Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Sprawy gospodarki komunalnej aż do połowy lat trzydziestych nie przedstawiały się najlepiej.
1450'ye değin orada kaldı.Istniała do 1410.
Bu hükümet başbakanın 2 Nisan 1992'ye değin sürmüştür.Premier wraz z rządem ustąpił 2 maja 2004.
Birleşmiş Milletler'in ateşkes çağrılarına rağmen savaş 1988'e değin sürdü.Trots FN:s säkerhetsråds krav på en vapenvila fortsatte oroligheterna fram till den 20 augusti 1988.
Die Hilfe gazetesini kapatılıncaya değin yönetti (1936).Hon stannade fram till tidningens nedläggning 1936.
1893'e değin kamu görevlisi olarak çalıştı.Han tjänstgjorde som senator till 1839.
Bunlar XIX.yy.a değin meskun değillerdi.64 s. ^ Allt du inte visste om....
Dinlerin çoğu Hüddam konusuna değinir.Man är oense om de flesta rekvisit.
Sonra Prag'a yerleşerek, ölümünden kısa süre öncesine değin orada yaşadı.Hon bodde i Senegal fram till kort före sin död.
Söz konusu tedbir kararları zaman zaman içeriği ve şiddeti ağırlaşarak 18. yüzyıla değin sürmüştür.Titeln Millennium betyder årtusende och syftar på att oron och våldet ökade inför det nya årtusendet.
Bu görevini 1563'teki zamansız ölümüne değin devam ettirdi.Där gjorde han en uppmärksammad karriär ända till sin förtida död 1563.
Tempoların ıskalası, dakikada 40 vuruştan başlar, 208 vuruşa değin çıkar.Eftersom det i detta fall är fyrtakt blir det 112 till 208 taktslag per minut.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.De äldsta härstammar från tiden strax efter byggtiden.
Sırp-Hırvatça maddesi bu konuya daha ayrıntılı olarak değinmektedir.Artikeln spårgeometri beskriver detta mer i detalj.
Bu merkez, 2009'daki kapatılışına değin okul içinde muhafaza edilmiştir.Linje fanns kvar fram till nedläggningen 2009.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Den snabba ekonomiska utvecklingen sedan mitten av 1950-talet hade inte gynnat hela samhället.
Yapıtlarda daha çok yerli ve milli konulara değinilmiştir.Allt mer fokus har också lagts på lokala och nationella projekt.
Fritz bir İsveç dergisinde yayımlanan makalesinde de bu hamleye değinmiştir.Stoppa pressarna! - Claes läste ordagrant ur en artikel i en svensk tidning.
Kadınlar arası aşka değinen bilinen en eski yazılı kaynaklar Antik Yunan'a dayanmaktadır.De första skriftliga källorna om samkönad kärlek uppträder under det antika Grekland.
Albüme adını veren şarkı bir insanın tecritini ve cinsel bunalımlarına değinir.Budskapet är att kärleken enligt sångtexten inte känner till några gränser eller hudfärger.
1505 sonbaharında 2. kez İtalya'ya giden Dürer, İtalya'da 1507 kışına değin kaldı.Virket där har fällts under vintern 1506/1507.
1505 sonbaharında 2. kez İtalya'ya giden Dürer, İtalya'da 1507 kışına değin kaldı.Дюрер удруге вирушив в Італію 1505, на початку 1506 прибув у Венецію і був там до 1507.
"Türk Tiyatrosu"na da kısaca değindiği üçüncü bir bölüm de kitabın sonunda yer almaktadır.І по-третє, тюркське слово в кінці документу.
Eserleri kayıptır ama başkaları onlara değinmiştir.Помітивши його зникнення, інші насторожуються.
Akademik yıl eylülden mayıs sonuna değin sürer.Академічний рік триває з жовтня по вересень.
En büyük tatlı su balıklarından biridir, boyu 2 metreye değin ulaşabilir ve azami ağırlığı 200 kilodur.Це одна з найбільших прісноводних риб, досягаючи максимальної завдовжки 2 м, вагою до 200 кг.
Bu sırada Morgan'ın geçmişine değinilir.Це може бути результатом його кримінального минулого.
Daha sonra biraz su eklenerek yumuşayıncaya değin pişirilir.До суміші після охолодження додають трохи води.
Akad bu filminde gecekondulaşmaya değinmiştir.Нам здалося, що у фільмі можна підняти цю проблему.
