Âyan heyetinin kanun yapmak veya değiştirmek hakları da vardı.Inoltre, il consiglio aveva il potere di interpretare o modificare la legge organica.
5 Şubat 2013 yılında ABD'deki yasal nedenlerden dolayı grup ismini Ghost B.C olarak değiştirmek zorunda kaldı.Nel gennaio 2013 il gruppo cambia nome, per cause legali negli Stati Uniti, in Ghost B.C..
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.In ogni caso, deve modificare il suo comportamento.
Sen kimsen osundur" diyerek isimleri değiştirmek isteyip istemediğini sorar.Quesito: «Volete voi, che siano abrogati l'art.
Festival sadece adını değiştirmekle kalmaz, düzenlenme biçimi de değişir.La scuderia non cambierà il suo nome, ma vi saranno delle modifiche nell'assetto dirigenziale.
Vurguyu değiştirmek için soru edatının yeri değiştirilebilir.Qui si può modificare il proprio deck.
Kılık değiştirmek.Odia travestirsi.
Kararını değiştirmek ister.Dovrò decidermi a cambiarlo.
Kullanıcı yazılımda beğenmediği kısımları değiştirmekte hürdür.Il lavoro è stato modificato digitalmente al fine di eliminare alcuni elementi che non piacevano all'autore.
Odamın görüntüsünü değiştirmek istiyorum.Я хочу изменить вид своей комнаты.
Amerikan dolarlarımı euro ile değiştirmek istiyorum, lütfen.Я хотел бы поменять свои американские доллары на евро, пожалуйста.
Bize bildirdiğiniz bu durumdan ötürü planımızı değiştirmek zorunda kalacağız.Исходя из того, что ты нам сказал, я думаю, мы должны будем изменить наш план.
Musa şöyle demişti: "Siz daha aşağı bir nimete daha üstün bir nimeti mi değiştirmek istiyorsunuz?Он сказал: „Неужели вы обменяете лучшее на худшее?
Hâlbuki bunun sebebi geleceği değiştirmektir.А это, в свою очередь, должно изменить будущее.
Bu sırada Duff sürekli kıyafet değiştirmektedir.Ю. Дитль менял одежду дважды в день.
"Dünyayı değiştirmek için yazdım".Ты можешь использовать это, чтобы изменить мир”.
Hakemin izni olmadan top değiştirmek yasaktır.Музыкальные произведения запрещено исполнять без разрешения автора.
Değiştirmek için ailemden izin aldım ve bunun kariyerime gerçekten büyük katkısı oldu."Я докажу народу моему свою преданность и сослужу ему службу».
Âyan heyetinin kanun yapmak veya değiştirmek hakları da vardı.Капитан имел право принять ответ или изменить его.
Aralık 2003 Minör yeni değiştirmek Common rail direkt yakıt enjeksiyonu dizel modeli tanıtıldı.Декабрь 2003: незначительные изменения и новая Топливная с непосредственным впрыском дизельная модель.
Kılık değiştirmek.Обмундирование.
Not olarak, hiçbir şey onu uzunlamasına değiştirmekten alıkoyamaz.И никакие уговоры не могут изменить её выбор.
Bu şekilde entegrasyon yapılan sistemlerde altsistemleri yenilemek veya tamamen değiştirmek mümkündür.Такие системы могли бы заменить или дополнить спутники.
Bazı katkı maddeleri alevin rengini değiştirmek ya da duman üretmek için kullanılır.Некоторые вампиры умеют даже превращаться в туман или дым.
Festival sadece adını değiştirmekle kalmaz, düzenlenme biçimi de değişir.Мыси поменял не только фамилию, но и имя.
Musa şöyle demişti: "Siz daha aşağı bir nimete daha üstün bir nimeti mi değiştirmek istiyorsunuz?قال: ما شئت فإن زدت فهو خير لك.
Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.تقوم المؤسسة باستبدال المواد الكيماوية الخطرة بأخرى غير خطرة أو أقل خطورة ما أمكن ذلك.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.في الفضاء، الهدف من نظام الدفع هو تغيير سرعة المركبة الفضائية.
Fiyat durumlarını değiştirmek tasarrufu sağladı, ve endüstriyel enerji için alternatif kaynaklar bulundu.الظروف المتغيرة في السعر جعلت اليابان تفضل الحفاظ على المصادر البديلة للطاقة الصناعية.
Çünkü bir tür ölümsüzleşmedir deri değiştirmek.متكونة من متغيرات عشوائية.
