Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.A vesszõ és dorgálás bölcseséget ád; de a szabadjára hagyott gyermek megszégyeníti az õ anyját.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Didikan dan teguran menjadikan orang bijaksana. Anak yang selalu dituruti kemauannya akan memalukan ibunya
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.채찍과 꾸지람이 지혜를 주거늘 임의로 하게 버려두면 그 자식은 어미를 욕되게 하느니라
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.La vara y la corrección dan sabiduría, pero el muchacho dejado por su cuenta avergüenza a su madre
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.La verga e la correzione danno sapienza, ma il giovane lasciato a se stesso disonora sua madre
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.La verge et la correction donnent la sagesse, Mais l`enfant livré à lui-même fait honte à sa mère.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Metla a kárání dává moudrost, ale dítě sobě volné k hanbě přivodí matku svou.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Nuiaua şi certarea dau înţelepciunea, dar copilul lăsat de capul lui face ruşine mamei sale. -
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Prút a káranie dáva múdrosť; ale rozpustilé decko robí svojej matke hanbu.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Ris och tillrättavisning giver vishet, men ett oupptuktat barn drager skam över sin moder.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Ris og Revselse, det giver Visdom, uvorn Dreng gør sin Moder Skam.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Ris og tukt gir visdom; men en gutt som er overlatt til sig selv, gjør sin mor skam.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Roi vọt và sự quở trách ban cho sự khôn ngoan; Còn con trẻ phóng túng làm mất cỡ cho mẹ mình.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Roi_vọt và sự quở_trách ban cho sự khôn_ngoan ; Còn con_trẻ phóng_túng làm mất cỡ cho mẹ mình .
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Rózga i karność mądrość daje; ale dziecię swawolne zawstydza matkę swoję.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Rute und Strafe gibt Weisheit; aber ein Knabe, sich selbst überlassen, macht seiner Mutter Schande.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Šiba in strah dajeta modrost, deček pa, sam sebi prepuščen, dela sramoto materi svoji.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Vitsa ja nuhde antavat viisautta, mutta kuriton poika on äitinsä häpeä.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Η ραβδος και ο ελεγχος διδουσι σοφιαν παιδιον δε απολελυμενον καταισχυνει την μητερα αυτου.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Розга и обличение дают мудрость; но отрок, оставленный в небрежении,делает стыд своей матери.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.Тоягата и изобличението дават мъдрост, А пренебрегнатото дете засрамва майка си.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.שבט ותוכחת יתן חכמה ונער משלח מביש אמו׃
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.العصا والتوبيخ يعطيان حكمة والصبي المطلق الى هواه يخجل امه.
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.杖 打 和 責 備 、 能 加 增 智 慧 . 放 縱 的 兒 子 、 使 母 親 羞 愧
Değnekle terbiye bilgelik kazandırır, Kendi haline bırakılan çocuksa annesini utandırır.杖打 和 責備 、 能 加增 智慧 . 放縱 的 兒子 、 使 母親 羞愧
Düşünüyorum. Bu sihirli değneklerin olduğu bir kutu değil.Con esos cuchillos no se puede decir que parezca un ángel.
Düşünüyorum. Bu sihirli değneklerin olduğu bir kutu değil.Mit dem Zeug ähneln sie keinem Engel.
Düşünüyorum. Bu sihirli değneklerin olduğu bir kutu değil.Σκέφτομαι ό,τι αυτό δεν είναι ένα έννα κουτί με μαγικά ραβδάκια.
