dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şu anda Şaban Dede Sapanlı köyünde yatmaktadır.Теперь Мэри живёт в мрачном особняке своего дяди.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.Оттуда к Бабушке на Елагин завтракать.
Bunlar "Yedi Dedeler" olarak anılmaktadır.Также упоминается как «Семь установлений».
Magnus Celsius (1621-1679), İsveçli astronom ve matematikçi, Anders Celsius'un dedesi.Цельсий, Магнус Николай (1621—1679) — шведский астроном и математик; отец Улофа Цельсия.
Dedelerin adları genellikle torunlara verilir.Такие имена нередко употребляются родителями по отношению к своим детям.
Dedektif John Klute (Donald Sutherland)'un eski bir akadaşı ortadan kaybolur.Джон Клют (Дональд Сазерленд) расследует исчезновение своего знакомого.
Dedesininse Japonya'da albümleri vardır.Дедушка Асами продавал альбомы её матери в Японии.
Odasına döndüğünde daha önce gelmiş olan iki dedektif içeridedir.Неожиданно в дом, в котором они находились, ворвались двое киллеров.
Dedesi de vermek istemez.Однако, дед ему этого не позволяет.
Şaşkın Dedektif (İngilizce: Blue Streak), 1999 yapımı ABD komedi filmi.«Бриллиантовый полицейский» (англ. Blue Streak) — комедийный боевик 1999 года.
(Baba tarafından dedesi Yahudi'dir.)Из еврейской семьи (дед был магидом).
Dedektifin çevresiyle olan ilgi ve ilişkisi, davasına olan temaslarıyla orantılı görünür.У шерифа и частного детектива возникают подозрения относительно её дела.
Dedem, Kastamonu ilinin Tosya ilçesine bağlı bir köydür.Рассказывал дед охотно. – Село наше было плотницкое.
Hercule Poirot (Peter Ustinov) - Belçikalı ünlü dedektif.Детективы: Эркюль Пуаро — знаменитый бельгийский детектив.
Dedektif Diyaz öfke kontrolü konusunda sıkıntılar çekmektedir.Садист, страдает вспышками неконтролируемого гнева.
Bilge can dedeyi sevmez.Недолюбливает Старого Мудрого Эльфа.
Louis Kalhern "Lou" Pickles : Tommy, Dil ve Angelica'nın dedesi ve Stu ve Drew'un babasıdır.Лу Пиклз — дедушка Томми, Дила и Анжелики, отец Стю и Дрю.
Kuzeydoğu tarafında Keskin Dede yatmaktadır.С постели одноглазой бабушки — на север».
1691) ve Müneccimbaşı Ahmed Dede (ö.1613) и Иосиф Дельмедиго (ум.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.От неё Прико переезжает к бабушке.
Babası Harutün Pastırmacıyan, dedesi ise Haçadur Efendi'ydi.Он был зайчиком, а отец — Дедом Морозом.
Hannah Eramus'un dedesinin babasıdır.Гундульф таким образом дядя отца Арнульфа.
Kocasının baba tarafından dedesi Narimantas'tı.В теннис его привел отец Армандо.
Tesadüf devreleri yaygın olarak radyasyon dedektörlerinde ve diğer bilim ve teknoloji alanlarında kullanılır.Задача обнаружения часто встречается в радиолокации и других областях радиотехники.
Aynı zamanda, Poirot W.Mason'un hayali dedektifine de büyük bir benzerlik taşır.Но её хозяину, миллиардеру Брюсу Уэйну, всё равно скучно.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Ведет себя вызывающе, шутит и издевается над полицейскими.
Saldırıda Alevi dedesi Halil Kaya öldü, 20 kişi yaralandı.Погиб сержант Омри Леви, восемь человек ранены.
Dedem Rus Çarı'nın iç muhafızlarının komutanıydı ve son günlere kadar emekli olmamıştı.جدي كان قائد الحرس الداخلي في القيصرية الروسية وإلى نهاية عمره لم يتقاعد.
Dedem Karim Paşa 96 yaşındayken Azerbaycan'dan ayrıldım.عندما وصل جدي كريم باشا ٩٦ سنة من عمره تركت أذربيجان.
Annesi henüz 6 yaşındayken dedesi çocuklarını (annesini ve teyzelerini) toplamış, İstanbul'a göç etmiş.وحينما بلغت أمها السادسة من عمرها جمع جدها أطفاله ( أمها و خالاتها ) ، وهاجر بهم إلى إسطنبول.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.تجربة جايجر واحدة من التقدمات التي شقت الطريق لإجهزة كشف الدخان الحديثة.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.أخيراً تكتشف جثة الرجل ويكتشف القاتل.
