dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hem dedesi hem de babası İngiliz Ordusu'nda görev yapmıştır.Sia il padre che lo zio avevano importanti incarichi presso la Segreteria di Stato.
Terry Crews: Dedektif Teğmen Terence "Terry" Jeffords ekip lideridir.Sergente Terence "Terry" Jeffords (stagione 1-in corso), interpretato da Terry Crews.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.Un poliziotto venne appositamente chiamato per controllare il traffico.
Yaşlı adam, dede.Poveri, vecchi miei.
Bunun için genç dedektif Brian O'Conner görevlendirilir.Il tenente Fred O'Connor viene incaricato delle indagini.
Günlerden birinde, Aziz Dede 160 yaşına gelmiştir.Quel Santo Stefano di 89 anni fa...
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.È lei in seguito, a scoprire il corpo del marito.
Dedeye selam söyleyin.Передайте дедушке привет.
Dedeye selamlarımı iletin.Передайте дедушке привет.
İtalyan ailelerde dede ve nineler çocukların yetiştirilmesine oldukça fazla katkıda bulunurlar.В итальянских семьях бабушки и дедушки оказывают большую помощь в воспитании детей.
O dedene aitti.Он принадлежал твоему дедушке.
Ali'nin dedesi tezhip sanatçısıydı.Дед Али был позолотчиком.
Ali'nin dedesi çini sanatçısıydı.Дед Али занимался росписью по плитке.
Ali'nin dedesi çini ustasıydı.Дед Али занимался росписью по плитке.
Ali'nin dedesi rölyef sanatçısıydı.Дед Али занимался изготовлением барельефов.
Ali'nin dedesi kabartma sanatçısıydı.Дед Али занимался изготовлением барельефов.
Ali'nin dedesi Baptist'miş ve Ali de bir Baptist.Дед Али был баптистом, и Али тоже баптист.
Ali'nin dedesi ahşap oymacıydı.Дед Али был резчиком по дереву.
Dedem Belaruslu bir partizandı.Мой дед был белорусским партизаном.
Onun anne büyük dede Kanada Başbakanı Sir John Abbott'du.Его прадедом по материнской линии был премьер-министр Канады сэр Джон Аббот.
Hikâye temel olarak "Silahlı Dedektiflik Bürosu" üyelerini ve günlük yaşamlarını takip etmektedir.Сюжет в основном повествует о членах «Боевого Детективного Агентства» и их повседневной жизни.
Dedesi Fernando Casablancas da tekstil sektöründe oldukça tanınan bir iş adamıydı.Его дедушка, Фернандо Касабланкас, — известный бизнесмен в сфере текстильной промышленности.
Bunlar LISA gibi dedektörler için kaynaktır.Они являются источниками для детекторов, таких как LISA.
İbrahim Peygamber'in babası Azer, dedesi Nahor’un babası SERUĞ’dur.По некоторым данным, ас-Силафа было прозвищем его прапрадеда Ибрахима.
Onun reklamcı babası Dominic Elwes ve dedesi Simon Elwes çok iyi bilinen Britanyalı portre ressamlarıydılar.Его отец Доминик Элвес и дед Саймон Элвес — известные в Великобритании художники-портретисты.
Genç Dedektif.Молодой полицейский детектив.
Dede paradoksu, zamanda yolculuk ile ilgili bir paradokstur.В данном случае речь идет о парадоксе путешествия во времени.
Babası Don, Tornado Twins'ten biridir ve babasının dedesi ikinci Flash olan Barry Allen'dir.Его отец, Дон, был одним из Близнецов Торнадо, а его дед со стороны отца — второй Флэш, Барри Аллен.
Çocuklara ana okulu çağından itibaren "Lenin Dede" hakkında öyküler anlatılıyordu.Для детей были написаны многочисленные рассказы о «дедушке Ленине».
Kurân'da Îsâ'nın soyağacından olarak annesi Meryem ve dedesi İmran'ın adları zikredilmektedir.مريم بنت عمران‎) — мать исламского пророка Исы (Иисус), отождествляется с Девой Марией.
Bir dedektif oynanmaktadır.Игра в детектив.
Ünlü bir tarihçi olan Eugene Goblet d'Alviella'nın dedesi gibiydi.Был дедом Эжена Гобле д’Альвьеллы, известного историка.
Uzaklıkta bulunan uzaklıkta Bağin (Dedebağ) Köyü’ndedir.Mərzili) — село в Закавказье.
Onlar ayrıca Dashiell Hammett'ın dedektif hikâyelerini okumayı severlerdi.Всегда любит слушать о прошлом миссис Дарбус.
Anne tarafından dedesi Amerikan Devrim Savaşın'da bir generaldi.Дедушка Генри был врачом во время Американской революции.
"İttik Dede".«Прячься, бабушка!
Dedelerinin biri ise tanınmış bir amiral idi.Один из Килениных был адмиралом.
Bunları da atalarımız büyük dedelerimize anlatmışlar.Такие трости делали ещё наши прапрадедушки».
Dedesi İslâmiyeti sonradan kabul etmiş olan bir Zerdüşt idi.Старшим являлся Исачко (Исай) и был он к тому времени уже дедом.
Babasının isminin Ahmed-i Bîzebân ve dedesinin Hasan Efendi olduğu bilinmektedir.Известен под прозвищами Дед Хасан и Дедушка.
Hong Kong’tan bir dedektif, ünlü bir Çinli suçluyla savaşacak bir Amerikan kumarbazıyla bir araya geliyor.Чан сыграет гонконгского детектива, объединяющегося с азартным игроком чтобы найти опасного преступника.
Böylece geriye dönüp dedesini öldürmesi de mümkün olmayacaktır.Из-за этого Вы не сможете появиться на свет и, следовательно, не сможете убить своего дедушку.
Fransız siyahi tenisçi Yannick Noah'ın babası ve siyahi basketçi Joakim Noah'ın dedesidir.Отец французского теннисиста Янника Ноа и дед американского баскетболиста Джоакима Ноа.
Buna rağmen dedesi öldürülmelerini emretti.Приказывает убить мать.
Yaşlı adam, dede.Abuelo — дед).
Üç bölümden oluşan metin, bir komplo teorisi üzerine kurulmuş bir dedektif öyküsü gibi başlar.И начинается цепь загадок, как подобает в детективе.
Monkey D. Garp (モンキー・D・ガープ) Denizci, yardımcı Amiral, Luffy'nin dedesi.Воспитанием Луффи занимался его дед — Манки Д. Гарп, вице-адмирал Морского Дозора.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes'un kendinden yedi yaş büyük ağabeyidir.Майкрофт Холмс (англ. Mycroft Holmes) — родной брат Шерлока Холмса, старше его на семь лет.
Kitap Ölüm ve Cezzar Dede'nin anlattığı sekiz hikâyeden oluşmaktadır.Произведение состоит из 8 книг в которых описывается жизнь и правление персидского царя Кира.
Üç dede kardeş Suriye'den çıkıp o zamanki baskılar nedeniyle Meyrembek'e (İslahiye) gelmişler.И изъбрашася трие брата с роды своими, и пояша по собѣ всю русь, и придоша къ словѣномъ пѣрвѣе.
"Dede ocağımdayım!".Я лучше побуду в пабе!».
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.Для ведения расследования была доставлена специальная группа детективов.
Babası ve dedesi Protestan papazıydı.Его отец, дед и прадед были протестантскими священнослужителями.
Anne ve babaları iş için ABD'ye giden Havuç'la Duygu anneannesiyle dedesinin evine yerleşir.«Деда с бабушкой перевезли на чью -то, не помню, квартиру.
Moran ise bir özel dedektiftir.Жак Моран — частный детектив.
Dedesi Thomas, Prusya Kralı III. Friedrich Wilhelm tarafından Haiti'ye gönderilmişti.Его прадед Томас, бывший уроженцем Бремена, был отправлен на Гаити Фридрихом Вильгельмом III, королём Пруссии.
Hüseyin Dede'nin kim olduğu bilinmemektedir.Неизвестно, какой это Хобгоблин.
Mekke'de dedesi Mûsâ el-Kâzım’ın mezarının yanına defnedildi.В судьбе Мусы принял участие дядя, давший ему воспитание.
Hal ve hareketleriyle dedesi, vaftiz dedesi ve dayıları Fred ve George Weasley'e benzetilir.Похож характером на них и своих дядей, Фреда и Джорджа Уизли.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Где вообще был детективный рассказ до тех пор, пока По не вдохнул в него жизнь?».

İlgili Sayfalar