Ana içeriğe geç
Sözlük

değme ile cümle

değme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Και το λύγισαν έτσι ώστε να μην ενοχλεί το σαγόνι μου.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.И они его немного загнули, так что оно не прикасается к моему подбородку.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Огънаха я, за да не ме удря по брадичката.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.הם כופפו לי אותו כדי שזה לא יפגע לי בסנטר.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.ثم عملوا على طيه حتى لا يضايق ذقني .
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.知覚は問題になります 蛍光灯や
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Alat ini dibengkokkan supaya tidak mengenai dagu saya.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.A produção dobrou-o para não me bater no queixo.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Auch wurde es verbogen, damit es mein Kinn nicht berührt.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.De böjde den så att den inte rörde vid min kind.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.E me l'hanno piegato qui così non picchia sul mento.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.És behajlították, hogy ne érjen az államhoz.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Et ils l'ont plié afin que cela ne heurte pas mon menton.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Họ làm cong nó để nó không chạm vào cằm tôi nữa.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.I odgięli mi go, żeby nie uderzał mnie w brodę.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.그걸 구부려서 내 턱에 닿지 않게 했죠.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Og det blev bøjet, så det ikke skulle ramme min kind.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Ohnuli ho tak, aby se nedotýkal mé brady.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Si l-au indoit ca sa nu ma loveasca in barbie.
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Sitä taivutettiin, ettei se osu leukaani.
Cidden, bahsetmeye değmez.En serio, no vale la pena comentarlo.
Cidden, bahsetmeye değmez.Naprawdę, nie warto wspominać.
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.그 소녀는 보기에 심히 아리땁고 지금까지 남자가 가까이 하지아니한 처녀더라 그가 우물에 내려가서 물을 그 물 항아리에 채워 가지고 올라오는지라
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.והנער טבת מראה מאד בתולה ואיש לא ידעה ותרד העינה ותמלא כדה ותעל׃
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.وكانت الفتاة حسنة المنظر جدا وعذراء لم يعرفها رجل. فنزلت الى العين وملأت جرتها وطلعت.
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女 子 容 貌 極 其 俊 美 、 還 是 處 女 、 也 未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下 到 井 旁 打 滿 了 瓶 、 又 上 來
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女子 容貌 極 其 俊美 、 還是 處女 、 也未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下到 井 旁 打滿 了 瓶 、 又 上 來
Çok yakın geçer ama asla değmez.Będzie bardzo blisko, ale nigdy nie dotknie.
Çok yakın geçer ama asla değmez.CI si avvicina tantissimo ma non tocca mai.
Çok yakın geçer ama asla değmez.Het komt heel dichtbij maar ze raken elkaar nooit.
Çok yakın geçer ama asla değmez.Тя ще се дойде наистина близо, но никога няма да я докосне.
Çok yakın geçer ama asla değmez.ستكون قريبة جداً لكن لا تلامسها
Çok yakın geçer ama asla değmez.こちら側も、非常に近づくけれど
Daha azı denemeye bile değmez.Et, en fait, il est nécessaire.
Daha azı denemeye bile değmez.Ja itse asiassa, kaikki vähemmän kuin tuo ei ole edes yrittämisen arvoista.
Daha azı denemeye bile değmez.Och faktiskt, någonting mindre än det är inte ens värt att prova.
Daha azı denemeye bile değmez.Regia e montaggio - Ian MacKenzie
Daha azı denemeye bile değmez.Si, de fapt, el este necesar.
Denemeye değmez.E' inutile che ti nasconda.
Denemeye değmez.Es inútil intentarlo.
Denemeye değmez.Inutile de vous cacher.
Denemeye değmez.Δεν ωφελεί ούτε να το προσπαθήσειs.
Denemeye değmez.Бесполезно даже пытаться.
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;"Čemu není léku nač o tom snít?
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;"모든 해결책이 없는 것들은 상관치 말아야 합니다
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;"Las cosas que no tienen remedio no deben tenerse en cuenta;
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""A gyógyír nélküli dolgokkal nem kell foglalkozni; ami történt, megtörtént."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Dinge, gegen die es kein Rezept gibt, sollten ohne Bedauern sein, was getan ist, ist getan."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Il ne faut pas tenir compte des choses pour lesquelles on ne peut rien; ce qui est fait est fait."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Lucrurile fără vindecare nu trebuie luate în seamă; ce s-a făcut s-a făcut'.
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Những thứ không có cách chữa thì không nên quan tâm; cái gì qua rồi thì hãy cho qua."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Problemy bez rozwiązania nie powinny być rozważane; co się stało, to się już nie odstanie".
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Semua yang tidak ada obatnya tidak perlu dipedulikan; yang sudah terjadi biarlah terjadi."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Ting uden nogen kur bør være uden hensyntagen; det der er sket er sket."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Tutto ciò che è senza soluzione non dovrebbe essere preso in considerazione; quel che è fatto è fatto".
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Wat niet te verhelpen is, moet buiten overweging blijven; wat gedaan is, is gedaan."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""Τα πράγματα που δεν έχουν θεραπεία δεν θα έπρεπε να δημιουργούν έγνοιες ό,τι έγινε έγινε."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""На що нема ради - те не заслуговує на увагу; що зроблено - те зроблено"
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez; Olan olmuştur.""То, что непоправимо, пора забыть: не изменить того, что сделано."
"Devasız bütün her şey itibar edilmeye değmez;"remediado está, "o que está feito, está feito."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod