defa ile cümle
defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başarılı oyunculuğu kendisine iki defa Emmy Ödülü, bir defa da Tony Ödülü getirmiştir.Dafür wurde er zum zweiten Mal mit einem Tony Award ausgezeichnet.
Yani darbe etkisi 2 defadır.Influenza nahm zwei.
Belli, Kuzey ve Orta İtalya boyunca birkaç defa seyahat ediyordu.Belli unternahm Reisen nach Nord- und Mittelitalien.
İlk defa bu isimle 23.Uluslararası Adana Film Festivali düzenlenmiştir.Der Film wurde in Europa zum ersten Mal auf dem 32. Göteborg International Filmfestival aufgeführt.
Yine o dönemde Bakırköyspor'a gitme durumu oldu ancak bu defa da bir sakatlık yaşadı.Sie gewannen zwar wieder, doch auch diesmal kam es zum Skandal.
Şut yarışması ilk defa uygulanmıştır.Das Turnier wurde zum ersten Mal ausgetragen.
Televizyona ilk defa 2008 MTV Video Müzik Ödüllerinde Travis Barker ve DJ AM ile beraber çıktı.Anfang September 2008 trat Cudi an der Seite von Travis Barker und DJ AM bei den MTV Video Music Awards auf.
Ama bu defa evliliklerinde daha büyük sorunları vardır.Sie erzählen ihm diesmal von den immensen Verbesserungen in ihrer Ehe.
İlk defa MKE Ankaragücü-İstanbulspor maçında görev yapmıştır.Erstmals wurde die Meisterschaft im Ligaspielbetrieb ausgetragen.
Bulgaristan, Eurovision Şarkı Yarışması'na ilk defa 2005 yılında katılmıştır.Bulgarien nahm erstmals 2005 am Eurovision Song Contest teil.
Öykü ilk defa 19 Ağustos 1843'te The Saturday Evening Post adlı gazetede yayımlandı.Sie wurde von ihm erstmals 1841 in der Saturday Evening Post veröffentlicht.
İlk defa 1999'dan beri Takım zaman yarışı yoktu.Erstmals seit 1999 gab es bei dieser Ausgabe der Tour kein Mannschaftszeitfahren.
Kayıt kafası her defasında bandın bir bölümüne kayıt yapar.Er kannte die Frequenz jeder Note auf dem Griffbrett im Kopf.
Birçok defa tutuklanmış, ama kısa süre sonra serbest bırakılmıştır.Dort wurde er mehrmals verhört, kam aber danach kurzzeitig wieder frei.
1999 yılında organizasyon ilk defa Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yapılmıştır.Im Jahr 2013 veranstaltete die Serie zum ersten Mal Rennen außerhalb der Vereinigten Staaten.
Dünya kupasına bir defa 2003 yılında katılmış ve yedinci olmuştur.Die Türkei nahm 2003 erstmals am World Cup teil und wurde Siebter.
Takımında Defans pozisyonunda görev almaktadır.Jedoch nimmt er in der Nationalmannschaft die Position auf der rechten Angriffsseite ein.
"Mother Simpson" (yedinci sezon, 1995) bölümünde, babaannesi Mona Simpson ile ilk defa karşılaşır.In Wer ist Mona Simpson? trifft Lisa das erste Mal ihre Großmutter väterlicherseits.
Bu kupayı 3 defa kazanan ilk oyuncu oldu.Damit ist sie die einzige Schauspielerin, die den Preis dreimal gewonnen hat.
Birkaç defa onarıldıktan sonra 1860'ta yıkıldı.Nach mehrfachen Umbauten wurde es schließlich 1872 abgerissen.
Son yüzyıllarda birkaç defa Tengriciliği modernleştirme ve canlandırma denemeleri yapılmıştır.In den letzten Jahrhunderten wurden einige Versuche unternommen, den Tengrismus neu zu strukturieren.
Daha sonra Luke, Percy'i defalarca öldürmeye çalışmıştır.Saul versuchte daraufhin mehrmals, ihn zu töten.
Genellikle defansın solunda oynamaktadır.Sie spielt meist auf Linksaußen.
Bloch teorisi, ilk defa Felix Bloch tarafından önerilmiştir.Magnonen wurden zuerst durch Felix Bloch als theoretisches Konzept eingeführt.
104 yıllık rekabette iki takım daha önce üç yüz yetmiş dört defa karşılaştılar.Beide waren zuvor mit 107 Länderspielen schon einmal gleichzeitig Rekordnationalspieler.
İlk defa 1961 yılında ışık vericisi olarak gaz lazer kullanıldı.2000 konnte zum ersten Mal Flüssigerdgas exportiert werden.
Trende de aynı şeyi söylemişti ancak bu defa sarhoş değildi ve gülmüyordu.Er befand sich wieder auf der Außenbahn, ging jedoch diesmal nicht vom Gas.
Bundan sonra ise 1882'de üçüncü defa Viyana'ya büyükelçi olarak gitti.Daraufhin wurde Wien zum zweiten Mal nach 1891 als Kongressort gefunden.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.Damit wurde das von den Verfassungsvätern geschaffene System der Senatorenwahl erstmals abgeändert.
