Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Ci sono le persone temerarie, ma non ne vale la pena, vero?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Dù một số người bất cẩn đến thế nào nhưng họ cũng thấy thật không đáng.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Es gibt ein paar waghalsige Leute, aber das ist es nicht wert, OK?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Există nişte oameni nesăbuiţi, dar nu merită, ok?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Hay algunas personas imprudentes, pero no vale la pena.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Il y a certains casse-cou mais ça ne vaut pas le coup...
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?암 정도는 끄덕 안하는 사람도 있지만 그럴 필요는 없겠죠. 그쵸?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Sommigen zijn roekelozer dan anderen, maar dat is het niet waard.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Vannak vakmerő emberek, de ennyit nem ér az egész, ugyebár.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Zdarzają się śmiałkowie, ale nie warto.
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Υπάρχουν κάποιοι απερίσκεπτοι, αλλά δεν αξίζει τον κόπο, εντάξει;
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Есть безрассудные люди, но это того не стоит, согласны?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?Има някои безразсъдни хора, но не си струва, нали?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?יש אנשים פזיזים, אבל זה לא מצדיק, בסדר?
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?هناك بعض الأشخاص المتهورين، لكن الأمر لا يستحق ذلك، أوكي؟
Bazi umursamaz insanlar var ama buna degmez, degil mi?それで新しいクマリンを依頼され 計算を始めました
Bir zaman gelecek bu tür şeylerin bir hiç olduğunu göreceksin, takmaya değmez.Egyébként az elme csak duruzsol tovább, és te azonnal ugrasz. Lehet ez ennyire egyszerű?
Bir zaman gelecek bu tür şeylerin bir hiç olduğunu göreceksin, takmaya değmez.Přijde čas, kdy poznáte, že tyto věci nejsou nic, nic důležitého.
Bu 1996: "Online deneyimin tüm eksilerini toplarsak uğraşmaya değmeyeceğini buluruz.""Összes negatívumát tekintve, az on-line élmény nem éri meg a fáradságot."
Bu 1996: "Online deneyimin tüm eksilerini toplarsak uğraşmaya değmeyeceğini buluruz.""Всички негативи допринасят за това онлайн преживяването да не си струва труда."
Bu adami için değmez.Ele é insignificante.
Bu adami için değmez.- Milcz, glino. Żartujesz?
Bu adami için değmez.Не ми пука какво говори.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!- Fuld kraft bak, når jeg lander.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!- Full reversering när jag landar.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!Ko se spustimo, vključite zaviranje.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!Leszálláshoz reaktív rakéta be!
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!- Quand je me pose, rétro-propulsion.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp!- Retro propulsori all'atterraggio.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp! - Ters iticileri ateşle!Kun saadaan kosketus maahan, pakki päälle!
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp! - Ters iticileri ateşle!Μόλις κατεβώ, θέλω αντιστροφή ώθησης!
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır. - Alevler sağında, Sharp! - Ters iticileri ateşle!Когато докосна повърхността... включи обратна тяга на пълна мощност.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Als ik 'm neerzet, vol achteruit.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Al tocar tierra, marcha atrás a todo.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Ketika aku mendaratkan pesawat ini, aktifkan penuh roket.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Kiedy dotknę gruntu, daj całą wstecz!
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.La aterizare, tracţiune inversă.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Vamos aterrar. Inverter os propulsores ao máximo.
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.Wenn ich aufsetze, vollen Umkehrschub!
Bu bebek yere değer değmez, ters iticiyi çalıştır.عندما نصل إلى هناك دفع عكسى كامل
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aici nu se foloseşte în impact cam toată maşina, ştiţi-- nu merită să distrugi toată maşina ca să-l faci.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aqui eles não utilizam um carro inteiro. Não vale a pena destruir um carro inteiro, para o fazer.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aquí, realmente no chocan el auto completo, ya saben, no vale la pena arruinar un auto entero para hacerlo.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.In realtà, non distruggono tutta la macchina-- non serve distruggerla tutta.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.보다시피 실제로 자동차 전부를 충돌시키진 않습니다. 테스트 하는데 차 전부를 쓸 필요는 없거든요.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Man krockar ju inte en faktisk bil -- det lönar sig inte att förstöra en hel bil för testets skull.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Nie wykorzystuje się w nim całego samochodu. To nieopłacalne.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Sie bauen keinen Unfall mit einem ganzen Auto, es wäre es gar nicht wert, ein ganzes Auto zu verschrotten.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Εδώ δεν προσκρούουν ολόκληρο το αυτοκίνητο - δεν αξίζει να καταστραφεί ένα ολόκληρο αυτοκίνητο.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Тук всъщност не разбиват цялата кола, разбирате ли... няма смисъл да се съсипва цяла кола за целта.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.-כאן, הם לא ממש מרסקים את כל הרכב, אתם יודעים .זה לא שווה להרוס רכב שלם כדי לעשות את המבחן
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.هنا ، في الواقع لا يتم تحطيم السيارة بالكامل ، كما تعلمون انها لا تستحق تدمير سيارة بالكامل للقيام بذلك
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.その必要はないのです ベンチシートだけあります
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.Fara' cosi' e --- no, voglio fare in modo che non tocchi mai.
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.Nee fout, ik wil het tekenen zodat het nooit aanraakt.
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.Pójdzie tędy -- chcę żeby się nie dotykały.
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.Тя ще тръгне и след това - не, искам да я направя, така, че никога да не се допира.
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.ستذهب ومن ثم-- لا، اريد رسمها بطريقة لا تتقاطع معها
Buradan başlar ve -- olmadı, asla değmemesi gerekiyor.それは決して触れません。 非常に近づくけれど、触れません。
Çeneme değmemesi için ucunu kıvırmak zorundaydılar.Y lo doblaron para que no golpee mi mentón.