Kitaplarında kadınların hayatlarına değinmiştir.Усі її книги зосереджені на житті жінок.
1450'ye değin orada kaldı.На цій посаді він залишався до 1450 року.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Пісня також відображає прагнення захопити вплив камери, а також досягнення слави.
İkinci gidişte görülenlerle, ilk gidişte görülenler arasındaki farklara bile değinmek gerekir.Треба уявити перший образ і чекати, коли з пам'яті виникне другий.
Ancak 14 yaşına değin okula gidebildiğinden, kendi kendini yetiştirdi.Відвідував школу до 14 років, після чого займався самоосвітою.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Там народилася їхня перша донька.
Bazı politik hassas noktalara ise hiç değinmemiştir.Однак, вони не згодні в деяких ключових питаннях політики.
Kitapta Hazel vejetaryendir fakat filmde buna değinilmemiştir.У книзі Хейзел є вегетаріанкою, але про це не згадується у стрічці.
Video, insanların üne ulaşmak için takındığı abartılı durumlara değiniyor.Відео досліджує ті штучно роздмухувані ситуації, в яких опиняються люди, аби стати знаменитими.
Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir.Там також можуть бути юридичні або договірні вимоги для прийняття системи.
Ayrıca İncil'de de Tekboynuz'lara değinilmektedir.Наша церква відзначається також своїм іконостасом.
Bölge, 1803'e değin Münster piskoposları tarafından yönetildi.У 1803 році територія Мюнстерського єпископства була секуляризована.
Angerfist'in hayalgücü seri katiller ve psikopatizm gibi konulara değinmektedir.Angerfistova self-prezentace se často dotýká témat masových vrahů a psychopatů.
Harekat Usame bin Ladin'in yakalanmasına değin sürecekti.Tím měla přispět k dopadení Usámy bin Ládina.
Uzay hukuku, insanoğlunun uzaydaki faaliyetlerinden doğan sorunlara değinen hukuk dalıdır.Kosmické právo představuje mezinárodní právní řád platný pro působení v kosmickém prostoru.
İmparatorluktan Cumhuriyete geçişin sancılarını dile getirmesi sıklıkla değinilen başka bir yönüdür.O její říši se bojí mluvit i ostatní Věční.
Batılı devletler ve Türkiye ise bölgedeki insan hakları ihlallerine sık sık değinmektedir.Kromě situace v Řecku a na Kypru bývá často kritizováno potenciální členství Turecka v EU.
Pasolini adlı filmde ölümüne değinilmiştir.Byl o něm natočen film s názvem Zabití Pavla.
Birkaç bölümde eski olaylara da değinilmiştir.Na více místech se o něm zmiňuje také Starý zákon.
Türkiye'de kuruluşundan bugüne değin üç iktisat kongresi yapılmış ve önemli kararlar alınmıştır.Deset dní po volbách již rozhodl o třech důležitých postech.
Bu arayış geçmişten günümüze değin gelmektedir.Shrňme si naše dosavadní sledování.
Hava ve deniz kuvvetleri kuruluncaya değin bu birimlerin görevlerini de yerine getirmiştir.V operaci byly nasazeny jak vzdušné, tak i námořní výsadkové jednotky.
Juba olan ilişkisine hiç değinmez.Už nezáleží na tom, co se stane v mém životě.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.To vyžaduje tři věci.
İsa'nın hayatı, mucizelere çok fazla değinilmeden anlatılmaktadır.Délka Kristova života se nedá z evangelií jednoznačně zjistit.
Eserleri zamanının politik ve sosyal sorunlarına ve de sanatsal akımlarına değinir.Program doplňují prezentace na aktuální politická a sociální témata a společenská setkání.
İki ülke arasındaki anlaşmazlık günümüze değin çözümsüz olarak devam etmektedir.Konflikt mezi oběma muži byl od tohoto okamžiku neodvratný.
Bu adam yazının sonunda da değineceğim dedektif Norman.Mezi jmény na seznamu figuroval například i spisovatel Norman Mailer.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Armstrong anticipează astfel cel puțin 4 concepte moderne.
Mogan Gölü’nde günümüze değin 226 kuş türü kaydedilmiştir.Sunt consemnate până la 267 de specii de păsări în bazinul Sevan.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Versurile descriu, de asemenea, dorința de a fi în fața camerelor, precum și obținerea faimei.