Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.Im achten Film der Serie in Schwarz geht es um das Thema Flucht und Arbeitsmigration.
Burçları ilk Sümerler bulmuştur ve günümüze değin gelmiştir.Wir haben gemeinsam die schrecklichsten Zeiten erlebt, und nun steht uns der schlimmste Moment bevor.
Nitekim, nüfusun yarıdan çoğu 1960'lara değin kırsal kesimde yaşamayı sürdürdü.Ein Teil der Bevölkerung verblieb jedoch bis mindestens in die 1960er Jahre im Ort.
Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.«Jedes Bild, das ich gemalt habe, ist wahr».
1893'e değin kamu görevlisi olarak çalıştı.Er blieb dort als Assistent bis 1889.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.Die ältesten Grabanlagen stammen noch aus der Gründungszeit.
Ayrıca Battlefield 2142 ile bilim kurguya da değinilmiştir.Das gilt auch für den Bristol 412.
Oyuncu ölümüne değin toplam 4 kez evlendi.Die Aktrice und Filmregisseurin war insgesamt viermal verheiratet.
Katı hal parçalar, şimdiye değin kuantum bilgisayarları için uygun sayılmıyordu.Die schlichten Charakterdesigns passten nicht immer zu den aufwendigen Computeranimationen.
İkinci Analitikler bilginin temel öğelerine değinerek bu yanlara da girer.Die letztgenannte Aktion fällt aufgrund des experimentellen Charakters auch unter ...
Halaçlara ilk değinenler Ortaçağ İslam coğrafyacıları olmuştur.Die ersten Bruderschaften im Mittelalter waren religiöser Natur.
Bu sırada Morgan'ın geçmişine değinilir.Il est consacré au passé de Morgan.
İkinci ve üçüncü defa izlediğimde, kendi kimliğimize değindiğini düşündüm.Les deuxième et troisième fois que j'ai vu le film, j'ai pensé que cela portait sur l'identité.
Turne ayrıca "Papa Don't Preach" performansı sırasında AIDS gibi sosyal sorunlara değindi.La tournée aborde des causes sociales comme le sida dans Papa Don't Preach.
Fakat bölümler zaman zaman olimpiyatlar ya da Super Bowl gibi planlanmış etkinliklere değinmektedir.Cependant, certains épisodes font mention d'événements prévus, comme les Jeux olympiques ou le Super Bowl.
Bu fikre sıkça "anahtar kilit" modeli olarak değinilir.Cette représentation est souvent appelée « modèle de la serrure et de la clef ».
15. yüzyıldan 1810’a değin de İmereti Krallığı’nın başkentiydi.Du XVe siècle à 1810 la capitale du Royaume d'Iméréthie.
Eleştirmenler Chávez'in Norberto Ceresole ile olan profesyonel ilişkisine değinmektedir.Les critiques pointent également du doigt les relations professionnelles entre Chávez et Norberto Ceresole.
Gunter Sachs daha sonraları birkaç basın toplantısında babasının geçmişine değinmiştir.Gunter Sachs publia plusieurs livres sur le passé de son père.
Oyuncu ölümüne değin toplam 4 kez evlendi.Côté vie personnelle, l'acteur a été marié à quatre reprises.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Naissance de son premier fils.
2001 yılından ölünceye değin Radikal Parti'nin 1. başkan yardımcısı olmuştur.Il est également premier vice-président, de 2001 jusqu'à sa mort, du Parti radical.
Akademik yıl eylülden mayıs sonuna değin sürer.Mature fin octobre.
Japonların Filipinler'i işgal ettiği 1941'e değin siyasetle uğraşmadı.Les Japonais attaquent et occupent les Philippines en 1941.
(Filmde bu olaya değinilmemiştir.)(Il n'y a pas de son dans ce film).
Bir Clifford sayısının derecesi genellikle N-kademe içinde derecesine değinmektedir .Le degré d'un nombre de Clifford fait référence généralement au degré dans la ℤ-graduation.
Dil bilimi açısından Koyukoncaya yakın olsa da konuşanları sosyal açıdan Değinaklara çok benzer.Utiliser tel ou tel niveau de langue, c'est se situer socialement par rapport à son interlocuteur.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.Toute droite passe par au moins 3 points.
Eserlerinde sömürgecilik ve ırk ayrımı meselelerine değinmiştir.Elles ont comme éléments centraux le débat sur l'autodétermination et l’indépendance.
