dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.땅의 거민아 두려움과 함정과 올무가 네게 임하였나니
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.La terreur, la fosse, et le filet, Sont sur toi, habitant du pays!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.O pavor, e a cova, e o laço vêm sobre ti, ó morador da terra.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Pachad, pachat a pach, na teba, obyvateľu zeme!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Strach, i dół, i sidło przyjdzie na cię, który mieszkasz na ziemi.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Terrore, fossa e laccio ti sovrastano, o abitante della terra
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Terror, fosa y trampa hay contra ti, oh habitante de la tierra
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.ttegés, verem és tõr [vár] rád földnek lakója!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Φοβος και λακκος και παγις ειναι επι σε, κατοικε της γης.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Страх, и яма, и примка са върху тебе, О земни жителю.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Ужас и яма и петля для тебя, житель земли!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.פחד ופחת ופח עליך יושב הארץ׃
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.عليك رعب وحفرة وفخ يا ساكن الارض.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.地 上 的 居 民 哪 、 恐 懼 、 陷 坑 、 網 羅 、 都 臨 近 你
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.地上 的 居民 哪 、 恐懼 、 陷坑 、 網羅 、 都 臨 近 你
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Betapa menakutkan wajah ciptaan fasisme
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var"Che orrore crea il volto del fascismo.
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Jak okropną twarz ma faszyzm
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Micsoda horrort teremt a fasizmus.
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var" "Planlarını bıçak-gibi bir kesinlikle uyguluyorlar"Pozerajú sa do tváre fašizmu, ktorý bezohľadne uskutočňuje svoje plány.
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""¡Qué espanto causa el rostro del fascismo!
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Vilken rädsla orsakar fascismens anskite!
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Welchen Horror das Gesicht des Faschismus schafft.
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Τι φρίκη γεννά το πρόσωπο του φασισμού!"
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Какъв ужас е лицето на фашизма!
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""Что за ужас вызывает лицо фашизма
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var"איזו אימה יש לפנים" ,שהפאשיזם מייצר
"Faşizmin yarattığı yüzde ne büyük dehşet var""ナイフのような精度で計画を実行し
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.A když uslyšel Saul i všecken Izrael slova Filistinského taková, ulekli se a báli se velmi.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.A usłyszawszy Saul i wszystek Izrael te słowa Filistyóczyka, ulękli się, i strwożyli się bardzo.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Cuando Saúl y todo Israel oyeron estas palabras del filisteo, se amedrentaron y tuvieron mucho temor
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Då Saul och hela Israel hörde dessa filistéens ord, blevo de gripna av förfäran och stor fruktan.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul og hele Israel hørte disse Filisterens Ord, blev de forfærdede og grebes af Rædsel.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul og hele Israel hørte disse filisterens ord, blev de forferdet og fryktet storlig.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Da Saul und ganz Israel diese Rede des Philisters hörten, entsetzten sie sich und fürchteten sich sehr.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.In ko Savel in vsi Izraelci slišijo te besede Filistejca, se prestrašijo in se silno bojé.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Keď počul Saul a celý Izrael tie slová Filištína, zľakli sa a báli sa veľmi.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Ketika Saul dan orang-orangnya mendengar tantangan itu, terkejutlah mereka dan menjadi sangat ketakutan
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.사울과 온 이스라엘이 블레셋 사람의 이 말을 듣고 놀라 크게 두려워하니라
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Kun Saul ja koko Israel kuuli nämä filistealaisen puheet, valtasi heidät kauhu, ja he pelkäsivät suuresti.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Ouvindo, então, Saul e todo o Israel estas palavras do filisteu, desalentaram-se, e temeram muito.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Saul e tutto Israele udirono le parole del Filisteo; ne rimasero colpiti ed ebbero grande paura
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Sau-lơ và cả Y-sơ-ra-ên nghe những lời của người Phi-li-tin , thì lấy_làm hoảng_hồn , sợ_hãi lắm .
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Sau-lơ và cả Y-sơ-ra-ên nghe những lời của người Phi-li-tin, thì lấy làm hoảng hồn, sợ hãi lắm.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Toen Saul en zijn mannen dit hoorden, raakten zij ontmoedigd en werden bang.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.Οτε ηκουσεν ο Σαουλ και πας ο Ισραηλ εκεινους τους λογους του Φιλισταιου, εξεστησαν και εφοβηθησαν σφοδρα.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.А Саул и целият Израил, когато чуха тия думи на филистимеца, смаяха се и се уплашиха твърде много.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.И услышали Саул и все Израильтяне эти слова Филистимлянина, и очень испугались и ужаснулись.
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.וישמע שאול וכל ישראל את דברי הפלשתי האלה ויחתו ויראו מאד׃
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.ولما سمع شاول وجميع اسرائيل كلام الفلسطيني هذا ارتاعوا وخافوا جدا
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.掃 羅 和 以 色 列 眾 人 聽 見 非 利 士 人 的 這 些 話 、 就 驚 惶 、 極 其 害 怕
Filistlinin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.掃羅 和 以色列 眾人 聽見 非利士人 的 這些話 、 就 驚惶 、 極 其 害怕
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(82:16) так погони их бурею Твоею и вихрем Твоим приведи их в смятение;
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(83:16) Poursuis-les ainsi de ta tempête, Et fais-les trembler par ton ouragan!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Ako čo oheň spaľuje les, a jako plameň zapaľuje a trávi vrchy,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!also verfolge sie mit deinem Wetter und erschrecke sie mit deinem Ungewitter.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!assim persegue-os com a tua tempestade, e assombra-os com o teu furacão.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Come il fuoco che brucia il bosco e come la fiamma che divora i monti
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng nó, Và dùng dông tố Chúa khiến chúng nó kinh khiếp thể ấy.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng_nó , Và dùng dông_tố Chúa khiến chúng_nó kinh khiếp thể ấy .
İlgili Sayfalar