dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dedektif film. "Scenografia filmowa".
Yaşlı adam, dede.Mati, staroż.
Dedesinin adı Mecduddin İsa ve babasının adı Muslihhidin Musa'dır.Jego prorok to Mojżesz, czyli Musa.
Caminin kıble tarafında caddenin karşısında Örümceksiz Dede türbesi bulunmaktadır.Wzdłuż ulicy Słowackiego stoją stare przedwojenne wille Torunia.
Polis Merkezi'nde dedektif olarak çalışır.Pracuje w policji jako detektyw wydziału do spraw zwalczania narkotyków.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Jest bardzo wścibska i często "bawi się" w detektywa.
Dedektif Diyaz öfke kontrolü konusunda sıkıntılar çekmektedir.Park ma problemy z kontrolą swojej złości.
Caruso 1994 yılında, NYPD Blue dizinde oynadığı Dedektif John Kelly rolüyle Altın Küre Ödülü kazandı.Przełom nastąpił w 1993 roku, kiedy zagrał detektywa Johna Kelly’ego w „NYPD Blue”.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Gdzie były utwory detektywistyczne, nim Poe tchnął w nie iskrę życia?” – pytał.
Dedektif de bu sayede cinayetleri çözecektir.FBI ściga właśnie m.in. tego rodzaju przestępstwa.
Hercule Poirot (Peter Ustinov) - Belçikalı ünlü dedektif.Herkules Poirot – światowej sławy belgijski detektyw.
Mahallenin kurucusunun ismi 'Appak Dede'dir.Przywódcę grupy kolędniczej nazywa się dziadkiem.
Bunlar "Yedi Dedeler" olarak anılmaktadır.Łącznie jest siedem rodzajów "pomocy".
Oyunda iki tane dedektif şeçebilmekteyiz.W kadrze wystąpiło 2 zawodników.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.Callender był jednym z pionierów nowoczesnego sposobu jazzowej gry tubie.
Agatha Christie'nin bu kadın dedektifini sinemada daha önce Margaret Rutherford canlandırıyordu.W rolę babci-detektywa wcieliła się wówczas Margaret Rutherford.
Bir dedektif oynanmaktadır.Jest detektywem śledczym.
Monkey D. Garp (モンキー・D・ガープ) Denizci, yardımcı Amiral, Luffy'nin dedesi."Słomkowy Kapelusz" Monkey D. Luffy – kapitan załogi Słomkowego Kapelusza.
Dede Ömer Rûşenî vefatından birkaç gün önce kendisini halife ilân etti.Zastąpił zwolnionego kilka dni wcześniej Włodzimierza Gąsiora.
İki kâğıttan birine "Katil", öbürüne de "Dedektif" yazılır.Tymczasem okazuje się, że kolejna osoba na własną rękę „odkryła” mordercę.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes'un kendinden yedi yaş büyük ağabeyidir.Mycroft Holmes är Sherlock Holmes sju år äldre bror.
Yani bizim dedelerimiz ve atalarımız oluyorlardı.Vad gömde våra gamla förfäder där?
Dedesi Morris Milk'in bonmarşesi vardı ve bölgedeki ilk sinagogun yapılması için yardımda bulunmuştu.Hans farfar Morris Milk ägde ett varuhus och var en av arrangörerna bakom områdets första synagoga.
Emerson bir özel dedektiftir.Knatterton är en privatdetektiv.
Dedelerinin biri ise tanınmış bir amiral idi.Titeln han hade var storamiral.
Babası Memet Fuat, üvey dedesi Nazım Hikmet'tir.Halfdan Vitben, farfar till Halvdan snälle.
Dedesi zengin bir çiftliğe sahip ve tüccardı.Hennes far var en förmögen jordägare och handelsman.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Säterbo landskommun inkorporerades 1947 i Arboga stad.
Dedelerin adları genellikle torunlara verilir.Ofta gav man sitt namn till ett barnbarn.
1811) 1916 - Richard Dedekind, Alman matematikçi (d.6 oktober - Richard Dedekind (död 1916), tysk matematiker.
Bunun üzerine 15 yaşındayken dedesi tarafından evden kovuldu ve evsiz kaldı.Han är 15 år gammal och har rymt hemifrån.
Dedepınar çok iyi bir mesire yeridir.Bir de okulun yanında "Yukarıpınar" vardır.Hästarna framför även de riktigt svåra rörelserna i den så kallade "skolan ovan mark".
Yaşlı adam, dede.Motsatsen är senior.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Han skriver bland annat samhällskritiska detektivromaner.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.En privatdetektiv uppmanas att komma till en adress.
Karagöl - Dedegöl Dağı üzerindeki göl.Vals; Månsken över Hagaparken.
Beth Smith'in babası ve Morty'nin dedesi (anne tarafından) olan dâhi bir bilim insanıdır.Han är far till Beth Smith och morfar till Morty.
Feleküddin Dündar Bey, babası İlyas ve dedesi Hamid, Selçuklular döneminde bir uç beyidir.Han kommer från en travsläkt där både hans far Ivar och farbror Börje Kihlström var travtränare.
Baba tarafından büyük dedesi ve dedesi Göttingen’de ilahiyat profesörüydüler.Hans farfar och farfars far var professorer i teologi i Göttingen.
Dede Korkut ve Yunus Emre de »hod« sözcüğünü Arapçadaki gibi »kendi« anlamında kullanmaktadırlar.Khuda eller Khoda (persiska: خدا) är det persiska ordet för "Gud".
Hikâye temel olarak "Silahlı Dedektiflik Bürosu" üyelerini ve günlük yaşamlarını takip etmektedir.Історія в основному розповідає про співробітників «Озброєного детективного агентства» та їх повсякденне життя.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Де були детективи до того, як По вдихнув у них життя?».
Abdülmuttalib: Dedesi.Абревіатура — AFA.
Bunlar LISA gibi dedektörler için kaynaktır.Вони є джерелами для детекторів, таких як LISA.
Amacı, küresel kozmik ışın dedektörleri sisteminin yapımında mümkün olduğu kadar çok insanı dahil etmektir.Його мета - залучити якомога більше людей до побудови глобальної системи детекторів космічних променів.
L (エル, Eru) L dünyanın en iyi dedektifidir.エル) — найкращий і найдосвідченіший детектив у світі.
"İttik Dede".Ось де ти, Перрі!".
Sigismund'a ismi dedesi III. Zygmunt Waza'dan ve amcası II. Jan Kazimierz Waza'dan gelmektedir.Названий на честь діда Сигізмунда III і дядька Яна II Казимира Ваз.
Ünlü bir tarihçi olan Eugene Goblet d'Alviella'nın dedesi gibiydi.Був дідом Ежена Гобле д'Альв'єлли, відомого історика.
Dede korkut dua eder ve hikâye biter.Колобок котиться далі й казці кінець.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes'un kendinden yedi yaş büyük ağabeyidir.Ма́йкрофт Холмс (англ. Mycroft Holmes) — рідний брат Шерлока Холмса, старший за нього на сім років.
Kişi, dedesinin torunudur.Ненависть внука до діда.
Onun anne büyük dede Kanada Başbakanı Sir John Abbott'du.По материнській лінії є правнуком канадського прем'єр міністра Джона Аббота.
Böylece geriye dönüp dedesini öldürmesi de mümkün olmayacaktır.Через це Ви не зможете з'явитися на світ і, отже, не зможете вбити свого дідуся.
Bir dedektif oynanmaktadır.Працює інспектором матчів.
Dedelerimiz meşeleri budayarak keserek kendilerine ev yerleri açmışlar.Сусіди просили і їхні хати прикрасити.
Hâlen birçok ilde Hubyar'dan gitmiş dede nüfusu bulunmaktadır.Тому багато хто у Вавилонії був радий приходу Шаррукіна.
Bu sebeple "İmkansızlıklar Dedektifi" diye de anılır.Також відомий під назвою «Дефективний детектив».
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Я з бабусею ходив до магазину.
1841 - İlk dedektif romanı, Morg Sokağı Cinayeti yayımlandı.1841 — опублікована перша детективна розповідь Едгара По («Вбивство на вулиці Морг»).

İlgili Sayfalar