Ana içeriğe geç
Sözlük

deh ile cümle

deh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Suç dehası Neal Caffrey, sonunda can düşmanı olan FBI ajanı Peter Burke tarafından yakalanır.Sau nhiều năm chạy trốn, anh cuối cùng cũng bị kẻ thù của mình là đặc vụ Peter Burke bắt được.
Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir.Lấy bối cảnh thời cuộc lúc bấy giờ đã định, nhưng loạn thế chưa chấm dứt.
İyot asidi dikkatle ısıtıldığında pentoksit iyice dehidre olur.Khi axit iodic được nung nóng cẩn thận, nó khử nước tới iot pentoxit.
Buna sonradan Dehşet Dengesi dendi.Nhưng mưu kế này sau đó bị Hoàng Dung phát hiện.
Sonuçlar dehşet vericiydi, özellikle saldıran Prusya kuvvetlerinin verdiği kayıplar.Tổn thất sau trận đánh hết sức khủng khiếp, đặc biệt là với các đội quân Phổ tham gia tấn công.
Hiçbir umut kalmadı, halk dehşet içinde, insanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar" dedi.「貞やんを(落語界で)知らぬ者はいない。
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.怒るとかなり恐ろしい。
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.悲劇を経験した全ての人間はあの日の記憶を消し去ることはできないし、誰も忘れることは出来ない。
Daha sonraları bu kilisenin altındaki dehlizler zindan olarak kullanıldı.それ以来、教会の地下階が納骨堂として用いられるようになった。
Romalılar burada dehşet bir savunma yapmaktadırlar.ローマ軍はこの防御戦を攻撃した。
Bahşlar da kendi içinde dört dehistana ayrılır.そもそも債権(債務)は、以下の四力を含むものとされる。
Roma Dehşet İçinde, çev. ?ローマの夜はフ・シ・ギ 恐るべし!
3 saat o dehşetli yangın hücumuna devam etti.また、この事故により発生した火災の鎮火まで3時間を必要とした。
1959'da Dehşetkaya Şatosu'nu yayımlamaya başladı.1959年当時は、有名なカクテルであった 。
İniş Dehlizi’nde Petrie tarafından bulunan granit parçalar muhtemelen bu kayıp kapılardan düşmüş olmalıdır.Petrie在下降通道发现的花岗岩碎片可能就来自这些现已不存的门。
Hiçbir umut kalmadı, halk dehşet içinde, insanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar" dedi.玫浮躁有才辩,临漳人士无不诣之。
Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir.欲界的修道所斷惑,至此已經斷盡。
2012 senesinde Dehaan, 2006 senesinden beri beraber olduğu, aktris Anna Wood ile evlenmiştir.2012年,德翰與自2004年開始交往的女演員安娜·伍德結婚。
Onlar denilen şeytan kendisi Guayota da İslam'da İblis gibi, bir deha gibi görünüyordu.本名室田 悟(むろた さとる),曾用艺名伊武雅之(いぶ まさゆき)、伊武雅乃、伊武正己、伊武専。
Açıktır ki sevgi yerine korkutma ve dehşete düşürme yolunu yeğliyor."你會比較希望別人原諒你,而不是一味訓斥和懲罰你。
Dehasından ötürü sonraki Mısır nesilleri tarafından tanrısallaştırılmıştır.這隻華人的後裔以明鄉人之名傳後世。
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.生氣時很恐怖。
6. Öğrenciler bunu işitince, dehşet içinde yüzüstü yere kapandılar.底下觀眾一聽到此大不敬之臺詞,立刻嚇得掩耳四散。
Bir Dehşet Masalı olarak adlandırmak istiyordu.興趣是看恐怖小說。
Bir dehşetin dev sıçrayışı.暴走的话似乎很可怕。
Geri dönen Roy Batty, Pris'in ölümü karşısında dehşete düşer.指使呂布殺害靈帝,引發三縭紗陷入戰亂的元兇。
Öyle olacak ki, dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek, çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak.」既而屢戰無功,監軍部將李根請築白石壘,侃從之。
Kapıdan girdikten sonra uzunca bir dehlizden geçilir.一旦發起飆來非常可怕。
Suç dehası Neal Caffrey, sonunda can düşmanı olan FBI ajanı Peter Burke tarafından yakalanır.被聯FBI特工Peter Burke抓獲。
Lizzie'nin kız kardeşinin yanında durması ciddiye alınamayacak kadar dehşet verici bir şekilde komikti."蘇珊的傻大姐性格還鬧出不少笑話。
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.他开玩笑她离开冷房后会约会。
Bahşlar da kendi içinde dört dehistana ayrılır.攻者四起,獻夫亦力辭。
Hiçbir umut kalmadı, halk dehşet içinde, insanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar" dedi.안사고는 무제 때의 인물인 위불해와 같은 인물이라고 주장하였으나, 근거는 알 수 없다.
