İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Люди не думали, что оно стоило того, чтобы за это платить.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.Хората не мислеха че си заслужаваше да му се сложи цена.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.אנשים לא חשבו ששווה לשים על זה מחיר.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.الناس لم يعطوه أهمية أو قيمة.
İnsanlar buna para ödemeye değmeyeceğini düşündüler.だから失望していたのですが アル ゴアの講演を聞いて
İyi çizemedim ama bunun gibi görünecektir, hiç bir zaman asimptota değmeden. .E qui o sara' fatta cosi' --- non l'ho disegnata perfettamente --- non tocca mai l'asintoto.
İyi çizemedim ama bunun gibi görünecektir, hiç bir zaman asimptota değmeden. .I to będzie wyglądać albo tak -- nie udało mi się narysować tego idealnie -- one nigdy się nie psotkają.
İyi çizemedim ama bunun gibi görünecektir, hiç bir zaman asimptota değmeden. .А тук тя също ще изглежда по следния начин - не я начертах перфектно; тя никога не допира асимптотата.
İyi çizemedim ama bunun gibi görünecektir, hiç bir zaman asimptota değmeden. .وسيبدو هكذا-- لم اقم برسمه جيداً؛ فهو لا يلامس الخط
İyi çizemedim ama bunun gibi görünecektir, hiç bir zaman asimptota değmeden. .それは決して、漸近線に触れません。 無限に
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.For jeg holder for at den nærværende tids lidelser ikke er å akte mot den herlighet som skal åpenbares på oss.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.생각건대 현재의 고난은 장차 우리에게 나타날 영광과 족히 비교할 수 없도다
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Nebo tak za to mám, že nejsou rovná utrpení nynější oné budoucí slávě, kteráž se zjeviti má na nás.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Думаю бо, що муки теперішнього часу недостойні слави, що має явитись в нас.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Ибо думаю, что нынешние временные страдания ничего не стоят в сравнении с тою славою, которая откроется в нас.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.Понеже знаем, че цялото създание съвокупно въздиша и се мъчи до сега.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.כי אחשב אשר ענויי הזמן הזה אינם שקולים כנגד הכבוד העתיד להגלות עלינו׃
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.فاني احسب ان آلام الزمان الحاضر لا تقاس بالمجد العتيد ان يستعلن فينا.
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.我 想 現 在 的 苦 楚 、 若 比 起 將 來 要 顯 於 我 們 的 榮 耀 、 就 不 足 介 意 了
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.我 想 現 在 的 苦楚 、 若 比起 將來 要 顯於 我 們 的 榮耀 、 就 不足介意 了
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Anda putuskan sendiri, anda putuskan apakah invasi itu perlu
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.A odpovědět se můžete pokusit sami, zda cena za invazi nebyla příliš vysoká.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Bạn có thể ra quyết định của riêng bạn, Rồi bạn sẽ quyết định
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.En daar kan je je eigen besluit in nemen, dan beslis jij of de invasie de moeite waard was.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.És meghozhatod a saját döntésedet, és majd eldöntheted, hogy a megszállás megérte-e.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Et vous pouvez décider par vous-même, et ensuite vous déciderez si l'invasion en valait la peine.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.E voi potete decidere da soli, e poi concluderete se sia valsa la pena di optare per l'invasione.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.I możecie podjąć decyzję sami, i wtedy wy zdecydujecie czy inwazja była tego warta.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.그리고 난 후 이락을 침략할 가치가 있었는지를 우리 스스로가 판단을 내려야 합니다.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Môžete si spraviť vlastné rozhodnutie, a potom sa rozhodnete, či sa ta invázia oplatila.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Podem tomar a vossa própria decisão e então vão decidir se a invasão valeu a pena.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Și poți decide singur, iar apoi vei decide dacă invazia a meritat.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Und sie treffen die Entscheidung, ob es die Invasion wert war.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Y pueden tomar su propia decisión y con eso decidir si la invasión valió la pena.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Και μπορείτε να αποφασίσετε μόνοι σας, και τότε να αποφασίσετε αν η εισβολή άξιζε τον κόπο.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.И тук всеки решава за себе си дали инвазията си е заслужавала.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.Сначала можно решить что-то сделать, а потом решить, оправдало ли себя вторжение.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.ואתם יכולים להחליט בעצמכם, אתם תחליטו האם הפלישה השתלמה.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.و تسطيعون صنع القرار بأنفسكم، و بعدها تقررون إن كان الاحتلال ذو قيمة.
Kendi muhakemenizi yapabilir, ve yapılan çıkarmaya değip değmediğine karar verebilirsiniz.侵攻するに値したか 自分なりに判断するのです これが安全を考える方法です
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,A mládenci kráľovi, ktorí mu posluhovali, riekli: Nech vyhľadajú kráľovi mladice panny krásneho vzozrenia,
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Atunci cei ce slujeau împăratului au zis: ,,Să se caute pentru împărat nişte fete, fecioare şi frumoase.
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Các cận thần vua thưa rằng: Khá tìm cho vua những người nữ đồng trinh tốt đẹp;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Các cận_thần vua thưa rằng : Khá tìm cho vua những người nữ đồng_trinh tốt_đẹp ;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Daarom zeiden zijn hovelingen: "Laten wij de mooiste meisjes uit uw rijk uitzoeken en bij u brengen.
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Då sade konungens män som betjänade honom: »Må man för konungens räkning söka upp unga och fagra jungfrur,
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Da sagde Kongens Folk, der gik ham til Hånde: Man bør søge efter unge, smukke Jomfruer til Kongen;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Da sa kongens menn som gjorde tjeneste hos ham: Der skulde letes efter unge og fagre jomfruer for kongen,
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Da sprachen die Diener des Königs, die ihm dienten: Man suche dem König junge, schöne Jungfrauen,
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Então disseram os servos do rei que lhe ministravam: Busquem-se para o rei moças virgens e formosas.
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Entonces dijeron los jóvenes que servían al rey: "Búsquense para el rey jóvenes vírgenes de hermosa apariencia
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,És mondának a király apródai, a kik néki szolgálának: Keressenek a királynak szép ábrázatú szûz leányokat.
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,I řekli mládenci královští, služebníci jeho: Nechť hledají králi mladic, panen krásných.
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,I rzekli dworzanie królewscy, słudzy jego: Niech poszukają królowi dzieweczek, panienek pięknej urody;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,왕의 시신이 아뢰되 왕은 왕을 위하어 아리따운 처녀들을 구하게 하시되
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Tedaj mu reko hlapci kraljevi, ki so mu stregli: Naj se kralju poiščejo mladenke, device, lepega obraza;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,И сказали отроки царя, служившие при нем: пусть бы поискали царю молодых красивых девиц,
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,Тогава слугите, които слугуваха на царя, рекоха: Нека се потърсят за царя красиви млади девици;
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,ויאמרו נערי המלך משרתיו יבקשו למלך נערות בתולות טובות מראה׃
Kralın özel hizmetkârları, ‹‹Kral için genç, güzel, el değmemiş kızlar aransın›› dediler,فقال غلمان الملك الذين يخدمونه ليطلب للملك فتيات عذارى حسنات المنظر