değişme ile cümle
değişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son dönemlerde iklim değişmeye başlamıştır.Suasana di Rumah Matahari mulai berubah.
Bir cisme etki eden kuvvet ivme oluşturur ve onun hızının değişmesini sağlar.Karin yang tergerak hatinya pun dapat mengeluarkan kekuatannya dan membalik keadaan.
Orta Dünya yörüngesinde bulunan uyduların yörünge periyotları 2 ila 24 saat arasında değişmektedir.Periode orbit satelit MEO berkisar dari sekitar 2 sampai hampir 24 jam.
Farklı fiziksel yasaların da işin içine girmesiyle değişmesi gerektiğini unutmamak gerekir.)Agar praktis tidak perlu berganti-ganti sebutan lagi).
Bu düzen değişmeli.Setidakknya aturan tersebut harus diubah.
İklim Sistemi ve İklim Değişmeleri.Perubahan Iklim dan Kehutanan.
Yağışlı günlerin yıllık ortalaması 125-150 gün arasında değişmektedir.Jumlah hari hujan per tahun berkisar antara 150-250 hari.
Almanya'da ise çeyrek finalde oynayan kadro değişmedi.Jerman tidak mengubah formasi perempat final.
(Ters dönüş gerçek bir ayna yansıması değildir çünkü Cα atomlarının kiralliği değişmez.)(Tersisa satu lubang kancing karena para tikus kehabisan bahan).
Kuru tarımda verim miktarı mevsim şartlarına bağlı olarak değişmektedir.Musim berbiak bervariasi tergantung kondisi secara lokal.
Değişmez, tartışılmazdır.Ia dikatakan tidak terwujud, tidak terpikrkan, tidak berubah.
Yani, 3 + 5 = 5 + 3 = 8. Bu, toplama işleminin değişme özelliğidir.Contoh lainnya adalah: 3+5=8 dan delapan adalah angka genap.
Günlük askorbik asit gereksinimi yaş ve cinsiyete bağlı olarak da değişmektedir.Kebutuhan zat besi tergantung kepada jenis kelamin dan umur.
Gövde yapısı gemi tipine göre değişmektedir.Perhatikan bahwa bentuk kapalnya berbeda-beda.
Eğer plaka değişmeyecek ise sadece Tescil belgesi yeterli olmaktadır.Namun jika warga tidak bisa menunjukan surat-surat, maka hanya akan diganti aset.
Josef Stalin'in Komünist Parti Genel Sekreteri pozisyonu da değişmedi.Vị trí của Tổng thống Đảng Cộng sản Joseph Stalin cũng không thay đổi.
Hazır savaşların ve senaryolardan farklı olarak, kazanma koşulları çatışma seçeneğinde hiç değişmemektedir.Không giống như các chiến dịch hoặc các kịch bản, các điều kiện chiến thắng không bao giờ thay đổi.
Altıncı stüdyo albümü Impossible Princess'te Minogue'un şarkı yazımı ve müziğinin özü değişmeye başladı.Từ album thứ 6, Impossible Princess sáng tác và nội dung âm nhạc của Minogue bắt đầu thay đổi.
"Bu değişmek zorunda" dedi.Cần có một sự thay đổi" .
Tahmini ölüm sayısı, kaynağa bağlı olarak değişmektedir.Con số thương vong báo cáo khá thay đổi tùy theo nguồn tư liệu.
Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Chỉ có tính chất xã hội của sở hữu là thay đổi thôi.
Gödül köyü giderek gelişme ve değişme göstermektedir.Làng quê ngày càng phát triển và đổi mới.
Fiyatlar ve malzemelerin bulunabilirlikleri bölgeden bölgeye değişmektedir.Các nguyên liệu và món ăn biến đổi nhiều theo khu vực.
Değişmez, tartışılmazdır.Phổ biến, không bị đe dọa.
Fakat bu durum son yıllarda değişmeye başlamıştır.Tuy nhiên, điều này đã thay đổi trong những năm gần đây.
Abhazya etnik nüfusu'da 1992-1993 Savaşı'ndan sonra büyük ölçüde değişmeye başladı.Dân cư tại Abkhazia vẫn duy trí được tính đa dạng, thậm chí là cả sau Chiến tranh 1992–1993.
Azınlık konumunda olan bu topluluğun oranı 100.000 - 120.000 kişi arasında değişmektedir.Ước tính cao nhất về dân số của các cộng đồng này thường rơi vào khoảng 100.000–120.000 người.
