dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Pročež strach ze mne nepředěsí tě, a ruka má nebudeť k obtížení.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Rædsel for mig skal ikke skræmme dig, min Hånd skal ej ligge tyngende på dig.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Redsel for mig skal ikke overvelde dig, og min myndighet ikke tynge dig.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Siehe, du darfst vor mir nicht erschrecken, und meine Hand soll dir nicht zu schwer sein.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Sự oai nghi tôi nào sẽ làm cho ông kinh khiếp, Và quyền thế tôi sẽ chẳng đè ép ông.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Sự oai_nghi tôi nào sẽ làm cho ông kinh khiếp , Và quyền_thế tôi sẽ chẳng đè ép ông .
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.U hoeft niet bang voor mij te zijn. Ik ben er niet de man naar u in het nauw te drijven.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Ιδου, ο τρομος μου δεν θελει σε ταραξει, ουδε η χειρ μου θελει εισθαι βαρεια επι σε.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Ето, моят ужас няма да те уплашва. Нито ще тежи ръката ми върху тебе.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.поэтому страх передо мною не может смутить тебя, и рука моя не будет тяжела для тебя.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.הנה אמתי לא תבעתך ואכפי עליך לא יכבד׃
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.هوذا هيبتي لا ترهبك وجلالي لا يثقل عليك
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.我 不 用 威 嚴 驚 嚇 你 、 也 不 用 勢 力 重 壓 你
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.我 不 用 威嚴驚嚇 你 、 也 不用 勢力 重壓你
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.A fost îngrozită să ajungă acolo și să constate că nu aveau toaletă.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.A zhrozila se, když tam přišla a zjistila že nemají záchod.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Dan dia terkejut karena tahu bahwa rumah mertuanya tidak memiliki toilet.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Ed è rimasta inorridita quando arrivata lì ha scoperto che non avevano un WC.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.E ela ficou aterrorizada quando chegou lá e descobriu que não tinham uma sanita.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Elle fut horrifiée en arrivant de s'apercevoir qu'ils n'avaient pas de toilettes.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Kiedy tam dotarła, przeraziło ją to, że nie mieli toalety.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.그런데 그곳에 화장실이 없는 것을 발견하고 무서워했어요.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Mit Entsetzen stellte sie dort fest, dass die Familie keine Toilette hatte.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Se horrorizó al llegar y darse cuenta de que no tenían inodoro.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Toen ze daar aankwam, ontdekte ze tot haar afschuw dat ze geen toilet hadden.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Và cô ấy rất kinh hãi khi đến đó và thấy ở đó không có nhà vệ sinh.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Έφριξε όταν έφτασε εκεί και ανακάλυψε ότι δεν είχαν τουαλέτες.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Вона була шокована, коли прибула туди і виявила, що у них не було туалету.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Она была просто в ужасе, когда увидела, что у них нет туалета.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.ולאימתה הרבה, כשהגיעה לשם היא מצאה שאין להם שירותים.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.و قد فوجئت عندما وصلت هنالك و وجدت أنه لم يكن لديهم مرحاض.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.トイレが無いのです 彼女にトイレは当たり前でした
Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.어린 소녀와 가난의 덫에 빠진 가족의
Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.И то, что появилось на этот раз, действительно печально.
Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.ומה שהתקבל הוא סיפור ממש עצוב, סיפור מחריד על ילדה קטנה
Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.ما يظهر هو مُحزن حقا، حكاية مروعة عن فتاة صغيرة.
Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.悲しく恐ろしい話が明らかになったのです
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Entra nas rochas, e esconde-te no pó, de diante da espantosa presença do Senhor e da glória da sua majestade.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Fly in i klippan, och göm dig i jorden, för HERRENS fruktansvärda makt och för hans höga majestät.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Gå ind i Klippen, skjul dig, i Støvet for HERRENs Rædsel, hans Højheds Herlighed!
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Gå inn i fjellet og skjul dig i støvet for Herrens gru og for hans høihets herlighet!
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Gehe in den Felsen und verbirg dich in der Erde vor der Furcht des HERRN und vor seiner herrlichen Majestät.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.,,Intră în stînci, şi ascunde-te în ţărînă, de frica Domnului şi de strălucirea măreţiei Lui!``
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.너희는 바위 틈에 들어가며 진토에 숨어 여호와의 위엄과 그 광대하심의 영광을 피하라
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Mene kallion kätköön, piiloudu maan peittoon Herran kauhua ja hänen valtansa kirkkautta pakoon.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Menj be a kõsziklába, és rejtõzzél el a porba az Úr félelme elõl, és az Õ nagyságának dicsõsége elõtt.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Vejdi do skály, a skrej se v prachu před hrůzou Hospodinovou, před slávou důstojnosti jeho.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Verberg u in de grotten; verberg u voor de verschrikkelijke majesteit van de HERE,
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Vojdi do skaly a skry sa v prachu pred strachom Hospodinovým a pred slávou jeho velebnosti!
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Wnijdź w skałę, a skryj się w prochu przed strachem Pańskim, i przed chwałą majestatu jego.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Zlezi v pečino ter skrij se v prahu izpred groze GOSPODOVE in izpred slave veličastva njegovega!
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Влез в скалата и скрий се в пръстта Поради страх от Господа, И поради славата на Неговото величие.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.Иди в скалу и сокройся в землю от страха Господа и от славы величия Его.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.בוא בצור והטמן בעפר מפני פחד יהוה ומהדר גאנו׃
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.ادخل الى الصخرة واختبئ في التراب من امام هيبة الرب ومن بهاء عظمته.
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.你 當 進 入 巖 穴 、 藏 在 土 中 、 躲 避 耶 和 華 的 驚 嚇 、 、 和 他 威 嚴 的 榮 光
RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.你 當進 入 巖穴 、 藏在 土中 、 躲避 耶和華 的 驚嚇 、 、 和 他 威嚴 的 榮光
‹‹RAB diyor ki, ‹Korku sesi duyduk, Esenlik değil, dehşet sesi.Ainsi parle l`Éternel: Nous entendons des cris d`effroi; C`est l`épouvante, ce n`est pas la paix.
‹‹RAB diyor ki, ‹Korku sesi duyduk, Esenlik değil, dehşet sesi."Aku telah mendengar jeritan orang yang gentar, jeritan orang ketakutan yang tidak mempunyai kedamaian
‹‹RAB diyor ki, ‹Korku sesi duyduk, Esenlik değil, dehşet sesi.,,Aşa vorbeşte Domnul: ,Auzim strigăte de groază; e spaimă, nu este pace!
İlgili Sayfalar