Düşünüyorum. Bu sihirli değneklerin olduğu bir kutu değil.С Вашей челюстью Вы не очень похожи на ангела.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."El mismo creador del Universo nos ha dicho no escatimar la vara, para no estropear al niño.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Il creatore stesso dell'universo ci ha detto di non risparmiare il bastone, per non viziare il bambino.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Itse universumin luoja on kieltänyt meitä säästämästä vitsaa, ettemme pilaisi lasta.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Le créateur de l'univers lui-même nous enseigne de ne pas épargner la baguette, de crainte de gâter l'enfant.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Maga a Teremtő mondta, hogy ne sajnáljuk megvesszőzni a gyereket, különben félreneveljük:
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Người tạo ra vũ trụ, chính ông ấy đã nói với ta rằng thương thì nên cho roi cho vọt:
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."O próprio Criador do universo disse-nos que não poupássemos a vara, para não estragarmos a criança.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Sám Stvoriteľ vesmíru nám povedal, aby sme nešetrili trstenicu zo strachu, že by sme rozmaznali dieťa.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Stvořitel vesmíru nám sám řekl, že je škoda rány, která padne vedle.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Stwórca wszechświata sam powiedział abyśmy nie żałowali rózgi, aby nie rozpuścić swoich dzieci.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Ο Ίδιος ο Δημιουργός του σύμπαντος μας είπε να χρησιμοποιούμε τη ράβδο, ώστε να μη κακομάθει το παιδί:
Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma onu değnekle dövsen de ölmez."Самият създател на вселената лично ни е казал, че който жали пръчката си, мрази сина си.
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.딸 군대여 너는 떼를 모을지어다 그들이 우리를 에워쌌으니 막대기로 이스라엘 재판자의 뺨을 치리로다
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.¡Reúne ahora tus tropas, ciudad de tropas! ¡Nos han sitiado! ¡Con vara herirán en la mejilla al juez de Israel
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.Sbeřiž se nyní po houfích, ó záškodnice, oblehni nás, nechať bijí holí v líce soudce Izraelského.
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.Seregelj hát egybe, seregek leánya! Ostrommal támadt ellenünk; pálczával verjék arczul Izráel biráját!
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.Teraz sa sober v čatu, dcéro čaty! Obľahni nás; palicou bijú sudcu Izraelovho na líce.
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.Теперь ополчись, дщерь полчищ; обложили нас осадою, тростью будут бить по ланите судью Израилева.
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.עתה תתגדדי בת גדוד מצור שם עלינו בשבט יכו על הלחי את שפט ישראל׃
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.الآن تتجيّشين يا بنت الجيوش. قد اقام علينا مترسة. يضربون قاضي اسرائيل بقضيب على خده.
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.成 群 的 民 哪 、 〔 民 原 文 作 女 子 〕 現 在 你 要 聚 集 成 隊 . 因 為 仇 敵 圍 攻 我 們 、 要 用 杖 擊 打 以 色 列 審 判 者 的 臉
Ey ordular kenti, şimdi ordularını topla. Çevremizi sardılar, İsraili yönetenin yanağına değnekle vuracaklar.成群 的 民哪 、 〔 民 原文 作 女子 〕 現 在 你 要 聚集 成隊 . 因 為仇敵圍 攻 我 們 、 要 用 杖 擊打 以色列 審判者 的 臉
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.Jak już się jednak przekonaliśmy przy kwestii CO2, czy paliw kopalnych, nie ma jednego złotego środka.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.그러나 이산화탄소와 또한 화석 연료에 관해서는 어떤 특효약이 없다는 것을 우리는 알았습니다.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.Maar zoals we hebben ondervonden met het CO2 probleem en fossiele brandstoffen: er is geen magische oplossing.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.Tapi ketika kita beralih ke masalah CO2, dan juga bahan bakar fosil, tidak ada jawaban yang pasti.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.Wie wir aber beim Thema CO2 und fossile Brennstoffe herausgefunden haben, gibt es keinen Königsweg.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.אך כפי שגילינו כשבדקנו את נושא דו תחמוצת הפחמן, וכן דלקים ממאובנים, אין פתרון קסמים אחד.
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.ولكن كما وجدنا عند مجابهة مشاكل ثاني اكسيد الكربون وايضا الوقود العضوي لا يوجد هناك حل سحري
Fakat CO2 ve fosil yakıtlar problemlerinin çözümünde fark ettiğimiz gibi, kimsenin elinde sihirli değnek yok.化石燃料についての課題に取り組む中で 特効薬は無いことにも気がついています 車や道路 新しい鉄道を増やすことは
"George! Bir değnek whad Gart? ""조지! 당신은 지팡이를 whad gart? "