Halk rivayetlerine göre Dede Korkut aydın, berrak gözlü dev kızından dünyaya gelmiştir.ووفقا للروايات الشعبية فإن دده قورقوت وُلِد من ابنة عملاق عينه براقةٌ ومضيئة.
Türkiye'de henüz özel dedektiflik yasası çıkmamıştır.في اسكتلندا، لا يوجد مكتب محقق إطلاقًا.
Hong Kong’tan bir dedektif, ünlü bir Çinli suçluyla savaşacak bir Amerikan kumarbazıyla bir araya geliyor.يقوم بطل اللعبة مواطن أمريكي من أصل صيني لمواجهة العصابات الإجرامية المنتشرة في هونغ كونغ.
Büyük dedesi gibi babası ve dedesi de İtalyan bir kadın ile evlendi.انضم إلى والده الذي تزوج امرأة إيطالية.
Dakika ölçen ilk saat örneği Osmanlı saatçisi Meshur Sheyh Dede tarafından 1702'de yapıldı.مثال على ساعة تم قياسها بالدقائق تم إنشاؤها بواسطة صانع الساعات العثماني، ميشور شيه ديدي، في عام 1702.
Bunlar "Yedi Dedeler" olarak anılmaktadır.ويلقب بـ"سبع الدجيل".
1831 - Richard Dedekind, Alman matematikçi (ö.1831 - ريتشارد ديدكايند، عالم رياضيات ألماني.
Fotonların iki dedektörde de eşit sayılarda olduğu gözlemlenmiştir.ذكرت فيلهلمينه أن الاثنين "سرعان ما أصبحا لا ينفصلان.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.تكبر عند جدته مريم - أم أبيه.
Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı.يوهم أبوه وأخوانه يقل في السفر عدة فوائد ...
Dedesi İslâmiyeti sonradan kabul etmiş olan bir Zerdüşt idi.یعقوب بن إسحاق والد الشيخ الكليني والذي كان من علماء عصره وكان يعيش في عصر الغيبة الصغرى.
"Dünyanın En İyi Paranormal Dedektifi" olarak anılır."يوصف أنه أخطر فيلسوف سياسي في الغرب".
Abdülmuttalib: Dedesi.ديرة (نهم) ديرة: بدبي.
Süper Baba'da Şevket Altuğ'un dedesini oynamıştır.رحيل اللاعب الدولي الشهير عمو بابا.
Duman dedektörü, tipik bir yangın göstergesi olan dumanı algılayan bir cihazdır.كاشف الدخان هو جهاز يتحسس للدخان، عادةً يشير إلى وقوع حريق.
Yani bizim dedelerimiz ve atalarımız oluyorlardı.كان أجدادهما وعمهما من زعماء القبائل.
Sarı Dede Türbesi : İlçe merkezindeki Babapınar mahallesinde bulunmaktadır.داي نوري : وهم يقطنون في منطقة أول البهسود.
Hatta, Abdülbâki Nâsır Dede'de de bulunmamaktadır.والمرأة مع الحمل البطنى لا تذهب ال الولادة.
Kütahyalı Seyyid Ebubekir Dede'nin oğullarının en küçüğüdür.كان رءوف عباس هو الابن البكر لوالديه.
Dedektif olayı üslerine rapor etmez ve saklamaya çalışır.صانع الفيديوهات لا يتكلم أو يظهر وجهه ويبقي هويته سرا.
Dedesi Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa'dır.مولانا الوزير الأعظم سليمان باشا يسره.
Kitabeyi de Muğla Rüştiyesi hocalarından ve Şahidi Mevlevihanesi neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi yazmıştır.وأوقع سلتق التركي بمن في صا وشباس من أصحاب جابر، فقتلهم ونفاهم عن تلك البلاد.
Dedektif Dan Anderson, Linda'yla görüştü.حقق المحقق دان انديرسون مع ليندا.
Dede, 'Orada ne yaptığını biliyorum ve bu yaptığın şey büyük bir günah.O avô diz: 'Eu sei o que você estava fazendo aí, e isso é um pecado.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente o detector utilizado nos telescópios era o olho humano.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.Mais tarde, ele se casa com a investigadora particular superpoderosa Jessica Jones, com quem tem uma filha.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Onde estavam as estórias de detetives antes de Poe soprar o sopro da vida nelas?"
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Narrador - Um locutor que narra todas as histórias de detetives do Tom e Jerry.

İlgili Sayfalar