Ana içeriğe geç
Sözlük

dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dede Korkut Kitabında şöyle Kazan Han şöyle seslenir: Han Kazan aydır; "Oğul, oğul, ay oğul!U predgovoru knjizi obraća se svom narodu: „Evo Vam male knjižice, da ju čitate, Vi i djeca Vaša.
Muhammed, dedesi Abdülmuttalib vefat edince kimsesiz kaldı ve onun sorumluluğunu amcası Ebu Talib üstlendi.Kada je Muhamed ostao bez roditelja, a kasnije i bez djeda, Abu Talib ga je uzeo sebi.
Bunlardan biri Evren Dede söylencesidir.Jedan je od crkvenih otaca.
Anne dedesi aracılığıyla onda Sırp soyu vardır.Po majci je šokački Hrvat.
Bir dedektif oynanmaktadır.Postaje privatni detektiv.
Anne ve babalar, bu dede ve ninelerin yanında çocuklarının eğitimine müdahale etmeye kalkışmazlar.Ne želim nikoga da sa svojim rodnim idiotizmom dolazi blizu mojoj djeci.
Baba tarafından büyük dedesi Polonya asıllıdır.Po ocu potječe od starog poljskog roda Nałęcz.
Kendisinin dedesi ve babası Birinci ve ikinci dünya savaşında da savaşmışlar.Njegov djed borio se u Prvom, a otac u Drugom svjetskom ratu.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Kao i u svim prethodnim Andersonovim filmovima, i ovaj završava u usporenoj snimci.
Hart'ın dedesi ABD'nin Georgia eyaletinde dünyaya gelmiştir.Rodio se u gradu Albanyu, država Georgia u SAD-u.
Dedeli köyünün bu sülaleleri hemen hemen bir birleriyle akrabadır.Glavna radnja vrti se oko jednog od tih siročadi.
Büyükbaba veya dede, bir kimsenin annesinin ya da babasının babası.Djed i baka su roditelji od oca i majke.
Bu isim aynı zamanda dedesinin de ismidir.Ime oca je i u ovom slučaju isto tj.
Nâzım Hikmet'in anne tarafından büyük dedesidir.U sklopu Svetišta Majke Božje Trsatske.
Kişi, dedesinin torunudur.Bila je baka jednog unuka.
Özel dedektif Philip Marlowe'un bir arkadaşı cinayet ile suçlanmaktadır.Ovo su kriminalistički slučajevi Philipa Marlowea, Los Angeleskog privatnog detektiva.
Dedem kurşuna dizilmiş.Starčevića prikazan u poprsju.
Soruşturmaya dedektif "L" de dahil edilir.Do vyšetrovania sa onedlho zapája aj záhadný detektív „L“.
Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur.Časový paradox je paradox súvisiaci s cestovaním v čase.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderné detektory sa využívajú aj ako kalorimetre pre meranie energie detegovaného žiarenia.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Píše najmä detektívne romány.
Kendisinin dedesi ve babası Birinci ve ikinci dünya savaşında da savaşmışlar.Howardov otec a dedo obaja bojovali v prvej svetovej vojne.
Dede paradoksu - Zaman yolcusu geçmişe giderek büyükbabasını öldürür.Paradox starého otca - cestovateľ v čase zabije svojho starého otca predtým ako bol splodený jeho otec.
DiCaprio, çocukluğunun bir bölümünü dedesi ve annesi ile Almanya'da geçirdi.DiCaprio prežil časť svojho detstva v Nemecku u prarodičov z matkinej strany, Wilhelma a Helene.
Sherlock Holmes, dedektif kahramanlar içerisinde belki de en meşhur olanıdır.Sherlock Holmes je jeden z najslávnejších fiktívnych detektívov na svete.
Lakin diğer dedektif filmlerinde olduğu gibi, bu film de mutlu sonla biter.Na rozdiel od pôvodnej rozprávkovej predlohy má dej tejto filmovej rozprávky šťastný koniec.
Dergâh Bektaşi tarikâtın Ergiri dedeliğe aittir.Akokoľvek poškodená rúra patrí do servisu.
Ayvaz dede inzivaya çekilir ve 40 gün 40 gece dua ve ibadetle Allah`a yakarır.Joachim preto odišiel hlboko do púšte kde v modlitbách k Bohu a držaním pôstu strávil štyridsať dní.
Nihat bey dedesinden Küpeli hakkında duyduklarını anlattı.Thyestes sa o koži baránka dozvedel z bratovho vychvaľovania.
Pictor (ressam) cognomen'i ise dedesi Gaius Fabius Pictor'dan gelir.Cognomen Pictor dostal po svojom dedovi Gaiovi Fabiovi Pictorovi, ktorý bol maliar (po latinsky pictor).
Yesilyurt haric geri kalanlar Dede Ocagindandir.Bezstopkavce (Eleutherozoa) sú podskupina ostnatokožcov.
Dedelerin adları genellikle torunlara verilir.Meno spravidla vyberajú pre dieťa rodičia.
"İttik Dede".Vstani, o Teti!
Arkadaşı Dedekind'e bu sonuçtan bahsederken "Je le vois, mais je ne le crois pas!"V pismu Dedekindu je to tolmačil z besedami: »Vidim to, ampak tega ne morem verjeti«.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler spravi dedka na tla in mu zmečka glavo z vrati hladilnika.
Dedesi zengin bir çiftliğe sahip ve tüccardı.Njen ded je bil premožen kmet in trgovec.
Optik duman dedektörü bir ışık sensörüdür.Optični detektor dima je v bistvu svetlobni senzor.
İlk ticari duman dedektörleri pazara 1969 yılında girdi.Prvi komercialno zanimivi požarni detektorji so prišli na trg leta 1969.
Ama dedesi ona ihanet eder ve ateş açar.Njen oče jo zažgi in ustreli.
Subay Mayages - Dedektif Victoria del Rosal ....De Soto, komisar rdeče vojske.
Hava örneklemeli duman dedektörleri mikroskobik duman partiküllerini algılama yeteneğine sahiptir.Dimni detektor, ki deluje na principu vzorčenja zraka, je sposoben zaznavanja že mikroskopskih delcev dima.
Herkes kendi isteğine göre hayal görürken Sam'in isteği 2008 yılında bir dedektif olmaktır.Vse življenje sanja, da bi postal detektiv.
Kuba asıllı bu dedektif yedi erkek kardeşinden çok rekabetçidir.V kafesu je preživel vladanje kar treh svojih starejših bratov.
Baskervillerin Köpeği, 1959 İngiltere yapımı Gotik dedektif filmidir.Baskervillski pes, izvirno The Hound of the Baskervilles, je igrani detektivski film iz leta 1939.
Dedeağaç KöyüBabno polje
Paulikienler altı dede ocağı kurmuştur.Dolly je skupno skotila 6 mladičev.
138 yılında dedesi yaklaşık 90 yaşında öldü.Senelis mirė 138 m., sulaukęs beveik devyniasdešimties metų.
Dedesi Cliff Arquette ise komedyendir.Deivido senelis buvo komikas Cliff Arquette.
Dedeyi eski evden yenisine götürürler.Naujas rūbas senam namui.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderniausi detektoriai naudojami ir kaip kalorimetrai aptiktos spinduliuotės dalelių energijai nustatyti.
Dedektifi çeken oyuncu kimliğini açıklar.Policininkas bando išsiaiškinti tapatybę.
Mitolojiden Gerçekliğe Dede Korkut.Mitologijoje kamą įkūnija Kamadeva.
Sarıgöl'de eski bir gelenek olan Olcak Dede her yıl Mayıs ayının ilk Cumartesi günü yapılmaktadır.Prancūzijos kaimuose yra išlikęs senas paprotys kasmet gegužės pirmą sekmadienį švęsti pakalnučių dieną.
Elle ve metal dedektörüyle aranıyorlardı.Naudojo titnaginius ir metalinius dirbinius.
Köyün ulaşımı Göle'ye hem Samandöken istikametinde hem de Dedeşen üzerinde yapılabilmektedir.Pažinimo proceso metu siela gali būti orientuota ir į išorę, ir į save.
Lorenzo, Muhteşem lakabıyla anılan dedesi Lorenzo de' Medici'nin adını taşıyordu.Legenda skelbia, kad jo kūrėjas buvo Lorenzo de' Medici.
Abdülmuttalib: Dedesi.Rimutė Rimantienė. Grandukas.
Daha sonra, 1915-1921 yılları arasında Pinkerton Dedektiflik Bürosu'nda özel dedektif olarak çalıştı.Aastatel 1915–1921 töötas mees Pinkertoni eradetektiivibüroos (Pinkerton National Detective Agency).
Hem dedesi hem de babası İngiliz Ordusu'nda görev yapmıştır.Nii tema isa kui ka vanaisa olid Briti armee ohvitserid.
O da biraz paranoyak bir dedektif olan Del Spooner'dır.Peategelane on uurija Del Spoonerit mängiv Will Smith.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dede ile cümle - Sayfa 28 - dede kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App