Gecikmeler sırasında, sınıf defalarca değişme uğradı.Trong thời gian này, các tiêu chuẩn nhập học đã thay đổi nhiều lần.
Stephanie McMahon, yeni şampiyonun Rollins olduğunu ilan etse de sonuç değişmedi.Stephanie McMahon xác nhận rằng Rollins đã thắng trận đấu và trở thành tân vô địch.
Ancak artık her şey değişmek üzeredir.Nhưng giờ đây mọi thứ đã thay đổi.
Otho için hiçbir şey değişmedi.Đến Trạch Châu, ông ta chẳng thay đổi gì.
Fakat hiçbir şey değişmeyecek, şimdi hesaplaşmanın vakti değil.Bởi tính không thể thay đổi nên nó không phải là chi phí khác biệt.
Bunyip tanımları büyük ölçüde değişmektedir.Định nghĩa của họ này biến đổi khá rộng.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.Xác định một ngày rồi thì không thay đổi nữa.
Adli sicil uygulamaları ülkeler arasında ve hatta bir ülke içindeki eyaletler arasında değişmektedir.Vai trò của bác sĩ đa khoa thay đổi rất lớn giữa các quốc gia hay thậm chí trong mỗi quốc gia.
Müntesibin buradaki ruh hali milliyetine göre de değişmektedir.Ở người, trạng thái tinh thần nói chung cũng thay đổi theo chu kỳ này.
Bu yeryüzüne geldikten sonra da değişmedi.Về địa giới vẫn không đổi.
Doktor'u oynayan oyuncu da bu yüzden değişmektedir.Cuộc sống của một bác sĩ nghèo thay đổi từ đó.
Hükümetin değişmesi Fransa'nın kaderini değiştirmedi.Pháp gia phàn nàn việc giữ tình trạng không thay đổi.
Fiyatı yaklaşık %2'lik çözeltisinin litresi 1.50 ile 7.40 USD arasında değişmektedir.Chi phí bán buôn ở các nước đang phát triển là khoảng 1,50 đến 7,40 USD/lít dung dịch 2%.
Her polinom halka R değişmeli bir R-cebridir.Từ Rho sang R chỉ cần thêm một gạch.
Ancak temel ihtiyaçlarımızın asla değişmediği herkese hatırlatılmalı.Đó là một thực tế khách quan không thể thay đổi.
Warrel Dane ve Jeff Loomis grup kurulduğundan bugüne değişmeyen tek iki elemandır.Trong đó Steve Harris và Dave Muray là 2 thành viên duy nhất vẫn giữ nguyên kể từ khi nhóm thành lập.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.ローマ社会における奴隷の法的地位と権利も変化し始めた。
Bu durum hiçbir zaman değişmez.今回もそれは、決して変わりません。
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.これもまた系統が多いと道路の枠内に収まりきらないという悩みを持つ。
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!わが前を恐れてはならない。
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.風などでは蝋燭が消えることが無いが、酸素を絶たれる(水没する)ようなことがあると火は消える。
Ama Will'de bir şeyler değişmektedir.しかしウィルの意思は変わらなかった。
Ülke 1 Ocak 1984'te Brunei Sultanlığı olarak tam bağımsızlık kazandığında, bayrağın tasarımı değişmedi. ^1984年1月1日、ブルネイ・ダルサラーム国として完全な独立国となると、そのまま国旗となった。
Değişmeyen gauge teorileri artık çeşitli araçlarla tarafından ele alınır.非可換ゲージ理論は、今では、多くの方法により扱われている。
Boyun ince ve büyüklükle değişmez.なお、長さと幅に変更はない。
"Bu değişmek zorunda" dedi.それを変えなければならない」。
Savaş konusundaki fikirleri değişmeye başlar.戦争の潮目が変わり始めた。
Bulunan madenlerin etkisinden dolayı yer yer toprak rengi değişmektedir.池上 友貴(いけがみ ゆうき) 大地と一緒にいる少年。
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.値は一度決まってしまえばその後変わることはない。
"A" bandı değişmez.そして、質量数 A は変化しない。
Böylece yüzü değişmez.顔は変えられん。
Bu durum 15 yıl değişmeden devam etmiştir.その外観は15年間変わらなかった。
Köyün ismi hiç değişmemiştir.町名は変わらず。