"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;Нещата, които не носят удовлетворение, не трябва да получават и внимание.
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;"דברים להם אין תרופה לא צריכה להיות עליהם חרטה.
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;" إن الأشياء التي لا يمكن العودة إليها وتغيرها لايجب أن نندم عليها،
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;考えてみたってしかたがない 終わったことは終わったこと。」
Diğer taraf da böyle çok yakın geçer, ama yine aynı şekilde asla değmez.En aan de andere kant komt ie heel dichtbij maar hij raakt hem nooit. En ik wil niet dat ze elkaar aanraken.
Diğer taraf da böyle çok yakın geçer, ama yine aynı şekilde asla değmez.E poi su questo lato ci si avvicina tantissimo, ma non tocca mai. E non voglio toccarlo.
Diğer taraf da böyle çok yakın geçer, ama yine aynı şekilde asla değmez.I w tą stronę, blisko, ale nie dotknie. Nie chcę dotknąć.
Diğer taraf da böyle çok yakın geçer, ama yine aynı şekilde asla değmez.ثم على هذا الجانب ستكون قريبة، لكن لا تلامسه ولا اريد ملامسته
Diğer taraf da böyle çok yakın geçer, ama yine aynı şekilde asla değmez.決して触れません。 触れません。 上側も、同じです。
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Allez, en route pour un voyage inaugural.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Bắt đầu hành trình đầu tiên.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Era il viaggio inaugurale.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Hagamos su viaje inaugural.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.처녀항해를 시작해보죠.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Lasst uns mit ihm auf Jungfernfahrt gehen.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Laten we onze eerste reis maken.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Marilah melakukan perjalanan perdana ini.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.S-o luăm în prima călătorie.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Vezměme ho na první plavbu.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Zabrać go w dziewiczą podróż.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Да го заведем на първото му пътешествие.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.Итак, время первого путешествия.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.בואו ניקח אותה למסע בכורה.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.لنأخذه في أول رحلة.
El değmemiş, bakir bir ortama yolculuk.うまくいくか? それともなにか我々が
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Chcemy danych bez domieszek.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Chúng tôi muốn dữ liệu không giả tạo.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Kita ingin data murni.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.우리는 순수한 데이터를 원합니다.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.On veut des données non altérées.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Queremos los datos sin modificar.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Természetes adatokra van szükségünk.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Vogliamo dati non adulterati.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Vrem date nealterate.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Wij willen onbewerkte data.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Wir möchten unverfälschte Daten.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Θέλουμε σκέτα δεδομένα.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Искаме необработените данни.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Ми хочемо чисті дані.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.Нам нужны необработанные данные.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.אנו רוצים נתונים טהורים.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.نحن نريد البيانات الخام.
El değmemiş, saf veriyi istiyoruz.生データを今すぐ解放して欲しいことを伝えなければなりません
El değmemiş staghorn mercanı resifi ve yavru ephippidae balığı, Wayag Lagunu, Raja Ampat Adaları.Corail Corne de cerf intact et jeune poisson chauve-souris dans le lagon Wayag, Raja Ampat.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Masz wiele atomów, które chcą dotykać innych atomów ale wciąż się ślizgają.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Máte spoustu atomů, které se chtějí navzájem dotýkat, ale jsou kluzké.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Sie haben eine Menge von Atomen, die einander berühren werden aber sie schieben sich aneinander vorbei.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.しかし、スライドしています。 各過去のスライドさせるのに十分な運動エネルギーがあります。
Esasen, bu küçük değişiklikler o kadar da ciddi değil; bahsetmeye bile değmez.Eigentlich sind das unbedeutende Änderungen, nichts Gravierendes, nicht der Rede wert.
Esasen, bu küçük değişiklikler o kadar da ciddi değil; bahsetmeye bile değmez.Popravdě se jedná o drobné změny, nic vážného; skoro to nestojí za řeč.
Esasen, bu küçük değişiklikler o kadar da ciddi değil; bahsetmeye bile değmez.Pour être honnête, ce ne sont que des modifications mineures, ce n'est pas la peine de s'inquiéter.
Esasen, bu küçük değişiklikler o kadar da ciddi değil; bahsetmeye bile değmez.Prawdę mówiąc, te zmiany są kosmetyczne - to nic poważnego, praktycznie nie ma o czym mówić.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.그들은 밤중 순식간에 죽나니 백성은 떨며 없어지고 세력있는 자도 사람의 손을 대지 않고 제함을 당하느니라
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.Nagle umierają; a o północy wzruszony bywa naród, i przemija, a mocarz zniesiony bywa bez ręki ludzkiej.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.Náhle zomierajú, a o polnoci; národ sa otrasie a zajde, a odstránia mocného, nie ľudskou rukou.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.V trenotku umirajo, kar sredi noči se pretrese ljudstvo in premine, in mogočne odpravljajo brez roke človeške.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.y pillanat alatt meghalnak; éjfélkor felriadnak a népek és elenyésznek, a hatalmas [is] eltûnik kéz nélkül!
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.В една минута умират - да в полунощ; Людете им се смущават и преминават§ И мощните биват премахнати не с ръка.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.Внезапно они умирают; среди ночи народ возмутится, и они исчезают; и сильных изгоняют не силою.
Gece yarısı bir anda ölürler, Herkes sarsılır, ölüp gider, Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.רגע ימתו וחצות לילה יגעשו עם ויעברו ויסירו אביר לא ביד׃