Dehr (Kâinat), bütün varlık türlerini kuşatan bütündür.반남 박씨의 항렬(行列)은 모든 파(派)가 동일하다.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.하지만 화가 나면 무척 무섭다.
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.당시에 모든 이는 소가의 세력을 두려워하였고 아무도 황위를 계승하려 하지 않았다.
6. Öğrenciler bunu işitince, dehşet içinde yüzüstü yere kapandılar.발매된 뒤, 비평가들은 이 음반을 듣고서는 극찬을 펼쳤다.
Dehşet Kalesi’nde tutsak.창민궁에 소속되었다.
Kapıdan girdikten sonra uzunca bir dehlizden geçilir.입구로부터 조금만 안쪽으로 들어가도 완전한 어둠이었고.
Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir.여러 사정으로 인해 자페는 각본을 완성하지 못했고, 이 프로젝트는 끝이 났다.
Bazı eleştirmenler heykeli dehşet bir şekilde çirkin bulurken diğerleri onu güzel buldular.일부 평론가들은 이 작품이 너무 잔인하고 다른 작품들을 표절했다면서 부정적으로 반응한 반면, 또다른 평론가들은 흥미진진한 모험소설이라고 호평했다.
Bir gece çocuğun annesi olaya tanık olur ve dehşete düşer.그러던 어느 날 성찬의 모친이 자식이 심부름꾼 노릇을 하는 걸 목격한다.
Bregane bunun ölümcül bir zehir olduğunu bildiği için dehşet içinde olur.שרדר חשב כי זהו רעל קטלני.
Hiçbir süper gücü yoktur, ancak yumruk yumruğa dövüşte mükemmel bir savaşçı, taktikçi ve teknoloji dehasıdır.גרייסון לא מחזיק בשום כוחות-על, לעומת זאת, הוא לוחם קרב פנים אל פנים מיומן, טקטיקן וגאון טכנולוגי.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.סרטי אימה - סרטים אשר תוכנם מכוון לעורר בצופים בו פחד, אימה, בעתה, חרדה, זעזוע או דחיה.
Sauron'un güçleri kararsızlığa, korkuya ve dehşete kapıldı.העין של סאורון הפכה לסמל של דיכוי ופחד.
Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur.שמו נקשר במעשי הזוועה ובפשעי המלחמה החמורים ביותר שבוצעו.
Arşaguhi, Adana'ya gitti ve gördüğü sahne karşısında dehşete düştü.טאוטיג נסעה לאדאנה, ודיווחה על הזוועות שראתה שם.
Bu olay Fransız ve İngiliz elçilerine dehşet saldı.אלו עוררו גלי עלייה של יהודי צרפת ואנגליה.
Lalejin bahşı kendi içinde 2 dehestana ayrılmıştır.דה לה טורה עצמו הגיע לטידורה לאחר כחודשיים.
Kazadan kurtulanlar teker teker ilginç ve dehşet verici kazalarda ölür.בהתנגשות ביניהם טום נהרג בתאונה משונה ומחרידה.
Haydar Ballıoğlu (Okan Selvi), bir matematik dehasıdır.לפיכך ראש ההיררכיה (שורש כל המדעים) היא המתמטיקה.
Hitler kendini politik ve askeri yönden bir deha olarak düşündü.Хитлер счита себе си за политически и военен гений.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.Филмите на ужасите са създадени да предизвикват страх, уплах, ужас и отвращение у зрителя.
Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir.Възможно е пренощуване в общото помещение на около 15 души.
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.Семейството на покойника е объркано от тази новина и никой не иска да поеме отговорност за момиченцето.
Karşılaştığı manzara ise tam anlamıyla dehşet vericidir.Панорамата, която се разкрива е поразителна.
Lalejin bahşı kendi içinde 2 dehestana ayrılmıştır.Лаура я оставя на цели 10 секунди зад себе си.
Anlatıcı bu örnekleri, kendisini dehşete düşüren canlı canlı gömülme fobisine bir dayanak olarak anlatır.Разказвачът споменава тези примери, за да осигури контекст за своята парализираща фобия от погребване жив.
Schindler, kendisi için çalışan birçok Yahudinin öldürülüşü karşısında dehşete düşmüştür.Schindler je bio užasnut brojkom ubijenih Židova koji su radili u njegovoj tvornici.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod