Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.Og Arons navn skal du skrive på Levis stav; for det skal være en stav for hvert overhode over deres stammer.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.og skriv Arons Navn på Levis Stav, thi hvert Overhoved for Fædrenehusene skal have een Stav.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.O nome de Arão escreverás sobre a vara de Levi; porque cada cabeça das casas de seus pais terá uma vara.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.имя Аарона напиши на жезле Левиином, ибо один жезл от начальника колена их должны они дать ;
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.На Левиевия жезъл напиши името на Аарона; понеже ще има по един жезъл за всеки началник на бащините им домове.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.ואת שם אהרן תכתב על מטה לוי כי מטה אחד לראש בית אבותם׃
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.واسم هرون تكتبه على عصا لاوي. لان لراس بيت آبائهم عصا واحدة.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.並 要 將 亞 倫 的 名 字 寫 在 利 未 的 杖 上 、 因 為 各 族 長 必 有 一 根 杖
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.並要 將亞 倫的 名字 寫 在 利未 的 杖 上 、 因為 各 族 長必 有 一 根 杖
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.17:22 Und Mose legte die Stecken vor den HERRN in der Hütte des Zeugnisses.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.A Mojžiš složil palice pred Hospodinom v stáne svedoctva.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Derpå lagde Moses Stavene hen foran HERRENs Åsyn i Vidnesbyrdets Telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.E Moisés depositou as varas perante o Senhor na tenda do testemunho.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.És letevé Mózes a vesszõket az Úr elé a bizonyság sátorában.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Hij plaatste de staven voor de HERE in het Heilige der Heiligen in de tabernakel
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.I zanechal Mojžíš prutů před Hospodinem v stánku svědectví.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Ja Mooses pani sauvat lain majaan, Herran eteen.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.모세가 그 지팡이들을 증거의 장막 안 여호와 앞에 두었더라
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Lalu Musa menempatkan tongkat-tongkat itu di dalam Kemah TUHAN di depan Peti Perjanjian
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Luego Moisés puso las varas delante de Jehovah en el tabernáculo de reunión
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moise a pus toiegele înaintea Domnului, în cortul mărturiei.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moïse déposa les verges devant l`Éternel, dans la tente du témoignage.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Mojzes pa položi te palice pred GOSPODA v šator pričevanja.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Och Mose lade stavarna inför HERRENS ansikte i vittnesbördets tält.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Og Moses la stavene ned for Herrens åsyn i vidnesbyrdets telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Και απεθηκεν ο Μωυσης τας ραβδους ενωπιον του Κυριου εν τη σκηνη του μαρτυριου.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И Моисей положи жезлите пред Господа в шатъра за плочите на свидетелството.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И положил Моисей жезлы пред лицем Господа в скинии откровения.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.וינח משה את המטת לפני יהוה באהל העדת׃
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.فوضع موسى العصيّ امام الرب في خيمة الشهادة.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.摩 西 就 把 杖 存 在 法 櫃 的 帳 幕 內 、 在 耶 和 華 面 前
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.摩西 就 把 杖 存在 法櫃 的 帳幕內 、 在 耶和華 面前
O gece, o barakada bir değnek vardı.Cette nuit-là, il y avait un bâton dans la hutte.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Die nacht was er een stok in de hut.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Diese Nacht hatte sie einen Stock in der Hütte.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Esa noche había un palo en la choza.
O gece, o barakada bir değnek vardı.În acea noapte, era o bâtă în colibă.
O gece, o barakada bir değnek vardı.그날 밤, 오두막 안에 있던 나무 막대기로
O gece, o barakada bir değnek vardı.Pada malam itu, dia menemukan tongkat di gubuk tersebut.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Quella notte, c'era un bastone nella capanna.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Tisto noč je bila v koči palica.
O gece, o barakada bir değnek vardı. Ve o kız o değnekle çakallarla mücadele etti.Azon az éjjelen volt egy bot a kunyhóban, azzal üldözte el magától a hiénákat.
O gece, o barakada bir değnek vardı. Ve o kız o değnekle çakallarla mücadele etti.Tu noc našla Mahabuba v chýši klacek, kterým hyeny odehnala.
O gece, o barakada bir değnek vardı. Ve o kız o değnekle çakallarla mücadele etti.W chacie był kij, którym odgoniła hieny.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Εκείνο το βράδυ υπήρχε ένα κλαδί στην καλύβα.
O gece, o barakada bir değnek vardı.В ту ночь у неё была палка в бараке.
O gece, o barakada bir değnek vardı.Онази нощ е имало пръчка в колибата.
O gece, o barakada bir değnek vardı.באותו הלילה, היה מקל בבקתה.
O gece, o barakada bir değnek vardı.تلك الليلة، كان هناك عصا من الخشب في الكوخ.
O gece, o barakada bir değnek vardı.ハイエナの群れと戦いました 棒切れだけで
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.담임선생님은 누가 떠드나 감시하며 돌아다닐때 들 수 있는 회초리까지 주신다고 하셨습니다.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.Помимо этого, учительница выдавала трость, которую можно было держать во время патрулирования класса.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.ولكن معلمتي كانت تعطينا المسطرة لنمسكها بأيدينا ونحن نمشي بخيلاء في الفصل بحثاً عن الطلاب المزعجين والمشاغبين.
Öğretmenim sınıf başkanına sınıfta devriye gezerken gürültü yapanlara karşı bir de değnek veriyordu.歩き回って うるさい人を パトロールする時に持つ物です もちろんムチを使うことは 許されてはいませんでしたが
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,Giếng mà các vua chúa đã khai, Các tước vị của dân sự đã đào Với phủ việt cùng cây gậy mình!
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,Giếng mà các vua_chúa đã khai , Các tước_vị của dân_sự đã đào Với phủ việt cùng cây gậy mình !
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,이 우물은 족장들이 팠고 백성의 귀인들이 홀과 지팡이로 판 것이로다 하였더라 광야에서 맛다나에 이르렀고
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,om brunnen som furstar grävde, som folkets ypperste borrade, med spiran, med sina stavar.