Ana içeriğe geç
Sözlük

dedikodu ile cümle

dedikodu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kadın, onların dedikodusunu işitince onları davet etti. Onlar için konforlu yerler hazırladı.When she heard of their sly whispers, she sent for them and prepared a banquet.
Psikolojik taciz, sözlü taciz ve tehditten, dedikodu yaymaya kadar pek çok şekilde olabiliyor.That can mean anything from verbal harassment and threats to the spreading of rumours.
Ancak oylamadan önceki haftalar söylenti ve dedikoduyla geçti.The weeks leading up to the vote, however, were marked by rumours and gossip.
Bazı kesimler Surroi ve Şala'nın Daci ve Thaci'ye karşı ittifak kurdukları dedikodusunu yaydılar.Some speculated that Surroi and Shala have joined in an alliance against Daci and Thaci.
Kesintisiz çevrimiçi dedikodu, büyük ölçüde ölümünden sorumlu gibi görünüyor.Incessant online gossip appears to have been largely to blame for her death.
Komşuların evlerinden kaybolan nesnelerle ilgili dedikoduları duyunca mutlu olmaktadır.He is happy to hear rumors of objects disappearing in his neighbors' homes.
Albert Victor'un zekası, cinselliği ve ruh sağlığı pek çok dedikoduya konu oldu.Albert Victor's intellect, sexuality, and mental health have been the subject of speculation.
Ama çıkan dedikoduyu durdurmak için babası bir Cluijs-werck şiiri yazdı.To stop the gossip his father wrote a poem Cluijs-werck.
Yıllarca prens Edward'ın eşcinsel olduğuna dair dedikodular aldı yürüdü.Jahrelang kursierten Gerüchte, dass Prinz Edward homosexuell sei.
Edward'ın kendisi ise bu dedikoduları ta 1990'da boşa giden bir çabayla tekzip etti.Edward selbst hatte die Gerüchte bereits 1990 vergeblich dementiert.
Her yerde olduğu gibi dedikodu oldukça yüksektir.Überhaupt ist der Ahnenkult überall sehr ausgeprägt.
1990 yılının yazında Michael Jackson'ın Bart için albümde şarkı yazacağı dedikoduları yayılmaya başladı.Zuvor gab es Gerüchte, dass Michael Jackson im Sommer 1990 ein Lied für das Simpsons-Album schreibe.
Bu suikastın Vezir Lülü tarafından organize edildiği dedikoduları şehirde yayıldı.Erwartungsgemäß verbreitet sich das Gerücht, der Frauenmörder sei gefasst, in der Stadt.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Meine Stimme verstörte die Leute.
Birbirlerine saldıracaklarına dair dedikodular gezinmekteydi.Sie wirken, als wären sie übereinander gestapelt worden.
Dedikodu başkalarının kişisel ve özel konuları hakkında yapılan konuşmalardır.Die Psychologen kümmern sich in Einzelgesprächen um berufliche und persönliche Probleme der Teilnehmer.
Onlar, özellikle Melisende'nin sadakatsizliği hakkındaki dedikoduları duydular.Dabei kann sie sich von den teils unwürdigen Methoden Melzers überzeugen.
Çok yaygın bir dedikoduya göre Birleşik Devletler iflasın eşiğindeydi.Allgemein herrschte die Ansicht vor, dass sich die USA in der ganzen Sache reichlich lächerlich gemacht habe.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Kindern wird also vermittelt, dass Faulheit, Lügen und Ungehorsam nicht ungestraft bleiben.
Bu dedikoduyu kim yaydı?Qui a propagé ces rumeurs ?
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.En janvier 1441 a eu lieu ici un curieux et pompeux spectacle.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Ses paroles irritèrent tout le monde.
Yalan davalar ve dedikodular başladı.Cela a donné lieu à des rumeurs et des ragots.
Yıllar sonra Senatör Daniel Patrick Moynihan bunları "temelsiz dedikodular" olarak nitelendirdi.Le sénateur américain Daniel Patrick Moynihan appelle ce crime « un lynchage ».
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Elle traite de la propagation de la rumeur.
İnsanların dedikoduyu sevmediği tek zaman dedikoduda onlardan bahsedildiği zamandır.La única vez que a la gente no le gusta el chisme es cuando el chisme se refiere a ellos.
Hakkında ihanet dedikoduları çıkınca yargılandı ve idam edildi.Tras ser detenido es juzgado y acusado de traición.
