Ata kırbaç, eşeğe gem, Akılsızın sırtına da değnek gerek.السوط للفرس واللجام للحمار والعصا لظهر الجهال.
Ata kırbaç, eşeğe gem, Akılsızın sırtına da değnek gerek.鞭 子 是 為 打 馬 . 轡 頭 是 為 勒 驢 . 刑 杖 是 為 打 愚 昧 人 的 背
Ata kırbaç, eşeğe gem, Akılsızın sırtına da değnek gerek.鞭子 是 為打馬.轡頭 是 為勒驢.刑杖 是 為打 愚昧 人 的 背
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ich war auf Krücken, meine Frau war neben mir, meine Mädchen posierten wie ein Rockstar weiter vorne.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Io ero con le stampelle, mia moglie accanto a me, le bambine erano avanti che facevano le pose da rockstar.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ja byłem o kulach, obok mnie żona, moje córki z przodu robiły pozy gwiazd rocka.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.저는 목발을 짚고 나섰고, 집사람이 옆에 있었고, 우리 딸들은 앞에서 무슨 요란한 포즈를 짓고 있었죠.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Saya memakai kruk, dan istri saya ada di samping saya, putri saya meniru penyanyi rock di depan.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Yo andaba en muletas, mi mujer iba junto a mí, mis hijas iban haciendo poses de artistas de rock
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ήμουν με τις πατερίτσες, με τη γυναίκα μου δίπλα, τα κορίτσια παίρνανε πόζες ροκ σταρ μπροστά μας.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Аз бях с патерици, жена ми бе до мен, моите момичета правиха тези рокаджийски пози отпред.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Я на костылях, жена рядом, девчонки впереди принимали позы рок-звёзд, забегая вперед.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.אני נתמכתי על-ידי הקביים, אשתי הייתה לצידי, הבנות שלי עשו פוזות של כוכבות רוק לפנינו.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.كانت زوجتي بقربي .. كانت بناتي يقفن مثل ابطال السينما على طول الجسر
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.妻が横にいて 娘たちは前の方でロックスターのようなポーズ ぼくが最初に失ったのは歩く能力だったので
‹‹Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?›› diyerek kendi ilahlarının adıyla Davutu lanetledi.블레셋 사람이 다윗에게 이르되 네가 나를 개로 여기고 막대기를 가지고 내게 나아왔느냐 하고 그 신들의 이름으로 다윗을 저주하고
‹‹Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?›› diyerek kendi ilahlarının adıyla Davutu lanetledi.ויאמר הפלשתי אל דוד הכלב אנכי כי אתה בא אלי במקלות ויקלל הפלשתי את דוד באלהיו׃
‹‹Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?›› diyerek kendi ilahlarının adıyla Davutu lanetledi.فقال الفلسطيني لداود ألعلي انا كلب حتى انك تأتي اليّ بعصيّ. ولعن الفلسطيني داود بآلهته.
