Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.بغتة يموتون وفي نصف الليل. يرتج الشعب ويزولون وينزع الاعزاء لا بيد.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.在 轉 眼 之 間 、 半 夜 之 中 、 他 們 就 死 亡 . 百 姓 被 震 動 而 去 世 、 有 權 力 的 被 奪 去 非 借 人 手
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.在 轉眼 之 間 、 半夜 之中 、 他 們 就 死亡 . 百姓 被 震動 而 去世 、 有 權力 的 被奪去 非 借 人手
Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.Nemá cenu říkat lidem, že jsi na živu, to nemá žádný smysl.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Faites-en donc un joli site. Mais avant cela, donnez-nous accès aux données non altérées. On veut des données.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Fate un bel sito, ma prima dateci i dati non adulterati, vogliamo i dati.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Fă un website frumos, dar mai întâi dă-ne nouă datele nealterate, noi vrem datele.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Háganlo, pero primero dennos los datos sin modificar, queremos los datos.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Hãy làm một trang mạng đẹp, nhưng đầu tiên hãy cho chúng tôi dữ liệu không giả tạo, chúng tôi muốn dữ liệu.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Készíts szép honlapot, de először add ki a természetes adatokat, szükségünk van az adatokra.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.예쁜 웹사이트를 만드세요, 하지만 첫번째로 가공되지 않은 데이터를 공개하라는 것입니다. 우리는 그 데이터를 원합니다.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Maak gerust een mooie website, maar geef ons eerst de onbewerkte data, wij willen de data.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Membuat website yang indah, tapi pertama berikan kita data murni, kita ingin data.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Zróbcie piękną witrynę, ale najpierw dajcie nam dane bez domieszek. Chcemy danych.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Φτιάξτε μία όμορφη ιστοσελίδα, αλλά πρώτα δημοσιοποιήστε τα σκέτα δεδομένα, θέλουμε τα δεδομένα.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Делайте красивый сайт, но сначала дайте нам необработанные данные, они нам нужны.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Зробіть гарну веб-сторінку, але спершу дайте нам чисті дані, ми хочемо дані.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.Направете го, но преди това ни дайте суровите данни, искаме данните.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.תבנו אתר יפה, אבל קודם תתנו לנו נתונים טהורים. אנו רוצים את הנתונים האלה.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.أنشئ موقع جميل، لكن أولاً أعطنا البيانات الخام، نحن نريد البيانات.
Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz.私たちに手が加わっていない生データを下さい 私たちが欲しいのはそのデータなのです 生のデータを公開して頂きたいのです
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.전에 소돔이 사람의 손을 대지 않고 경각간에 무너지더니 이제 처녀 내 백성의 죄가 소돔의 죄악보다 중하도다
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.Mit Folks Datters Brøde var større end Synden i Sodom, som brat blev styrted, så Hænder ej rørtes derinde.
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.ויגדל עון בת עמי מחטאת סדם ההפוכה כמו רגע ולא חלו בה ידים׃
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.وقد صار عقاب بنت شعبي اعظم من قصاص خطية سدوم التي انقلبت كانه في لحظة ولم تلق عليها اياد.
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.都 因 我 眾 民 的 罪 孽 、 比 所 多 瑪 的 罪 還 大 . 所 多 瑪 雖 然 無 人 加 手 於 他 、 還 是 轉 眼 之 間 被 傾 覆
Halkımın suçu el değmeden, bir anda yıkılan Sodomun günahından daha büyüktür.都 因 我 眾民 的 罪孽 、 比 所 多 瑪 的 罪還大.所多瑪雖 然無人加手 於 他 、 還是 轉眼 之 間 被 傾覆
hatta gerekli olan bir şey. Daha azı denemeye bile değmez.Tvrdím, že je to něco, co je nemožné z pohledu starého chápání reality, ale možné z toho nového pohledu.
hatta gerekli olan bir şey. Daha azı denemeye bile değmez.字幕翻訳:酒井泰幸
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Gata. Nu mai rentează."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.Jusqu'à ce que les gens disent: "Stop, ça ne vaut plus le coup."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Już nie chcę. Nie warto".
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.사람들이 "그만할래요. 그만한 가치가 없네요." 라고 얘기 할 때까지 계속됐습니다.
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Nicht weiter. Es lohnt sich nicht für mich."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."No más, ya no me interesa".
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.Non vale più la pena."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Nu räcker det. Det är inte värt det för mig."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Stop, dat is het mij niet meer waard."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Už ne. To už se mi nevyplatí."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Більше ні. Це не вартує моїх зусиль".
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Больше не надо, это того не стоит".
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk."Не. Не си струва."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.עד שבשלב מסוים אנשים אמרו, "די. זה לא משתלם לי."
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.حتى الوصول إلى نقطة ، " لا ، لا تستحق بالنسبة لي "
"Hayır, o kadara değmez." diyene kadar, ödenecek miktarı azaltarak sorduk.これを「意義のある」状況と呼びます
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün. Suya değer değmez bir çeşit hava akımı sesi duymalısınız.Si l'animal marche vers la mer, aussitôt qu'il touche l'eau... on devrait entendre l'air...
Houston, Independence düştü. Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Houstone, Independence havarovala.
Houston, Independence düştü. Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Khi hạ cánh, nhớ đảo chong chóng!
Houston, Independence düştü. Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Хюстън, "Индепендънс" се разби!
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.As pessoas não acreditavam que valia a pena pôr-lhes um preço.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Az emberek nem gondolták, hogy megéri azt a magasabb árat.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Die Leute hielten es nicht für preiswürdig.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.맥이 가격만한 가치가 없다고 생각한거에요
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.La gente no creía que era valioso ponerle un precio.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.La gente non pensava che valesse la pena di spenderci niente.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Les gens ne pensaient pas que ça valait la peine de payer pour ça..
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Ludzie nie sądzili, że są warte swojej ceny.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Mensen hadden er niets voor over.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Oamenii nu credeau ca merită să investeasca in el.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Οι άνθρωποι δεν σκεφτόντουσαν ότι άξιζε να του βάλεις μια τιμή.