Tom dedikodu yapmayı seviyor.A Tom piace spettegolare.
Bu dedikoduyu kimin çıkardığını biliyorum.So chi ha messo in giro questa voce.
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.Circolarono pettegolezzi su di lui.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Anche la falsità, adulazione, spergiuro e falso giuramento sono vietati.
Cravan ve Wilde hiç karşılaşmamış olmasına rağmen New York Times bu dedikoduyu yayınladı.Il New York Times pubblicò la diceria, benché Cravan e Wilde non si fossero mai incontrati.
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.Nel gennaio del 1441 in questo campo si svolse un curioso e pomposo spettacolo.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Essi vengono incolpati di aver dato inizio alla rissa.
Bu albüm sonrası Beatles'ın yeniden bir araya geleceği dedikoduları başlamıştı.Circolano voci di un'imminente reunion dei Beatles che si esibiranno in concerto.
Turna : Bir Dedikodu Komutanıdır.Principe Vince: È il governatore di Assurdopoli.
Bu dedikoduyu kimin çıkardığını biliyorum.Я знаю, кто пустил эту сплетню.
Dedikodulara kulak asmam.Я не обращаю внимания на слухи.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.Распространились слухи, что это тело принадлежит той самой мусульманской девочке и что она была убита евреями.
Kendisi hakkındaki bilgiler çok kısıtlıdır ve çoğu söylence ve dedikodudan ibarettir.О нём известно немного, и большая часть — слухи.
MTV.com'a göre, şarkının Teenage Dream kaydı esnasında kesilmiş olduğu dedikoduları çıktı.Согласно MTV.com, как известно по слухам, песня была вырезана из финальной версии альбома Teenage Dream.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.Это преступление возмутило всех.
Fakat onu çekemeyenler onun hakkında bir dedikodu uydurmuşlar.Те, кто не относился ни к одному сословию, назывались разночинцы.
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.Это порождает слухи об их отношениях.
Kraliçenin de bununla ilgisi olduğuna dair dedikodular çıktı.В результате сложился заговор против королевы.
Bir dedikoduya göre bir iş adamı ile tanışmış, onunla evlenmeyi planlamaktadır.Позже она рассказывает в столовой, полной людей, как мечтает выйти за него замуж.
Aksi yöndeki dedikodulara rağmen Mayer, 2003'te Heidi Klum ile çıkmadı.وعلى عكس الشائعات المنتشرة فإن ماير لم يواعد Heidi Klum.
Ölümünün ardında kraliçe Maria Luisa tarafından zehirlendiği dedikoduları çıktı.انتشرت شائعات أنها قتلت مسمومة بواسطة الملكة"ماريا لوسيا.
Dedikodular Ağustos ayında People dergisinin haberiyle başladı.حيث بدأت الشائعات في الانتشار في شهر أغسطس في مجلة People الإخبارية.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.وانتشرت شائعة بأن الجثة هي للفتاة المسلمة المفقودة وأنها تعرضت للقتل على يد اليهود.
Bu onun hakkında dedikodular çıkmasına neden oldu.تركه هذا عرضةً بالتالي للشائعات.
Kasım 1945'te Lai Teck’i dedikodulara karşı savunur.أفاد لويل صن في نوفمبر 1945 بأن الرقيب.
Dedikodu ihanettir.) sloganı seçilmiştir.Foi escolhido o slogan Le Rendez-Vous (O Encontro).
In Touch Weekly, Amerikan ünlüler hakkında dedikodu dergisidir.A FLASH! é uma revista semanal portuguesa sobre celebridades.
İnternet üzerinden imzasız, çok kolay dedikodu çıkabiliyor.A propagação desses boatos na internet pode ser muito rápida.
Dedikoduyu ve aynı zamanda kesin bir sessizliği simgeler.Em seguida a essa mensagem, silêncio total.
Saray halkı bu ikilinin sevgili olduğuna dair dedikodular yaymışlardı.A imprensa brasileira noticiou que ambos eram amantes.
Kötü niyetli, dedikoducu, ikiyüzlü biri.Vocês são mentirosos, açougueiros e hipócritas.
Bu suikastın Vezir Lülü tarafından organize edildiği dedikoduları şehirde yayıldı.Quase todas as conversas conduzidas pelo Partido Comunista da Romênia foram ouvidas por esse departamento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod