Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Dit is iets waar Jamie Oliver gisteren nog over heeft gesproken.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Esto es algo que Jamie Oliver habló el otro día.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Hovoril o tom Jamie Oliver predošlé dni.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Ini juga adalah sesuatu yang Jamie Oliver bahas beberapa hari yang lalu.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Jamie Oliver falou sobre isto outro dia.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Jamie Oliver ha parlato su queste cose qualche giorno fa.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Jamie Oliver o tym mówił.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.며칠 전에 제이미 올리버가 얘기 했던 겁니다.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.O tem je pred nekaj dnevi govoril Jamie Oliver.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Tästä Jamie Oliver puhui tuossa aiemmin.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.To je něco, o čem už mluvil Jamie Oliver.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Vấn đề này Jamie Oliver đã nói mấy hôm trước.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Στο μοντέλο αυτό αναφέρθηκε και ο Τζίμι Όλιβερ προχθές.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Об этом на днях здесь говорил Джейми Оливер.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Саме про це якось казав Джеймс Олівер.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.Това е нещо, за което Джейми Оливър говори онзи ден.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.ג'יימי אוליוור דיבר על זה באחד הימים.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.هذا شيء تحدث جيمي أوليفر عنه في ذلك اليوم.
Jamie Oliver bu konuya değindi geçen gün.外食産業には 二つの品質保証モデルがあります
Kadınlar hakkında değindiğin noktaların çoğunu, erkekler de o şekilde deneyimliyorlar.Bien des observations que tu fais sur les femmes, aussi, les hommes aussi font de telles expériences.
Kadınlar hakkında değindiğin noktaların çoğunu, erkekler de o şekilde deneyimliyorlar.Mnohé z připomínek, které o ženách říkáš, také muži takto zažívají, mají takovou zkušenost.
Kadınlar hakkında değindiğin noktaların çoğunu, erkekler de o şekilde deneyimliyorlar.Muchos de los puntos que haces sobre las mujeres, también, los hombres también los experimentan así.
Kadınlar hakkında değindiğin noktaların çoğunu, erkekler de o şekilde deneyimliyorlar.У женщин вообще свои взгляды по этому поводу.
(Kahkahalar). Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.[צחוק]
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny được sinh ra. Sống được cho đến tuổi trưởng thành.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny megszületett és igazából megérte a felnőttkort is.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny nació. Logró llegar hasta la madurez.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny s-a născut. De fapt, chiar a ajuns la maturitate.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny się urodził. Dotrwał do dorosłości.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny venne al mondo e riuscì a raggiungere l'età adulta.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny werd geboren. Hij is zelfs volwassen geworden.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny wurde geboren, und er ist sogar erwachsen geworden.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.케니가 태어났습니다. 실제로 어른이 될 때까지 살았습니다.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.O Kenny nasceu e conseguiu chegar à idade adulta.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Voici Kenny. Il a même atteint l'âge adulte.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Кени се роди. Той всъщност доживя да стане възрастен.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Кенни родился. Он всё-таки дожил до взрослого возраста.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.קני נולד. הוא דווקא הצליח להגיע לבגרות.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.ولد النمر كيني. و إستطاع الوصول إلى مرحلة البلوغ.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.後に亡くなったのですが
Ki bu da bunun, sürecin bir parçası olduğu düşüncesine değiniyor.Încep să împingă în direcții opuse. Aceasta se întîmplă în ambele celule, desigur.
Ki bu da bunun, sürecin bir parçası olduğu düşüncesine değiniyor.감수분열 때마다 일어나는 정식 과정이라는 것이죠
Ki bu da bunun, sürecin bir parçası olduğu düşüncesine değiniyor.前期Ⅰに このプロセスも起きる
Kimisi ise bu olayın gelecekte olacakların bir göstergesi olup olmadığına değindi:Andere fragen sich, ob dies alles Vorzeichen der Zukunft sind:
Kimisi ise bu olayın gelecekte olacakların bir göstergesi olup olmadığına değindi:Otros se preguntaban si esta es una muestra del futuro:
Kişisel bir şey. Çok hızlıca olumlu bir noktaya değinip bitirmek istiyorum.Quero terminar, muito rapidamente, com uma nota positiva.
Kısaca değinmek istiyorum.Brevemente quiero destacar,
Kısaca değinmek istiyorum.Ich möchte ganz kurz etwas hervorheben.
Kısaca değinmek istiyorum.Jen chci něco v rychlosti zdůraznit.
Kısaca değinmek istiyorum.Je tiens à souligner brièvement,
Kısaca değinmek istiyorum.저는 간단하게 강조하고 싶은데요.
Kısaca değinmek istiyorum.Tôi muốn làm nổi bật một chút những thanh mầu xanh
Kısaca değinmek istiyorum.Voglio mostrarvi brevemente
Kısaca değinmek istiyorum.Я хочу кратко рассказать о синих столбиках
Kısaca değinmek istiyorum.אני רוצה לסקור בקצרה,
Kısaca değinmek istiyorum.أريد أن أسلط الضوء لفترة وجيزة،
Kısaca değinmek istiyorum.青い棒グラフは
Koalisyonun sonunda Napolyonun hemem hemen gucunun zirvesinde oldugundan bahsetmiştik(deginmiştik.)Отже, у попередньому відео ми говорили, що в часи згасання Четвертої коаліції
Konu, Güneş'in Dünya'nın etrafında döndüğünün iddia edilmesine değin ilerledi.Pero el debate ha ido más lejos, ya que muchos afirmaron que el Sol gira alrededor de una Tierra estacionaria.
Konuşmamı bugün daha önce değinilen Wikipedia hakkında konuşarak tamamlayacağım.Chciałbym zakończyć nawiązując do wcześniejszego tematu Wikipedii.