Ana içeriğe geç
Sözlük

dedikodu ile cümle

dedikodu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O, dedikoduyu sever.She loves gossip.
Son zamanlarda onun hakkında birçok dedikodu var.There's a lot of gossip about her lately.
Sami onun sadece ofis dedikodusu olduğunu söyledi.Sami said that was just office gossip.
Arkamdan dedikodumu yapmayın.Don't talk behind my back.
Tom çok dedikodu yapar mı?Does Tom gossip a lot?
İşleri güçleri dedikodu.All they do is gossip.
Dedikodu bitirdin mi?Have you finished gossiping?
O ve kocasının yalan ve dedikodu kurbanı olduğunu söyledi.She said that she and her husband were victims of lies and gossip.
Olga yaşadığı sürece, onun geleceği ile ilgili evlilik dedikoduları Rusya'da büyük bir konuydu.During her lifetime, Olga's future marriage was the subject of great speculation within Russia.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.He was charged for spreading rumours.
Yıllar sonra Senatör Daniel Patrick Moynihan bunları "temelsiz dedikodular" olarak nitelendirdi.(Decades later Senator Daniel Patrick Moynihan called it "baseless corridor talk.")
Kasım 1945'te Lai Teck’i dedikodulara karşı savunur.In November 1945 she defended Lai Teck against rumours of disloyalty.
İsmet Paşa'nın Ankara'ya gelmesi dedikoduların başlamasına neden oldu.İsmet pasha’s coming to the Ankara caused the gossips to start.
Dedikodu başkalarının kişisel ve özel konuları hakkında yapılan konuşmalardır.Gossip is idle talk or rumour about the personal or private affairs of others.
In Touch Weekly, Amerikan ünlüler hakkında dedikodu dergisidir.In Touch Weekly is an American celebrity gossip magazine.
Guevara'nın ortadan kayboluşu ile ilgili Küba içinde ve dışında pek çok dedikodu yayıldı.Still, rumors spread both inside and outside Cuba concerning the missing Guevara's whereabouts.
21 Şubat'ta, 2010-2011 NBA Sezonu'nun en çok merak edilen takas dedikodusu gerçekleşti.They also clinched the 2010–11 NBA season's worst record.
Çünkü yapılan dedikodular herkesi rahatsız etmişti.The results of the game were disturbing to all of those involved.
Bu albüm sonrası Beatles'ın yeniden bir araya geleceği dedikoduları başlamıştı.Originally, the album was to be called The Beatles Again.
Muhtar Sefer, Ali'nin annesini öldürdüğü dedikodusunu yayar.Alice finally gets the courage to tell her mother what happened.
Honduras medyasında, darbede İsrail ve Yahudilerin parmağı olduğu dedikoduları yayıldı.Rumors swirled throughout the Honduran media of Jewish and Israeli involvement in the coup d'état.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Falsehood, flattery, perjury and false swearing are also forbidden.
Fakat onu çekemeyenler onun hakkında bir dedikodu uydurmuşlar.Even those who disagreed with him found him a man to respect."
Richard'ın bu dedikoduları önlemek için bir açıklama yapmaya hazırlandığı bildirilmektedir..She warns Richard to expect a run of horrific events.
Fakat bu dedikodular, Bieber tarafından 2013 Ocak'ta doğrulanana kadar netlik kazanmamıştır.However, none of those efforts went anywhere before Bonner retired in 2013.
Evet, dedikodular doğru.Yep, that rumor's true.
Sadece dedikodu.Oh, rumors.
Böyle dedikodulara çok sık konu olurum.Wherever I go, those rumors seem to follow.
Hakkımızda çıkmış bir dedikodu var.We already have history together, we even had a scandal.
Nişanlanmamıza ek olarak, Dae Han Grup'un... ...monarşiyi kullanmaya çalıştığı dedikoduları var.There are already rumors stating that the Daehan Group is using the royal family for money purposes.
İnsanlar bu dedikoduların doğru olduğuna inanacaktır.Then the people will think the rumors are true.
Özetle böyle. Size yönelen dedikoduları temizlemenin en iyi yolu bu.It is always best for the authority to explain.
Dedikodular unutulana kadar, bunu yapacağız.Until the rumors die down, we'll do as you say.
Yani bırakın arabalar dedikodunuzu yapsın.So let your car gossip about you.
Dedikodulara göre organizasyondaki her adam... küçüklüklerinden beri Patron tarafından yetiştirilmişFrom what I hear, all men in the organisation... have been trained by the boss since they were kids
Dedikodunun ve bağırışların arasında boğulan sessiz bölümler artık duyulabiliyordu.Quiet parts could be heard that would have been drowned out by all the gossiping and shouting.
Dedikodu, dedikodudur.Rumors are just rumors.
Hiçbir dedikodu çıkmayacak.There won't be any rumors.
Sana yardım etmek istesem bile... ...yapamam, çünkü okulda dedikodular başlayabilir.Even if I wanted to help you, I can't, for fear of starting rumors at school.
Bu dedikodu doğru mu?Is that rumor true?
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.There must be a fun rumor going around.
Demek istediğim, oldukça dedikoducu, şu telgraflar.They all bitched about each other.
Sözlerim onun benim tatlı aşk dedikodusunu yapmak, Ve onun bana:My words would bandy her to my sweet love, And his to me:
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET And why, my lady wisdom? hold your tongue, Good prudence; smatter with your gossips, go.
Bir dedikodu kase o'er, bunu gerek yok Çünkü burada ağırlık Utter.Utter your gravity o'er a gossip's bowl, For here we need it not.
Dedikodular dolaşıyordu:There was a murmur:
Prenses asılsız dedikodulara hedef olsun istemedim.I didn't want the princess to suffer because of a small rumour like that.
Aslında sen... ...3. sınıf dedikodulara konu olmaya bile değmezsin.You are just below the level of celebrities... just quick fame.
Sadece biri hakkındaki bir dedikoduydu.It isn't a full entry, but talking about someone.
Ayrıldığımız dedikoduları mı?Rumors we broke up?
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weeping, giving birth and speaking ill of her neighbors.
Yaydığın dedikodular yetmedi bir de onları buraya mı getiriyorsun ?Spreading rumors wasn't enough, so you even brought them here?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varSo what if rumors were to spread? What's there to feel sorry about?
Dur, yoksa gözlerimiz buluşacak ve dedikodu çıkacak.Stop, or our eyes will meet and it will be scandalous.
Yüksek sesle söylediğinde dedikodu olabilecek şeyleri bana anlatabilirsin.You have a loud voice anyway, what if people heard and started rumors?
Huysuz kişi çekişmeyi körükler, Dedikoducu can dostları ayırır.A perverse man stirs up strife. A whisperer separates close friends.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.The words of a gossip are like dainty morsels: they go down into a person's innermost parts.
Odun bitince ateş söner, Dedikoducu yok olunca kavga diner.For lack of wood a fire goes out. Without gossip, a quarrel dies down.
Dedikoducu sır saklayamaz, Oysa güvenilir insan sırdaş olur.A talebearer revealeth secrets: but he that is of a faithful spirit concealeth the matter.
Yazıklar olsun her dedikoducuya ve iftiracıya.WOE TO EVERY slanderer, back-biter,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod