se fue a dormir otra vez. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Tapi menjadi seorang wanita yang masuk akal, dia tenang teror dan berbalik dan pergi tidur lagi. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Vendar pa smiselna ženska, je umirjena ji grozot in obrnil in šel spat še enkrat. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Αλλά το να είναι μια λογική γυναίκα, υποτονικές τρόμους της και γύρισε ξανά και πήγε για ύπνο και πάλι. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Але, будучи розумною жінкою, вона підкорила її жахами і перекинувся і ліг спати знову. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Но, будучи разумной женщиной, она покорила ее ужасами и перевернулся и лег спать снова. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >Но е разумна жена, тя покори ужаси си и се обърна и отиде да спи отново. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >لكن كونها امرأة معقولة ، وقالت انها مهزوما الاهوال لها وسلمت وأخلد الى النوم مرة أخرى. >
Ama mantıklı bir kadın olmanın, o onun dehşetiyle bastırılmış ve üstü döndü ve uyudu tekrar. >再び。 > - 第III千一ボトル
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Ale oni sa náramne báli a riekli: Hľa, už dvaja kráľovia neobstáli pred ním, akože obstojíme my?!
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Ale się oni bardzo bojąc rzekli: Oto dwaj królowie nie ostali się przed nim, a jakoż my się ostoimy?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.저희가 심히 두려워하여 가로되 두 왕이 저를 당치 못하였거든 우리가 어찌 당하리요 하고
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Kteříž bojíce se náramně, pravili: Aj, dva králové neostáli před ním, a kterak my ostojíme?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Men de blev meget forferdet og sa: De to konger holdt ikke stand mot ham; hvorledes skulde da vi kunne det?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Oni pa se silno zboje in reko: Glejte, dva kralja nista mogla stati pred njim, kako naj mi stojimo?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Но те твърде много се уплашиха, и рекоха: Ето, двамата царе не устояха пред него; и как ще устоим ние?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.Они испугались чрезвычайно и сказали: вот, два царя не устояли перед ним, как же нам устоять?
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.ויראו מאד מאד ויאמרו הנה שני המלכים לא עמדו לפניו ואיך נעמד אנחנו׃
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.فخافوا جدا جدا وقالوا هوذا ملكان لم يقفا امامه فكيف نقف نحن.
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.他 們 卻 甚 懼 怕 、 彼 此 說 、 二 王 在 他 面 前 尚 且 站 立 不 住 、 我 們 怎 能 站 得 住 呢