dehşet ile cümle

dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Xin Chúa rút tay Chúa khỏi mình tôi, Và sự hoảng kinh của Chúa chớ làm bối rối tôi nữa.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Xin_Chúa rút tay Chúa khỏi mình tôi , Và sự hoảng kinh của Chúa chớ làm bối_rối tôi nữa .
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.την χειρα σου απομακρυνον απ' εμου και ο φοβος σου ας μη με τρομαξη.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Не отказвай да оттеглиш ръката Си от мене, И нека ме не уплаши ужасът Ти.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.удали от меня руку Твою, и ужас Твой да не потрясает меня.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.כפך מעלי הרחק ואמתך אל תבעתני׃
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.ابعد يديك عني ولا تدع هيبتك ترعبني
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.就 是 把 你 的 手 縮 回 、 遠 離 我 身 . 又 不 使 你 的 驚 惶 威 嚇 我
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.就是 把 你 的 手 縮回 、 遠離 我 身 . 又 不使 你 的 驚惶 威嚇我
Erica Goode Ortaya çıkan sonuç ise, bu kızın oldukça üzücü ve dehşet verici hikayesi oldu.Apare o poveste tristă, îngrozitoare a unei fetițe și a familiei ei prinsă în sărăcie.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.(89:7) ибо мы исчезаем от гнева Твоего и от ярости Твоей мы в смятении.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Albowiem od gniewu twego giniemy, a popędliwością twoją jesteśmy przestraszeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Ale my hyneme od hněvu tvého, a prochlivostí tvou jsme zděšeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Bizony megemésztetünk a te haragod által, és a te búsulásod miatt megromlunk!
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Das macht dein Zorn, daß wir so vergehen, und dein Grimm, daß wir so plötzlich dahinmüssen.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.For vi har gått til grunne ved din vrede, og ved din harme er vi faret bort med forferdelse.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Kajti ginemo od jeze tvoje in vsled srda tvojega smo preplašeni.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Kami terkejut oleh kemarahan-Mu, dan habis binasa oleh murka-Mu
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.우리는 주의 노에 소멸되며 주의 분내심에 놀라나이다
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Lebo hynie od tvojho hnevu a sme predesení tvojou prchlivosťou.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Noi sîntem mistuiţi de mînia Ta, şi îngroziţi de urgia Ta.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Nous sommes consumés par ta colère, Et ta fureur nous épouvante.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Perché siamo distrutti dalla tua ira, siamo atterriti dal tuo furore
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Pois somos consumidos pela tua ira, e pelo teu furor somos conturbados.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Porque con tu furor somos consumidos, y con tu ira somos turbados
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Precies zo vergaat het ons als Uw toorn over ons komt. Deze vernietigt ons.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Sillä me hukumme sinun vihasi voimasta, ja sinun kiivastuksesi voimasta me häviämme pois.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thật , chúng_tôi bị hao_mòn vì cơn giận của Chúa , Bị bối_rối bởi sự thạnh nộ Chúa .
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thật, chúng tôi bị hao mòn vì cơn giận của Chúa, Bị bối rối bởi sự thạnh nộ Chúa.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Thi ved din Vrede svinder vi hen, og ved din Harme forfærdes vi.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Ty vi förgås genom din vrede, och genom din förtörnelse ryckas vi plötsligt bort.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Διοτι εκλειπομεν εν τη οργη σου και εν τω θυμω σου ταραττομεθα.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.Защото довършваме се от Твоя гняв, И от негодуванието Ти сме смутени.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.כי כלינו באפך ובחמתך נבהלנו׃
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.لاننا قد فنينا بسخطك وبغضبك ارتعبنا‎.
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.我 們 因 你 的 怒 氣 而 消 滅 、 因 你 的 忿 怒 而 驚 惶
Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.我 們因 你 的 怒氣 而 消滅 、 因 你 的 忿怒 而 驚惶
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.Bà Ê-xơ-tê thưa: Kẻ cừu thù, ấy là Ha-man độc ác kia. Ha-man bèn lấy làm khiếp vía trước mặt vua và hoàng hậu.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.És monda Eszter: Az ellenség és gyûlölõ, ez a gonosz Hámán! Akkor Hámán megrettene a király és királyné elõtt.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.에스더가 가로되 대적과 원수는 이 악한 하만이니이다 하니 하만이 왕과 왕후 앞에서 두려워하거늘
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.И Естир каза: Противникът и неприятелят е тоя нечестив Аман. Тогава Аман се смути пред царя и царицата.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.И сказала Есфирь: враг и неприятель – этот злобный Аман! И Аман затрепетал пред царем и царицею.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.ותאמר אסתר איש צר ואויב המן הרע הזה והמן נבעת מלפני המלך והמלכה׃
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.فقالت استير هو رجل خصم وعدو هذا هامان الردي. فارتاع هامان امام الملك والملكة.
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.以 斯 帖 說 、 仇 人 敵 人 就 是 這 惡 人 哈 曼 . 哈 曼 在 王 和 王 后 面 前 就 甚 驚 惶
Ester, ‹‹Düşmanımız, hasmımız, işte bu kötü Hamandır!›› dedi. Haman kralla kraliçenin önünde dehşete kapıldı.以斯帖說 、 仇人 敵 人 就是 這惡人 哈曼.哈曼在王 和 王后 面前 就 甚 驚惶
Eveeet, dehşet!Ayyyy, nuit!
Eveeet, dehşet!Jeeeej, temnota!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Angst, valkuilen en valstrikken zijn nog steeds uw lot, o mannen van de aarde.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Darum kommt über euch, Bewohner der Erde, Schrecken, Grube und Strick.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Dengarlah, hai seluruh penduduk bumi! Kegemparan, perangkap dan jerat menantikan kamu
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Faror, fallgropar och fällor vänta eder, I jordens inbyggare.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Groaza, groapa, şi laţul, vin peste tine, locuitor al ţării!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Groza in jama in zadrga ti prete, o prebivalec zemlje!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Gru og grav og garn over dig, du som bor på jorden!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Gru og Grav og Garn over dig, som bor på Jorden!
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Hỡi dân cư trên đất, sự kinh hãi, hầm và bẫy đến trên ngươi.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Hỡi dân_cư trên đất , sự kinh_hãi , hầm và bẫy đến trên ngươi .
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Hrůza a jáma a osídlo tě očekává, ó obyvateli země.
Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.Kauhu ja kuoppa ja paula on edessäsi, sinä maan asukas.
İlgili Sayfalar