Ana içeriğe geç
Sözlük

değin ile cümle

değin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genetikte bunlara genelde baz olarak değinilir.Por regla general se consideran así a los aceites esenciales.
(Film versiyonunda bu olaya değinilmemiştir.)(En esos episodios no se sabía como era ella realmente)
Edward Norton'ın başrolünü oynadığı 25. Saat filminde Dialloya değinilmiştir.25 n.º 12 David Edward Smith tocando el Estudio Op.
1969'a değin çeşitli riskler alarak kitaplar yazan Puzo, geniş kitlelere ulaşamadı.Volviendo, a partir de ese mismo año, una serie ininterrumpida de 96 Obispos.
Yıllarca süren toplumlararası görüşmelerden bugüne değin herhangi bir sonuç çıkmamıştır.Las negociaciones, de varios años de duración, parecían no llegar nunca a buen puerto.
Mikrobiyolojinin ilk yıllarında "monad" terimi tek hücreli canlılara değinmek için kullanılırdı.El término «monada» se usaba en la microbiología antigua para nombrar a los organismos unicelulares.
Eserleri kayıptır ama başkaları onlara değinmiştir.Sus sentimientos son ignorados por los demás, a nadie les importan.
Mogan Gölü’nde günümüze değin 226 kuş türü kaydedilmiştir.A oggi, nel lago di Mogan sono state avvistate 226 specie di uccelli.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.Ne estrapolerò i seguenti tre punti.
Die Hilfe gazetesini kapatılıncaya değin yönetti (1936).Scrive su Il Mondo fino a quando il giornale non chiude (1966).
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Perché Darwin aveva ragione.
Sonraki hanedan Çhetidze Raca’yı 1465’ten 1768 yılına değin yönetti.La dinastia successiva di Chkhetidze governò Racha dal 1465 al 1769.
Bu fikre sıkça "anahtar kilit" modeli olarak değinilir.Tale modello è spesso definito come chiave-serratura.
Bu merkez, 2009'daki kapatılışına değin okul içinde muhafaza edilmiştir.La dirige et insegna fino alla sua chiusura nel 2009.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Qui nacque il suo primo figlio.
Ölümüne değin Walton-on-Thames'te yaşadı.La coppia si trasferì a Walton-on-Thames in un qualche momento successivo.
1963'ten ölümüne değin İsrail başbakanı.Fu presidente della Commissione Giustizia dal 1963 fino alla morte.
(Filmde bu olaya değinilmemiştir.)(Lo schermo in questo caso non ci interessa.)
Akad bu filminde gecekondulaşmaya değinmiştir.Scott non ha niente a che vedere con la soluzione di questo filmato.
Emekli olduğu 28 Eylül 1928'e değin bu görevini sürdürdü.Mantenne questo incarico fino al dicembre 1928, quando andò in pensione.
Kongrede bu duruma da değinilmiştir.Non ne parlate anche alla Convenzione.
Bu oturumda, filmin değindiği konular da tartışılır.Solo dopo mi chiedo a chi si rivolge il mio film.
1948 yılından ölümüne değin Kuzey Kore'nin liderliğini yürütmüştür.Ha governato la Corea del Nord dal 1994 fino alla morte.
Bu sonuncusuna glikol olarak değinilir.Alla fine sono talmente lisci da somigliare a vetro.
1965'te başlayıp 1971'e değin Hindistan-Pakistan arasındaki savaşta yer aldı.Tale precauzione fu presa anche durante la guerra tra India e Pakistan, tra il 1965 e il 1971.
Bu yüzden üretimde "emeğin rolü" üzerine değinir.Non è quello di lavorare «un dovere superiore»?
Degas'nın değindiği konular değiştikçe tekniği de değişti.Con l'arrivo di Dexter però le cose per lei sono cambiate in meglio.
Gezi 1495 ilkbaharına değin sürdü.L'opera risale al 1495.
1893'e değin kamu görevlisi olarak çalıştı.Proseguì a lavorare come assistente ostetrica fino al 1893.
12. yüzyılda düklük olan Schleswig, 1864'e değin Danimarka'ya bağlı kaldı.Ducato di Holstein in unione con la Danimarca dal XV secolo fino al 1864 16.
