değil ile cümle

değil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yorgun değil misiniz?Are you not tired?
Ondan daha az güzel değilsin.You are not less pretty than her.
Pazar günü okula gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to school on Sunday.
Tek başına yüzmeye gitmek için yeterince yaşlı değilsin.You are not old enough to go swimming by yourself.
Pazar günü okula gitmiyorsun, değil mi?You don't go to school on Sunday, do you?
Geç kalmayacaksın, değil mi?You won't be late, will you?
Sen giyinmek zorunda değildin.You didn't have to dress.
Giyinmek zorunda değildin.You didn't have to dress.
Giyinmek zorunda değildiniz.You didn't have to dress.
Araba sürebilirsin, değil mi?You can drive a car, can't you?
Sen bana yalan söyledin, değil mi?You lied to me, didn't you?
Bugünlerde çok çalışıyorsun. Yorgun değil misin?You work too hard these days. Aren't you tired?
Senin bugün biraz ateşin var, değil mi?You have a little fever today, don't you?
İstemiyorsan partiye gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to the party unless you want to.
Gerçekten çok meraklısın, değil mi?You are really full of curiosity, aren't you?
Ayakkabılarını temizledin, değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Ayakkabılarını sildin değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Sen öğrenciden başka bir şey değilsin.You are nothing but a student.
Doğrusu çok şey biliyorsunuz ama onları öğretmede iyi değilsiniz.Indeed you know a lot of things, but you're not good at teaching them.
Toplantıya katılmak için yetkili değilsiniz.You are not entitled to attend the meeting.
Sen bir korkak değilsin.You are not a coward.
İngilizce konuşamazsın, değil mi?You can't speak English, can you?
Yüzebilirsin, değil mi?You can swim, can't you?
Yüzemezsin, değil mi?You can't swim, can you?
Yüzme bilmiyorsun, değil mi?You can't swim, can you?
Artık sadece bir çocuk değilsin.You are no longer a mere child.
Sen artık bir çocuk değilsin.You are not a child any more.
Ellerini henüz yıkamadın, değil mi?You haven't washed your hands yet, have you?
Sürücü ehliyeti almak için yeterli yaşta değilsin.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü ehliyeti almak için yaşınız yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü belgesi almak için yaşın yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Fransızca konuşamazsın, değil mi?You can't speak French, can you?
Sen Tom'un bir arkadaşısın, değil mi?You're a friend of Tom's, eh?
Almanca bilmiyorsun, değil mi?You don't know German, do you?
Çikolata sevmezsin, değil mi?You don't like chocolate, do you?
Bu ayakkabıların moda olduğunu düşünebilirsiniz, ama değiller.You may think those shoes are in fashion, but they aren't.
Planın lehinde misiniz yoksa değil misiniz?Are you in favor of the plan or not?
Sen casus değilsin, değil mi?You aren't a spy, are you?
Bu kompozisyonu yarın öğleye kadar yazdıracaksın, değil mi?You'll have this composition written by noon tomorrow, won't you?
Mutlu değil misin?Aren't you happy?
Mutlu değil misiniz?Aren't you happy?
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?You always like to trip me up, don't you?
Sen bana her zaman sert karşılık verirsin, değil mi?You always talk back to me, don't you?
Beni gece çok geç saatte aramak zorunda değildin.You need not to have called me up so late at night.
Sen bir filozofsun, değil mi?You're a philosopher, aren't you?
Hatayı bilerek yaptın, değil mi?You made the mistake on purpose, didn't you?
Annen ve baban gelmedi, değil mi?Your parents didn't come, did they?
Güzel gözlerin var, değil mi?You have lovely eyes, don't you?
Kızınız artık bir çocuk değildir.Your daughter is not a child anymore.
Elbisen ortam için uygun değil.Your dress is unsuitable for the occasion.
Bir aptal olmamak elimde değil.I can't help being a fool.
Senin güdün taktire değer fakat eylemin değil.Your motive was admirable, but your action was not.
Cevabın doğru değil, tekrar dene.Your answer isn't correct. Try again.
Cevabınızın yanlış ya da doğru olması önemli değil.It doesn't matter whether your answer is right or wrong.
Onun önerisi, söz konusu değil.His proposal is out of the question.
Amacım önerine itiraz etmek değil.I don't mean to object to your proposal.
Açıklama makul geliyor ama bu sadece tutarlı değil.Your explanation sounds plausible, but it just doesn't hold water.
Amacım seni incitmek değildi.I didn't mean to hurt you.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Sorun konuya uygun değil.Your question is not relevant to the subject.

İlgili Sayfalar