dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.انا مسكين ومسلم الروح منذ صباي. احتملت اهوالك. تحيرت.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自 幼 受 苦 、 幾 乎 死 亡 . 我 受 你 的 驚 恐 、 甚 至 慌 張
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.我 自幼 受苦 、 幾乎 死亡 . 我 受 你 的 驚恐 、 甚至 慌張
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Also spricht der HERR HERR: Führe einen großen Haufen über sie herauf und gib sie zu Raub und Beute,
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Bo tak mówi panujący Pan: Przywiodę na nie wojsko, a poddam je na potłukanie i na łup;
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.For så sier Herren, Israels Gud: Jeg vil føre en folkeskare frem mot dem og overgi dem til mishandling og ran.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.나 주 여호와가 말하노라 내가 군대를 거느리고 와서 치게 하여 그들로 학대와 약탈을 당하게 하리니
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Lebo takto hovorí Pán Hospodin: Doviesť hore na ne shromaždenie a dať ich za postrk a za lúpež!
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Mert így szól az Úr Isten: Hozzanak rájok gyülekezetet, és adják õket bántalmazásra és ragadományra.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Nebo takto praví Panovník Hospodin: Přivedu na ně vojsko, a dám je v posmýkání i v loupež.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Pois assim diz o Senhor Deus: Farei subir contra elas uma hoste e as entregarei ao tumulto e ao saque.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.TUHAN Yang Mahatinggi berkata, "Panggillah segerombolan orang untuk menyiksa dan merampok kedua pelacur itu
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Защото така казва Господ Иеова: Ще доведа множество против тях, и ще ги предам да бъдат тласкани и разграбени.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.Ибо так сказал Господь Бог: созвать на них собрание и предать их озлоблению и грабежу.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.כי כה אמר אדני יהוה העלה עליהם קהל ונתן אתהן לזעוה ולבז׃
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.لانه هكذا قال السيد الرب. اني أصعد عليهما جماعة واسلّمهما للجور والنهب.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.主 耶 和 華 如 此 說 、 我 必 使 多 人 來 攻 擊 他 們 、 使 他 們 拋 來 拋 去 、 被 人 搶 奪
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Onları dehşete düşürecek, mallarını yağmalayacak bir kalabalık salacağım üzerlerine.主 耶和華 如此 說 、 我 必 使 多 人 來攻擊 他 們 、 使 他 們拋來拋 去 、 被人 搶奪
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Ale jak je možné, že jestli je to má matka, nemám z toho radost?" Nebo hrůzu, jak se také někdy může stát?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."De ha ez az anyám, miért nem érzek melegséget?" Vagy félelmet, adott esetben. Igaz?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi. Gülüşmeler)"Cum de e mama, iar eu nu simt nici o căldură?..." ...Sau teroare?", după caz?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Jos tämä on äitini, miten voin olla tuntematta lämpöä?" Tai kauhua, niinkin voi käydä?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi." 이 사람이 저의 어머니라면, 왜 제가 모정을 느끼지 못하죠?"라고 합니다, 또는, 무서움이 될 수 있겠죠? 만일 경우가 그렇다면요.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.lui dice, "Ma come mai, se è mia madre, non avverto nessun calore?" O terrore, a seconda del caso? Giusto?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Maar als dat mijn moeder is, waarom voel ik dan geen warmte?" Of doodsangst, dat zou natuurlijk ook kunnen.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Mas como é que, se é a minha mãe, não sinto qualquer apego?" — ou pavor, consoante o caso.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Але як же, якщо це - моя мати, я не відчуваю тепла?" Або жаху, як іноді теж трапляється? Правильно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi."Но как же, если это моя мама, я не испытываю тепла?" Или страха, как иногда случается? Верно?
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.הוא אומר "אם זאת אמא שלי, איך אני לא מרגיש חם בלב?" או אימה, כן? תלוי באיזו אמא.
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.يقول، "ولكن لماذا، إذا هي أمي، لا أشعر بالدفء؟" أو بالرهبة، على حسب الحالة؟ صحيح؟
"Eğer annemse nasıl olur da bi sıcaklık hissetmem?" veya dehşet, duruma göre değişir tabi.「恐怖」ということもあるかもしれませんよね? (笑)
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Als Australië morgen verdwijnt, is angst waarschijnlijk de juiste reactie.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Dacă Australia ar dispărea mâine, teroarea ar fi, probabil, răspunsul potrivit.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Falls Australien morgen verschwindet, ist Terror vermutlich die richtige Bezeichnung.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Hvis Australien forsvinder i morgen, er rædsel nok den rigtige reaktion.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.만약에 내일 호주가 없어진다면 공포감을 가질만 하겠죠.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Si Australia desapareciera mañana, el terror es probablemente la respuesta correcta.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.Si l'Australie disparaissait demain,
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.אם אוסטרליה תיעלם מחר, אימה תהיה תגובה הגיונית.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.اذا أختفت استراليا غداً، الإرهاب على الأرجح هو الرد الصحيح.
Eğer Avustralya yarın yok olsa, terrör (dehşet) muhtemelen doğru tepki olurdu.恐怖はたぶんふさわしい反応です 大勢の本当に優しい人が亡くなるからです
Eğer madalyonu Muz Kralı'na götürmezsek... Girdap yeniden açılır ve yüz yıllık bir dehşet saçar!Pokud nevezmeme amulet do banánového království, vír se otevře a vypustí na nás tisíciletou temnotu.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.allontana da me la tua mano e il tuo terrore più non mi spaventi
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Aparta de mí tu mano, y no me espante tu terror
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.berhentilah menyiksa aku, dan janganlah Kautimpa aku dengan kedahsyatan-Mu
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.desvia a tua mão rara longe de mim, e não me amedronte o teu terror.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.din hand må du ej låta komma mig när, och fruktan för dig må icke förskräcka mig.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Din Hånd må du tage fra mig, din Rædsel skræmme mig ikke!
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.곧 주의 손을 내게 대지 마옵시며 주의 위엄으로 나를 두렵게 마옵실 것이니이다
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.laß deine Hand fern von mir sein, und dein Schrecken erschrecke mich nicht!
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Odtegni od mene roko svojo, in strah tvoj me ne plaši!
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.ota pois kätesi minun päältäni, ja älköön kauhusi minua peljättäkö;
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Rękę twoję odemnie oddal, a strach twój niech mną nie trwoży.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Retire ta main de dessus moi, Et que tes terreurs ne me troublent plus.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Ruku svou vzdal ode mne, a hrůza tvá nechť mne neděsí.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Ta din hånd bort fra mig, og la ikke dine redsler forferde mig!
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Trage-Ţi mîna de pe mine, şi nu mă mai turbura cu groaza Ta.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Trek Uw hand van mij terug en jaag mij geen angst aan voor Uw verschrikkelijk oordeel.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Vedd le rólam kezedet, és a te rettentésed ne rettentsen engem.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.Vzdiaľ svoju ruku odo mňa a nech ma nedesí tvoja hrôza!
İlgili Sayfalar