Dayanıklı ve elastiki olan odunundan eski ve orta çağlardan günümüze değin yay yapımında yararlanılmaktadır.Idee estetiche e gusto dal Medio evo ai nostri giorni.
Eleştirmenler Chávez'in Norberto Ceresole ile olan profesyonel ilişkisine değinmektedir.Критики указывают на профессиональные отношения Чавеса с Норберто Церезоль.
Gunter Sachs daha sonraları birkaç basın toplantısında babasının geçmişine değinmiştir.Гунтер Закс комментировал прошлое своего отца в ряде публикаций.
Akademik yıl eylülden mayıs sonuna değin sürer.Академический год длится с октября по сентябрь.
Avukatlar, iddianamenin hazırlandığı 9 Ekim tarihinden iki gün öncesine değin sanıklarla görüştürülmemiştir.Юристы не видели своих подопечных до обвинительного заключения от 9 октября.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Именно там родился его великий сын.
1951'de başbakan seçildi ve 1954'e değin bu görevde kaldı.В 1951 году он стал премьер-министром и занимал эту должность до 1954 года.
Değinmeden geçmeyelim.Не прогибаться.
Politika, ölüm, bağımlılık, çocuk büyütmek ve terörizm gibi konulara da değindiler.В текстах затронуты темы политики, смерти, наркомании, воспитания детей и терроризма.
İngiltere'de zorunlu askerlik 1960'a değin sürdü.Всеобщая воинская повинность была отменена в Великобритании в 1960 году.
Juba olan ilişkisine hiç değinmez.Но это уже не будет иметь никакого отношения к тому, что было раньше.
Daha sonra ayrıntılara değindi: Fantezi beni ilgilendirmiyor.Позднее он вспоминал: Мои чувства трудно описать.
1965'te başlayıp 1971'e değin Hindistan-Pakistan arasındaki savaşta yer aldı.В 1965 и 1971 годах Пакистан вёл войны с Индией.
Çok kısa değinirsek Bunu şu şekilde açıklayabiliriz.Упрощённо это можно объяснить следующим образом.
Magnezyum iyonunun yokluğunda ona apoenzim olarak değinilir.В отсутствие ионов магния о ней можно говорить как об апоферментe.
Bizans müziğine dair 20. yüzyılın başına değin pek bir şey bilinmiyordu.О самом Тритоне вплоть до XX века не было известно практически ничего.
Saganın içerisinde pek çok aşk hikâyesine de değinilmiştir.Много говорили о её любовных делах.
Ayrıca Battlefield 2142 ile bilim kurguya da değinilmiştir.Battlefield 2142 Review (англ.).
Tek yanlı savaş Yahudilerin cephanesinin tükendiği 16 Mayıs'a değin sürdü.Ещё хуже дело обстояло с кавалерией, для которой запас оружия закончился 12 мая.
Kongrede bu duruma da değinilmiştir.Столкновения происходили даже в Конгрессе.
1935 yılından ölümüne değin bu görevini sürdürdü.Он занимал этот пост 53 года до самой своей смерти.
Atabasklar içinde maskeli dans geleneği yalnızca Değinaklarda görülür.У самок похожий танец токования, когда они одни.
Kitaplarında kadınların hayatlarına değinmiştir.В своих книгах она изображала исключительно женщин.
Bölge, 1803'e değin Münster piskoposları tarafından yönetildi.В 1803 году территория Мюнстерского епископства была секуляризована.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Аристотель признал по крайней мере четыре типа объяснений.
Yaratığı konu edinen hiçbir film bu noktaya değinmemiştir.Ни один человек, принимавший участие в создании фильма, в титрах не упомянут.
Eserleri kayıptır ama başkaları onlara değinmiştir.Терять людям нечего, и жители соглашаются.
Örtünme konusuna birkaç ayette değinilmiştir.Почти его память молчанья минутой.
Özellikle değinilmesi gereken bir bölüm de, Buda'nın Subhuti'ye Bodhisattva'yı anlattığı kısımdır.Другая часть извлекается из того, что Хибия рассказывает Хидэки.
Şakerim beş yaşından yedi yaşına değin köy mollasında öğrenim görmüştür.Научилась играть в шахматы в возрасте пяти лет благодаря своему отцу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod