değişme ile cümle
değişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sovyetler Birliği bu durumun değişmesine izin vermiyordu.Европейският съюз не е променил позицията си.
Toprak profilin de görülen bu değişme ve horizonlaşma durumuna bağlı olarak sınıflandırılmaktadır.Надлъжната устойчивост се определя от същите зависимости, които определят и напречната.
Yüzeyi son 4 milyar yılda hiç değişmemiştir.Нивото на морето не се променя съществено през последните 6 000 години.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.Кометата почти не се е изменила от формирането си.
Eklemeli (bitişken): Kelimelerin kökleri değişmez.Важно: това не важи за имената на променливите!
Hollanda Antilleri Guldeni, değişmez bir oranla (1.70:1) ABD dolarına bağlanmıştır.Антилският гулден има фиксиран курс към американския долар от 1,79:1.
Yani öğretiye göre her şey belirlenmiştir ve değişmesi mümkün değildir.Съдбата на всеки един от тях е предначертана и не може да се промени.
Yunuslama uçağın hücum açısının değişmesidir.Междуосието се променя с натовареността на самолета.
Ancak artık her şey değişmek üzeredir.Но и тук ситуацията скоро се променя.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.На пръв поглед този модел не се различава от предшествениците си, но промените са много.
Gemici, gemi güvertesinde dik olarak durduğu ve gemiyle beraber sallandığı için ölçülecek açı hiç değişmez.Главната причина затова е, че той започва силно да се притеснява, когато седне зад кормилото на лодката.
Bu süreç ile mutasyonlara ve genomdaki DNA miktarının değişmesine neden olurlar.Транспозоните може да доведат до мутации и промени в количеството на ДНК в генома.
Grubun altı üyesi, kuruluşundan beri hiç değişmemiştir.От създаването си групата не е претърпявала промени в състава.
Toplum büyüyerek farklılaşır, fakat özünde değişmez.Светът може да се променя, но не и той.
Ölü sayısı 10.000 ve 25.000 arasında değişmektedir.Убитите са между 10 000 и 25 000.
Saç renkleri sarı ve kahverengi arasında değişmektedir.Цветът на скалите варира между жълто и кафяво.
Ancak Sohum’un Abhazların eline geçmesinin sonucunda bu durum değişmeye başladı.Като резултат от всичко това, държанието на Сойър се променя.
Günlük askorbik asit gereksinimi yaş ve cinsiyete bağlı olarak da değişmektedir.Обемната вместимост зависи и от пола и възрастта.
Normal değerleri 1005 ila 1025 arasında değişmektedir.Приоритетът може да има стойност от 0-255.
Tarihi boyunca birçok üye değişikliğine giden grupta Bjørnson ve Kjellson değişmeyen tek üyeler olarak kaldı.След много промени в състава, Бьорнсон и Кялсон са единствените останали оригинални членове.
Rakımı 20 ile 40 metre arasında değişmektedir.Надморската му височина варира между 20 и 40 метра.
Bu tarihten günümüze dek de Fripp grubun tek değişmeyen elemanı olarak kalmıştır.Fripp je do danas ostao jedini ne promijenjeni član sastava.
Öyle ki, zardan iyon geçişi sıfırdır ve değişmezdir.Doista, proces montaže uključuje samo kretanje figura i njihovo okretanje, bez promjene njihova oblika.
Tek veya tekrarlanan dozlardan sonra farmakokinetik değişmez.Farmakokinetika pantoprazola ne varira nakon jedne ili više ponovljenih doza.
Bu yeryüzüne geldikten sonra da değişmedi.Ovo se nije promijenilo niti nakon izlaska na površinu.
Peynirin üretim dönemine göre yağ oranı değişmektedir.Prema duljini zrenja mijenja se miris sira.
Heraklitos'a göre, varlıklar sürekli değişmektedir.Heraklit govori o jedinstvu svih bića, koja su u stalnoj promjeni.
Bu düzen değişmeli.Zakon se mora mijenjati?
Böylece yüzü değişmez.Njegovo lice ne pokazuje promjene.
Fakat bu durum son yıllarda değişmeye başlamıştır.Već sljedeće godine stvari su se počele mijenjati.
Doni, yılda ortalama 4 milyon € kazanıyordu (yıllık ücreti 3.8 - 4.3 milyon € arasında değişmekteydi).Godišnja plaća iznosi mu četiri milijuna Eura (od 3,8 milijuna Eura prve godine do 4,3 milijuna Eura prošle).
Tarihi boyunca birçok üye değişikliğine giden grupta Bjørnson ve Kjellson değişmeyen tek üyeler olarak kaldı.Nakon mnogih promjena u postavi grupe, Bjørnson i Kjellson jedini su njeni preostali izvorni članovi.
Unun oranına göre, sosun kıvamı değişmektedir.Na temelju ovih pretpostavki vrijeme je relativno promjenjivo.
Eskiden bugüne kadar neler değişmemiş ki bu mahallede eskiden demir-çelik fabrikası varmış.Na tom području se nalazila nekadašnja tvornica opeka.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Kako bi se to ostvarilo, trebalo je napraviti neke izmjene.
Bu papalık strateji ve politikasının değişmesi ihtimalini ortaya çıkardı.Stjepan Radić je promijenio i strategiju i taktiku.
Orta Dünya yörüngesinde bulunan uyduların yörünge periyotları 2 ila 24 saat arasında değişmektedir.Ophodno vrijeme satelita u ovoj orbiti u rasponu je od dva do skoro 24 sata.
İskelet sabit ve değişmez değildir; kompozisyonu yaşam boyunca değişir.Kostur nije nepromjenjiv, već se mijenja kroz životni vijek.
Mikroişlemci bir program istedi; öyle ki bu program değişmeye yatkın olacaktı.Udruga HM ima gotov projekt i zna kako to promjeniti.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klima je izrazito suha, a temperature osciliraju od ekstremnih vrućina do sezonskih noćnih hladnoća.
Buna bağlı olarak da bileşiklerin adı da değişmektedir.Također, ime njegovog restorana se isto mijenja.
"Yiğidoların "değişmez altılısı"".“Izbjegavati nagle promjene u zategnutosti žica.”
Bölgede bulunan çeltik fitolitlerinin yapısı bir tabakada değişmektedir.Neki turistički objekti Lovrana mijenjaju svoju namjenu.
Buna göre, turnuvadan sonraki puanları değişmeden kalacaktır.Poslije odmora mijenjaju se strane igrališta.
Kısa zamanda İzmir Karması'nın değişmez oyuncusu oldu.Tako je Jack postao novi igrač Raptorsa.
Grubun kadrosu sonraki yıllarda da değişmeye devam etti.Ostatak skupine je također prošao programe rehabilitacije u sljedećih par godina.
Bunun sebebi ayar değişmezliğinin enine kutuplaşmayı gerektirmesidir.To se događa samo kad stroj za mijenjanje aspiracija pogriješi.
Morbidite oranı %100’ü bulurken, mortalite %60-100 arasında değişmektedir.Kada jednom kardiogeni šok započne tada prognoza nije dobra i stopa smrtnosti iznosi 60-80%.
Hava sıcaklığı gün içerisinde sıklıkla değişmektedir.Temperatura zraka mijenja se tijekom dana i tijekom godine.
Ticari yatırımlarla ulaşım kolaylaşmış ve şehrin görünümünün değişmesi böylece başlamıştır.To je ukinuto dekretom sa ukidanjem vojne granice, a izgled sela se počeo mijenjati.
Müziğin temposu çok sık değişmektedir.Glazba je često moderna.
Almanya'nın birleştirilmesinden sonra Leipzig şehri çok önemli değişmelere ssahne olmuştur.Nakon ujedinjenja Njemačke gospodarstvo Saske proživljava duboke strukturalne promjene.
Hiçbir şey sonsuza dek değişmeden kalmaz ."Sve teče, ništa ne ostaje nepromijenjeno."
Hayatı, Prenses Diana’nın öldüğü gün değişmeye başlar.Celý jej život sa zmení v okamihu, keď zomrie princezná Diana.
"Jack O'Neill'ın 10 yıl önceki hali gibi" değişmez kararları olan biridir.On je "ako Jack O’Neill pred 10 rokmi", no teraz je ešte ostrejší.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Zmena panovníckeho rodu nepriniesla Francúzsku žiadny úžitok.
Galileo, Galile Değişmezliği’ni ilerletmiştir.Princíp relativity zaviedol už Galileo Galilei.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.V Amerike sa politická atmosféra začala meniť.
Yörüngenin değişmesine bağlı olarak CVZ'nin konumu yaklaşık olarak sekiz hafta içinde yavaşça değişir.Kvôli precesii dráhy sa poloha CVZ mení s periódou 8 týždňov.
Hiçbir şey sonsuza dek değişmeden kalmaz .Prvky existujú večne a nemenia sa.