Haziran 1698';de üçüncü defa Sedaret kaymakamı olarak görevlendirildi.Am 3. Juli 1698 erklang die Orgel zum ersten Mal im Gottesdienst.
Bir defalık bir durum veya olay tasvir edilir.Daraus wird ein Wort oder Bild zufällig ausgewählt.
Yarış bir defa daha Etiyopya'lı ve Kenya'lı koşucuların egemenliği altındaydı.Die Wettbewerbe wurden abermals von südkoreanischen und chinesischen Athleten dominiert.
Türkiye'de ilk defa hava durumu bülteni hazırlayıp sunan kişi olarak tanınmaktadır.Es ist allerdings nicht mehr ermittelbar, wann er erstmals in Europa gehalten und gezüchtet wurde.
Sahneye ilk defa Küçük Tiyatro’da “Kara Boncuk” adlı oyun ile çıktı.Zum ersten Mal bringt er so schwarze Tänzerinnen auf die Bühne.
7 Haziran seçimlerde, 2002'den bu yana ilk defa bir parti tek başına iktidar olamadı.2002 wurde zum ersten und bislang einzigen Mal eine Delegation zu Winterspielen geschickt.
İlk defa, 28 Mart 1991 tarihinde ABD'nin Fox Broadcasting Company kanalında yayınlandı.Ab dem 28. März 1999 wurden sie vom US-amerikanischen Sender FOX erstmals ausgestrahlt.
Bu skorla 2006'dan beri ilk defa bir WTA turnuvası finalinde bir oyuncu oyun alamamış oldu.Zum ersten Mal seit 2006 gelangte jemand aus der Schweiz in das Finale des Wettbewerbs.
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.Im Naturschutzgebiet wurden drei Brunnen zur Trinkwassergewinnung gefasst.
Her oyuncuya iki defa üçer kart olmak üzere toplam altışar kart dağıtılır.Dann wird an jeden Spieler drei Mal eine Karte ausgeteilt.
Müze koleksiyonculuğu kavramını ilk defa ortaya atmıştır.Erstmals in Europa wurde hier das Konzept eines Sammlermuseums umgesetzt.
Meseret Defar ise 2004'ten sonra kadınlar 5000 metreyi yeniden kazandı.Derartu Tulu (Äthiopien) gewann nach 1992 hier noch einmal den 10.000-Meter-Lauf.
Ağustos 1752'de nişancılıktan ayrılmış ise de bir yıl sonra dördüncü defa nişancı olmuştur.Nachdem es 1753 abgebrannt war, wurde es im April 1945 ein zweites Mal Opfer der Flammen.
Eser ilk defa 2015 yılında İsrail'de oda versiyonunda sahnelenmiştir.Eine Kammerversion wurde zwei Jahre später, im Juli 2015, zum ersten Mal in Israel aufgeführt.
Bu hücreler ilk defa 1960'larda kuşlarda tespit edilmiştir.1960 wurde die Art erstmals im Mittelmeer nachgewiesen.
Ukrayna ilk defa yarışmaya katılmıştır.Die Ukraine nahm zum ersten Mal teil.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Gelegentlich tritt dieses Bewusstsein erst in der Pubertät oder im Erwachsenenalter auf.
Ama tek bir defa bile bu kavgalarda Kutsal Mızrağı kullanmamıştır.Er hatte durch diese geschickte Diplomatie den Heiligen Stuhl vorerst nicht gegen sich.
Bu defa yediden yetmişe, kadın erkek herkes ellerinde kazma kürekle toplandı.In dieser Zeit häuten sich die Männchen sechs-, die Weibchen siebenmal.
Erginleşene kadar 8-11 defa deri değiştirirler.So benötigen sie etwa die acht- bis zehnfache Zeit einer Zungenweiche für die Umstellung.
Daha önce kayıt yapılmış band her defasında silinerek yerine yeni kayıt alınır.Dieser wird so nur einmal beim Start des Webservers geladen, anstatt bei jeder Anfrage neu.
Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı.Zu dieser Zeit durften sie erstmals eigene Nachnamen annehmen.
İlk defa Japonya'ya geldim.Je suis venu au Japon pour la première fois.
Babası ile ilk defa karşılaştığım yer Tokyo'dur.C'est à Tokyo que j'ai rencontré son père pour la première fois.
Bu defa gitmesine izin vereceğim.Ça va pour cette fois.
İlk defa haklıydı.Il avait raison la première fois.
Hayatınızda kaç defa aşık oldunuz?Combien de fois avez-vous été amoureux dans votre vie ?
Belki de hayatımda ilk defa yiyecekten bu derece etkilendim.C'est peut-être la première fois de ma vie que je suis autant impressionné par de la nourriture.
Bu benim son defa televizyon izleyişim oldu.C'était la dernière fois que je regardais la télévision.
Göden ya da arka bağırsak (rectum): Çok defa kaslı bir kese şeklinde büyümüştür.Par un tir direct ou par un tir vers le ciel qui revient sur la cible (trajectoires tendue et plongeante).
1954'ten itibaren otomobillerin satış fiyatı yıllardır ilk defa azalır.Dès 1954, les prix de vente des automobiles baissent pour la première fois depuis des années.