1893'e değin kamu görevlisi olarak çalıştı.Elle travaille dès lors comme assistante sage-femme jusqu'en 1893.
Eserleri kayıptır ama başkaları onlara değinmiştir."La décision est prise, pour eux autres.
Bu merkez, 2009'daki kapatılışına değin okul içinde muhafaza edilmiştir.Ce polyèdre a été enlevé à la fermeture de l'école en 2001.
Bu görevini 1563'teki zamansız ölümüne değin devam ettirdi.Il conserve sa charge jusqu'à sa mort en 1513.
Şarkı genel olarak günümüz insanının sorunlarına değinmektedir.Ils correspondent globalement aux cantons d'aujourd'hui.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Le nom désigne aussi les composés contenant le cycle triple C13N.
Saganın içerisinde pek çok aşk hikâyesine de değinilmiştir.Nous sommes aussi tombés sur de véritables d'histoires d'amour.
Bu sistem 1800'lerin ortalarına değin devam etti.Ce système perdura jusqu'aux années 1800.
Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir.Elles correspondent à la structure ou à l'organisation d'une action.
Carrie Grant, "Ben Asla Vazgeçme" nin başarısızlığına değindi.Corey Hart pour Never surrender.
Bu durum 2010'da Hollanda Antilleri'nin dağılmasına değin sürmüştür.Jusqu'en 2010, il représente les Antilles néerlandaises.
Genetikte bunlara genelde baz olarak değinilir.La couleur est généralement attribuée à des organismes extérieurs.
Pettersson birçok kez kendisinin bir sosyal demokrat olduğuna ve Olof Palme'yi beğendiğine değinmiştir.En varias ocasiones Pettersson señaló que él mismo era un "socialdemócrata", y le gustaba Olof Palme.
1980'lerin başında emekli oluncaya değin bu görevini sürdürdü.Desempeñó este trabajo hasta su jubilación al comienzo de los años 1980.
Avukatlar, iddianamenin hazırlandığı 9 Ekim tarihinden iki gün öncesine değin sanıklarla görüştürülmemiştir.Los abogados no pudieron ver a los acusados hasta dos días antes de que comenzara el juicio, el 9 de octubre.
Ayrıca filmde Büyük Baba'nın hayat hikâyesine de değinir.En la película no se menciona cómo muere Abuela.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Además, el término es utilizado para describir a los compuestos que contienen al compuesto tricíclico C13N.
Bu program dolaylı olarak ahlaki ve etik değerlere de değinir.En el programa se tratan de manera indirecta los conceptos de moral y ética.
Osceola'nın ölümünden sonra savaş 1842'ye değin aralıklarla sürdü.Osceola murió en prisión un año después y la guerra se prolongó hasta 1842.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.De esa unión nacería su primer hijo.
Çok sayıda sanatçı ve yazar eserlerinde bu pogroma değindi.Un gran número de artistas y escritores se refirieron al pogromo.
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Y esto es lo que Darby precisamente se dispuso a hacer.
Lela şimdiye değin birçok pornografik yapımda yer almıştır.Laura ha aparecido en numerosos sitios pornográficos.
İkinci ve üçüncü defa izlediğimde, kendi kimliğimize değindiğini düşündüm.Me la puso dos o tres veces, mientras miraba mi cara para ver mis reacciones.
İkinci gidişte görülenlerle, ilk gidişte görülenler arasındaki farklara bile değinmek gerekir.Especialmente cuando no es fácil diferenciar entre los unos y los otros a primera vista.
Tempoların ıskalası, dakikada 40 vuruştan başlar, 208 vuruşa değin çıkar.En reposo tiene 40 pulsaciones por minuto, y en pleno esfuerzo llega a las 202 pulsaciones.
BM Güvenlik Konseyi Irak'a 15 Ocak 1991'e değin Kuveyt'ten çekilmesi için son bir uyarıda bulundu.Esta última exigió a Irak que saliera de Kuwait antes del 15 de enero de 1991.
Bu bağlamda göçler kuramı burada değinilen diğer kuramlarla çelişik durumda değildir.Este capítulo es algo incoherente con lo que sigue en los demás.
Bazı politik hassas noktalara ise hiç değinmemiştir.Enviar imágenes políticamente sensibles en lugares inapropiados.
Ayrıca Battlefield 2142 ile bilim kurguya da değinilmiştir.Battlefield 2142 es un videojuego de la saga Battlefield, ambientado en el año 2142.
Ölümüne değin resmi bir görev almadı.Mantuvo un puesto honorario hasta su muerte.