Bazı Yahudiler zorla din değiştirmektense çocuklarını öldürüp intihar etmeyi yeğlemişlerdir.فقد قام بعض اليهود بالانتحار وقتلوا أبنائهم، خشية إخضاعهم للتحول الديني القسري.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.لا توجد أي تدابير تغير من هذا الخطر.
En iyi yaptığı şey şekil değiştirmektir.ولكن الأدق هو استخدامه بتغيير.
Bu etki elektrik üretiminde, sıcaklık ölçümünde veya maddenin sıcaklıklığını değiştirmek için kullanılabilir.يستخدم هذا القياس في تحديد درجة حرارة الجسم المشع، أو بالأغلب درجة حرارة سطحه.
Onu değiştirmek istiyorum.أريد أن أبدله
Hayatımı değiştirmek istiyorum.أريد تغيير حياتي
Rezervasyonumu değiştirmek istiyorum.أود تغيير حجزي
Değiştirmek zorundayım.يجب أن أبدل (ملابسي)
İş değiştirmek istiyorum.أريد أن أغير وظيفتي
Fiyat durumlarını değiştirmek tasarrufu sağladı, ve endüstriyel enerji için alternatif kaynaklar bulundu.Condições diferentes de preços favoreceram a conservação e fontes alternativas de energia industrial.
Aralık 2003 Minör yeni değiştirmek Common rail direkt yakıt enjeksiyonu dizel modeli tanıtıldı.Dez 2003 Minor mudar new common rail de injeção direta de combustível modelo de diesel introduzido.
Gündem değiştirmek istiyorlar.Eu mudo ao longo do dia.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.No espaço, o propósito de um sistema de propulsão é alterar a velocidade, ou “v”, de uma nave.
Değiştirmek için ailemden izin aldım ve bunun kariyerime gerçekten büyük katkısı oldu."Eu pedi permissão à minha família para mudá-lo, e isto realmente ajudou minha carreira."
Birçok buyruk kümesi eskiden az sayıda yazmaç tanımlamıştır ve bunu artık değiştirmek zordur.Muitos conjuntos de instrução especificam um número baixo de registradores e isso não pode ser mudado.
Filmli bir kamerada 24 ya da 36 pozda bir film değiştirmek gerekir.Existem no mercado filmes para 12, 24 ou 36 exposições.
Bu durumda toprağa giriş açısını bir parça değiştirmek gerekir.Para isto, deve haver uma rápida troca de passes.
Nagarjuna, „Boşluk“ kavramını asla diğer kuramları çürütmek, değiştirmek için ortaya atmamıştır.Cuidado com o artigo al. Em nomes próprios, nunca o elimine porque ele pode alterar o sentido do nome.
Kararını değiştirmek ister.Ele decidiu mudar isso.
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.Aanvankelijk kon de partij niet veel aan het gemilitariseerde regeringsbeleid veranderen.
Ted Drake'nin 1952 yılında kulübü modernleştirmek için attığı adımlardan biri de amblemi değiştirmek oldu.Als deel van Ted Drakes modernisering in 1952 stond hij erop dat het logo moest veranderen.
Yani 11. biti hatalıdır ve değiştirilmesi gerekir 11. biti değiştirmek 10001100100'ı tekrar 10001100101 yapar.Inverteren van het elfde bit verandert 10001100100 terug naar 10001100101.
Kararını değiştirmek ister.Hij wilde verandering.
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.Kan van gedaante veranderen en gedraagt zich uitzinnig.
Köy, daha önce 2 kez daha farklı yerlere kurulmuş fakat yer değiştirmek zorunda kalmıştır.De kansel wisselde twee maal van plaats en werd daarbij steeds omgebouwd.
Bir kuvvetin uygulanma noktasını değiştirmek o kadar da zor değildir.Dat maakte een eenduidige interpretatie van het standpunt van de partij wat moeilijker.
5 Şubat 2013 yılında ABD'deki yasal nedenlerden dolayı grup ismini Ghost B.C olarak değiştirmek zorunda kaldı.Om juridische redenen heette de band in de Verenigde Staten van 2013 tot 2015 Ghost B.C..
Not olarak, hiçbir şey onu uzunlamasına değiştirmekten alıkoyamaz.De drooglegging lijkt niets aan dat tafereel te veranderen.
Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.Sommige mensen willen de grondwet wijzigen.
Kuralları değiştirmek zorundaydım.Ik moest de regels veranderen.