‹‹Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?›› diyerek kendi ilahlarının adıyla Davutu lanetledi.非 利 士 人 對 大 衛 說 、 你 拿 杖 到 我 這 裡 來 、 我 豈 是 狗 呢 。 非 利 士 人 就 指 著 自 己 的 神 、 咒 詛 大 衛
‹‹Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?›› diyerek kendi ilahlarının adıyla Davutu lanetledi.非利士人 對大 衛說 、 你 拿 杖 到 我這裡來 、 我 豈是 狗 呢 。 非利士人 就 指著 自己 的 神 、 咒詛 大衛
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Alors que je sortais une jambe du lit, elle est allée chercher mes béquilles pour me les passer.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Când mi-am coborât piciorul din pat, s-a întins după cârje și mi le-a dat.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Dan ketika saya mengangkat kaki saya dari ranjang, dia mengambil kruk saya dan memberikannya kepada saya.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.제가 다리를 들어서 침대에서 내려오려고 하는데, 그 아이가 제 목발을 집어서 건네주는 것이었습니다.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Mentre stavo sollevando la gamba dal letto, ha preso le stampelle e me le ha date.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Und als ich mein Bein aus dem Bett hob, griff sie nach meinen Krücken und reichte sie mir.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Y como yo dejaba mi pierna fuera de la cama llegó hasta mis muletas y me las alcanzó.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Και καθώς σήκωσα το πόδι μου από το κρεβάτι, πήγε και μου έφερε τις πατερίτσες μου.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.И като вдигнах крака си от леглото, тя се пресегна за патерицити ми и ми ги подаде.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Я поднял ногу из кровати, а она достала костыли и протянула мне.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.וכשהרמתי את רגלי כדי לצאת מהמיטה, היא הושיטה לי את הקביים.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.وكانت رجلي خارج السرير فطالت عكازتي . واعطتني اياهم
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.エデンは松葉杖を取って渡してくれたんです あの年の記憶を一つだけ留めるとしたら
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Emlékszem, valamiféle sérülés volt a bokáján, egy kötés, és mankóval járt.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Ik herinner me dat ze een blessure aan haar enkel had. Ze droeg een knelverband en had krukken.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Îmi amintesc, avea un fel de rană la gleznă, un bandaj elastic, și avea cârje.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Jag minns att hon hade skadat vristen, hon hade bandage och kryckor.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.기억하기에, 그녀는 발목을 어떻게 다친 것 같았어요. 반창고를 붙이고 목발을 짚고 있었죠.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Lembro-me que ela tinha qualquer lesão no tornozelo, tinha uma ligadura, e usava muletas.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Mi ricordo che doveva essersi fatta male ad una caviglia, aveva un bendaggio, e le stampelle.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Pamiętam, że była ranna w kostkę, miała bandaż i była o kulach.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Recuerdo que tenía algún tipo de herida en la rodilla, un vendaje y tenía muletas.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Tôi nhớ cô có một vài vết thương nơi mắt cá chân, phải dán băng cá nhân và đi đôi nạng.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Vzpomínám si, že měla poraněný kotník stažený obinadlem a měla berle.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Я помню, у неё была какая-то травма лодыжки, эластичный бинт и костыли.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.אני זוכר שהיתה לה איזושהי פציעה בקרסול, תחבושת וקביים.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.مازلت أذكر , كان كاحلها مصابا نوعا ما ضمادة آس وعكازات
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.包帯をし 松葉杖をもっていました 背はとても高かった と思います
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Als een man zijn slaaf of slavin doodslaat, moet hij zeker worden gestraft.
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır."Cuando alguien golpee a su esclavo o a su esclava con un palo, y muera en sus manos, sin falta será castigado
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Ha pedig valaki úgy üti meg szolgáját vagy szolgálóját bottal, hogy az meghal keze alatt, büntettessék meg.
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.In če kdo tepe hlapca svojega ali deklo svojo s šibo, da umrjeta pod roko njegovo, mora biti kaznovan;
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Khi người chủ lấy gậy đánh đầy tớ trai hay gái mình và chết liền theo tay, thì chắc phải bị phạt.
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Khi người chủ lấy gậy đánh đầy_tớ trai hay gái mình và chết liền theo tay , thì chắc phải bị phạt .
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.사람이 매로 그 남종이나 여종을 쳐서 당장에 죽으면 반드시 형 벌을 받으려니와
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Når en Mand slår sin Træl eller Trælkvinde med sin Stok, så de dør på Stedet, skal han straffes derfor;
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Når nogen slår sin træl eller trælkvinne med en stokk så de dør under hans hånd, da skal han straffes for det.
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Siapa yang memukul budaknya laki-laki atau perempuan sehingga budak itu langsung mati, harus dihukum
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.А если кто ударит раба своего, или служанку свою палкою, и они умрут под рукою его, то он должен быть наказан;
‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.Ако някой удари роба си или робинята си с тояга, та умре под ръката му, непременно да се накаже.