Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiUnd dann meinte der Chirurg, sehr verärgert:
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiТогава хирургът отбеляза, с доста гняв, той каза:
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiואז המנתח ציין, בהרבה זעם, הוא אמר, "עוד בסוף מלחמת האזרחים
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiوأشار الجراح بغضب شديد وقال: " لماذا عند انتهاء الحرب الأهلية
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi ki「南北戦争のときにはマスケット銃で戦い 兵士が腕を失ったら
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.워렌 위버라는 미국 과학자가 정확하게 이 점을 짚어냈어요.
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.Warren Weaver, un científico estadounidense, se hizo esa pregunta.
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.Warren Weaver vette ezt észre.
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.מדען אמריקאי בשם וורן וויבר העלה בדיוק
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.عالم أمريكي يسمى وارين ويفر اشار لهذه النقطة
Warren Weaver adında Amerikalı bir biliminsanı tam da bu noktaya değindi.説いていました 「科学的方法論は膨大な中間部分を
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.A už jsem naznačil, co by to mělo být.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.A už som naznačil, čo by to niečo malo byť.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Dan saya sudah memberi petunjuk hal apa yang perlu dibenahi.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.E ho già suggerito cosa debba essere quel qualcosa.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.En ik heb al een hint gegeven voor wat dat moet zijn.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Et j'ai déjà donné un indice sur ce quelque chose.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Eu já dei uma pista sobre que coisa é essa.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.In namignil sem že, kaj.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Ja olen jo vihjaissut, mitä se jokin on.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Już napomknąłem, o czym mowa.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.그 '무언가'가 무엇인지는 이미 힌트를 드렸지요.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Már utaltam rá, hogy mi lehet ez a valami.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Och jag har redan antytt vad detta något är.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Og jeg har allerede antydet, hvad det noget er.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Și am făcut deja o aluzie la ce ar putea să fie acel lucru.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Und ich habe bereits angedeuted, was dieses etwas ist.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Y ya he dado algunas pistas sobre qué es ese algo.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Και έχω ήδη κάνει μια νύξη για το τι είναι αυτό.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.Και έχω ήδη κάνει μια νύξη για το τί είναι αυτό.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.И аз вече загатнах какво е това нещо.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.И я уже намекал, чем является это "что-то".
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.І я вже натякнув що це "щось" є.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.וכבר רמזתי מה המשהו הזה.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.وأشرت فعلا بأنه هناك حاجة للقيام بشيء ما.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.これまでTEDを見てきて 私はここが発表の理想の場所なのではないかと思います
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.A quel punto del testo, dove ho detto "Io sono Dio, o almeno lo ero", mio marito fece una nota a margine.
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.K tomuto bodu v textu, kde jsem řekla, že jsem bůh, měl můj muž otázku.
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.La acest rând în text, soțul meu a notat pe margine:
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.Neste ponto do texto, em que disse "Sou Deus, ou costumava ser", o meu marido escreveu uma nota marginal.
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.Op dat punt van de tekst, waar ik zei "Ik ben God, of vroeger toch", maakte mijn man een kanttekening.
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.W miejscu w tekście, w którym to powiedziałam mój mąż powiedział
Yazının bu kısmında, "Ben tanrıyım ya da öyleydim" dediğim yerde eşim ilginç bir noktaya değindi.В този момент в текста, където казах, "Аз съм Бог, или бях," моя съпруг направил забележка.
Yine de, burada lineer cebire de değinmiş olduk. -Ale myślę, że to jest dobre piewsze spotkanie z algebrą liniową.
Yine de, burada lineer cebire de değinmiş olduk. -لكن هذا، على ما اعتقد، شيئ جيد لنتناول موضوع الجبر الخطي ايضاً
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.Aids? Hebben ze een verkoudheid? Het triageprobleem.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.평범한 감기인가? 생각하죠. 환자 분류 문제는 매우 힘든 문제입니다. 그래서 전 안할 겁니다.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.¿Tienen una gripe común? El problema de la triada. Es un problema difícil por razones que no discutiré.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.האם יש לו צינון פשוט? בעיית המיון הראשוני. זוהי בעיה קשה מסיבות שלא אכנס אליהן.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.هل هم مصابون بنزلة برد؟ مشكلة الفرز. هذا مشكل عويص لاسباب لن اخوض فيها.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.トリアージ(分別)の問題です 難しい問題です そこまで詳しくは言いませんが 鑑別したいものが非常にたくさんあります
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.at han ved åpenbaring har kunngjort mig hemmeligheten, således som jeg ovenfor har skrevet med få ord,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.at ved Åbenbarelse blev Hemmeligheden kundgjort mig, således som jeg foran kortelig har skrevet,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.C`est par révélation que j`ai eu connaissance du mystère sur lequel je viens d`écrire en peu de mots.
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.come per rivelazione mi è stato fatto conoscere il mistero di cui sopra vi ho scritto brevemente
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.como pela revelação me foi manifestado o mistério, conforme acima em poucas palavras vos escrevi,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.da se mi je po razodetju naznanila skrivnost (kakor sem prej pisal ob kratkem,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.daß mir ist kund geworden dieses Geheimnis durch Offenbarung, wie ich droben aufs kürzeste geschrieben habe,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.gy [tudniillik] kijelentés útján ismertette meg velem a titkot, a szerint, a mint az elébb megírám röviden,
Yukarıda kısaca değindiğim gibi Tanrı, sır olan tasarısını bana vahiy yoluyla bildirdi.huru genom uppenbarelse den hemlighet blev för mig kungjord, varom jag ovan har i korthet skrivit.