dehşet ile cümle

dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dehşet zordu.Ήταν εξαιρετικά δύσκολο.
Dehşet zordu.Беше много трудно.
Dehşet zordu.Було неймовірно важко.
Dehşet zordu.Невероятно трудно.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.Engkau dibangun atas dasar keadilan, dijauhkan dari kengerian dan penindasan
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.i Retfærd skal du grundfæstes. Vær tryg for Vold, du har intet at frygte, for Rædsler, de kommer dig ikke nær!
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.너는 의로 설 것이며 학대가 네게서 멀어질 것인즉 네가 두려워 아니할 것이며 공포 그것도 너를 가까이 못할 것이라
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.בצדקה תכונני רחקי מעשק כי לא תיראי וממחתה כי לא תקרב אליך׃
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.بالبر تثبتين بعيدة عن الظلم فلا تخافين وعن الارتعاب فلا يدنو منك.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因 公 義 得 堅 立 . 必 遠 離 欺 壓 、 不 至 害 怕 . 你 必 遠 離 驚 嚇 、 驚 嚇 必 不 臨 近 你
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因公 義 得 堅立 . 必遠離 欺壓 、 不至 害怕 . 你 必遠離驚嚇 、 驚嚇 必 不 臨 近 你
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Byla tohle všechno velká chyba? To je dobrá otázka. Jistě to může často vypadat, že byla.
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Când te uiti doar la ororile care au avut loc pe acest Pamant si care sunt în curs de desfasurare acum.
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Esta é uma boa questão e, certamente, parece ter sido.
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Ha végignézel a szörnyűségeken, amelyek megtörténtek a Földön és történnek ebben a pillanatban is...
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Kiedy spojrzymy na okropieństwa, które miały miejsce na Ziemi i te, które mają miejsce teraz.
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Was dit allemaal één grote vergissing?
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.Това е добър въпрос и със сигурност понякога изглежда точно така.
Dünyamızda olmuş olan ve olmakta olan dehşete baktığınız zaman gerçekten de büyük bir hataydı gibi duruyor.いまも続いているのが分かります。 こう考える人もいます。私はこんなのは嫌だ、
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Ako je porúbané a skrúšené kladivo celej zeme! Jako je Babylon obrátený na pustú pustinu medzi národami!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Cái búa của cả đất đã bị bẻ gãy là dường nào ! Ba-by-lôn đã trở_nên hoang_vu gia các nước là dường nào !
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Cái búa của cả đất đã bị bẻ gãy là dường nào! Ba-by-lôn đã trở nên hoang vu gia các nước là dường nào!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Cum s'a rupt şi s'a sfărîmat ciocanul întregului pămînt! Babilonul este nimicit în mijlocul neamurilor!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Eh quoi! il est rompu, brisé, le marteau de toute la terre! Babylone est détruite au milieu des nations!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Hogy elmúlott és összetört az egész föld põrölye! milyen útálatossá lett Babilon a nemzetek között.
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Hvor er dog al Jordens Hammer knækket og brudt, hvor er dog Babel blevet til Rædsel blandt Folkene!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Jakž by posekáno a polámáno býti mohlo kladivo vší země? Jak by k užasnutí Babylon býti mohl mezi národy?
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Kako je razsekano in zdrobljeno kladivo vse zemlje! Kako je Babilon v strmenje med narodi!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!온 세계의 방망이가 어찌 그리 꺾여 부숴졌는고 바벨론이 어찌 그리 열방 중에 황무지가 되었는고
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Πως συνεθλασθη και συνετριβη η σφυρα πασης της γης πως εγεινεν η Βαβυλων εις θαμβος μεταξυ των εθνων.
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Как разбит и сокрушен молот всей земли! Как Вавилон сделался ужасом между народами!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!Как се счупи и сломи Чукът на целия свят! Как се обърна Вавилон на пустота между народите!
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!איך נגדע וישבר פטיש כל הארץ איך היתה לשמה בבל בגוים׃
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!كيف قطعت وتحطمت مطرقة كل الارض. كيف صارت بابل خربة بين الشعوب.
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!全 地 的 大 錘 、 何 竟 砍 斷 破 壞 . 巴 比 倫 在 列 國 中 、 何 竟 荒 涼
Dünyanın balyozu Nasıl da kırılıp paramparça oldu! Babil uluslar arasında nasıl dehşet oldu!全 地 的 大錘 、 何 竟 砍 斷 破壞 . 巴比倫 在 列國 中 、 何竟 荒涼
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(87:16) Я несчастен и истаеваю с юности; несу ужасы Твои и изнемогаю.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.(88:16) Je suis malheureux et moribond dès ma jeunesse, Je suis chargé de tes terreurs, je suis troublé.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Din tinereţă, sînt nenorocit şi trag să mor, sînt cuprins de spaimele Tale, şi nu ştiu ce să mai fac.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Elendig er jeg og Døden nær, dine Rædsler har omgivet mig fra min Ungdom;
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.ért vetsz el hát Uram engem, [és] rejted el orczádat én tõlem?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Estou aflito, e prestes a morrer desde a minha mocidade; sofro os teus terrores, estou desamparado.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.HERE, waarom verwerpt U mij? Waarom wilt U mij niet zien?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Hvorfor, Herre, forkaster du min sjel? Hvorfor skjuler du ditt åsyn for mig?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Ich bin elend und ohnmächtig, daß ich so verstoßen bin; ich leide deine Schrecken, daß ich fast verzage.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.내가 소시부터 곤란을 당하여 죽게 되었사오며 주의 두렵게 하심을 당할 때에 황망하였나이다
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Miksi, Herra, hylkäät minun sieluni, miksi peität kasvosi minulta?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Perché, Signore, mi respingi, perché mi nascondi il tuo volto
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Prečo, ó, Hospodine, zamietaš moju dušu? Prečo skrývaš predo mnou svoju tvár?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Pročež, ó Hospodine, zamítáš mne, a tvář svou skrýváš přede mnou?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Przeczże, o Panie! odrzucasz duszę moję, a zakrywasz oblicze twoje przedemną?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Sejak kecil aku sengsara dan diincar maut, aku kepayahan menanggung hukuman-Mu
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Siromak sem in blizu smrti od mladosti svoje, strahove tvoje prenašam in sem izbegan.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Tôi bị hoạn nạn hòng chết từ buổi thơ ấu; Tôi mang sự kinh khiếp Chúa, và bị hoảng hồn.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Tôi bị hoạn_nạn hòng chết từ buổi thơ_ấu ; Tôi mang sự kinh khiếp Chúa , và bị hoảng_hồn .
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Varför förkastar du, HERRE, min själ, varför döljer du ditt ansikte för mig?
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Yo estoy pobre y abatido; desde mi infancia he cargado tus terrores. ¡Ya no puedo más
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.Ειμαι τεθλιμμενος και ψυχομαχων εκ νεοτητος δοκιμαζω τους φοβους σου και ευρισκομαι εν αμηχανια.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.От младини съм угнетен и бера душа; Търпя твоите ужаси, и в изумление съм.
Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım, Dehşetlerinin altında tükendim.עני אני וגוע מנער נשאתי אמיך אפונה׃
İlgili Sayfalar