değişme ile cümle
değişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bir süre sonra yeni bir şogunun başa geçmesiyle Japonların uysal tutumu değişmeye başladı.Zaraz po objęciu przez niego stanowiska Japonia stanęła w obliczu gwałtownych zmian.
Bu nedenle refrakter malzeme yoğunluğunda değişmeler meydana gelir.W ciężkich przypadkach może dojść do retencji azotowych produktów przemiany materii.
Aykırı olarak sadece Cortes Meclisinde İspanyol siyasi sisteminin değişmesi gerekliliğinden bahsetti.Endast i sitt tal inför Cortes antydde han sitt stöd för en förändring av det spanska politiska systemet.
Bunlarda şarkının adı henüz değişmemişti.Sångens titel ändrades dock inte.
( Üstün kişinin parlak zekâsı, değişmez bir özelliğidir. )(Det skulle ju innebära fullkomlig insikt i Guds väsen osv.)
Adanın tek yerleşim yeri olan bu üssün nüfusu yıl içinde 20 ila 40 kişi arasında değişmektedir.De som bor på basen är de enda invånarna på ön och växlar mellan 20 och 40 personer under året.
Ama Will'de bir şeyler değişmektedir.Men ersätts ofta med will.
İsmini muhtemelen güreşken sıfatının ağız değişmesiyle almıştır.Den fångade troligen sitt byte genom överraskning.
Yıllık pancar üretimi 130-150 bin ton arasında değişmektedir.Varje år varierar produktionen av betor mellan 130 000 och 150 000 ton.
"Bu değişmek zorunda" dedi.Jag vill ha förändring'."
Ve bu hiçbir zaman değişmedi."Krig förändras aldrig."
Zaman geçmekte, şartlar değişmektedir.Med tiden ändrades villkoren.
Transistörün NPN veya PNP oluşu ile değişmez.I fråga om funktionssätt finns ingen skillnad mellan en PNP- och en NPN-transistor.
Bu programın da süresi değişmektedir.Även tidsplanen ändras.
Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Beroende på art finns 28 till 32 tänder.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.Ljudet förblev praktiskt taget oförändrat.
Verdi bazı değişmeleri yapmayı kabul etti.Wretman genomförde flera förändringar.
Hiçbir şey sonsuza dek değişmeden kalmaz .Inga interiörer finns bevarade i oförändrat skick.
Sıklıkla yenilenen web sitelerini değişme sıklıklarınıa bağlı olarak tarar , değişikleri kontrol eder.Den besöker enskilda webbsidor beroende på hur mycket de ändras.
Sonraki sezon da bu durum değişmedi.I sista säsongen ändras detta.
Hareketlilik değişmeleri.Ändring av inställningar.
Kısaca maddenin iç yapısında meydana gelen değişmeler kimyasal değişmelerdir.Allting som händer i kroppen handlar i grunden om kemiska omvandlingar av olika slag.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klimatet är extremt torrt och temperaturen växlar mellan extrem hetta och regelbunden nattkyla.
Ancak pek bir şey değişmedi.För resten av vännerna har inte mycket förändrats.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Dessa varierar beroende på vilken veckans ton och vilken veckodag det är.
Ertesi günde durum değişmedi.Dagen efter är inget sig likt.
Kişilerin yaşı 14 yaşından 68 yaşında kadar değişmektedir.Vissa individer blev upp till 84 år gamla.
2007 yılından sonra Nürburgring ve Hockenheimring evsahipliğini değişmeli olarak kullanacaklardır.Tysklands Grand Prix kommer från 2008 att omväxlande köras på Hockenheimring och Nürburgring.
Sayı, 281 ile 1729 arasında değişmektedir.Hans födelse ligger därför mellan 281 och 277.
Ancak artık her şey değişmek üzeredir.Men nu är allt förändrat.
Görüldüğü üzere yoğurt yemeğin değişmez bir malzemesidir.En jonisk bosättning har hur som helst kunnat påvisas.
Mutadis mutandis, "Değişmesi gerekenler değiştirildi" anlamına gelen Latince bir söz öbeğidir.Mutatis mutandis (latin) betyder "med vederbörliga ändringar".
Saat ve dakika ayırıcıları ülkeler arasında da değişmektedir.Mötena och ordförandeposten växlar mellan länderna.
Yansıma olayında ışığın hızı, frekansı, rengi yani hiçbir özelliği değişmez.Gränsen är därför inte definierad i termer av ström, spänning eller frekvens.
Görülme sıklığı %3.5 ile %20 arasında değişmektedir.Fetthalten varierar mellan 3,8 och 4,5 procent.
Bu değişmeler hem doğal, hem de insan faaliyetleri nedeniyle gerçekleşebilir.Detta både naturliga såväl som mänskligt inducerade klimatförändringar.
Bu prosedür hiç değişmeden kalmıştır ve 1997yılında endüstriyel olarak üretilmeye başlanmıştır.Den drevs fram till 1997 och blev därefter bevarad i fungerande skick som industriminne.
Hollanda'da ve dünya değişmekte olan modaya dair sergiler düzenlenir.Könsrelationer i förändring i Sverige och omvärlden.
Bu durum 2008 yılından bu yana değişmektedir.Det har funnits sedan 1998.
Sınav sonuçlarının açıklanma süresi her yıl değişmekte ancak yaklaşık olarak 1 ayı bulmaktadır.Beroende på hur man kommer i kontakt med det så kan det ta upp till cirka en månad innan man dör.
Uzatmalarda da sonuç değişmeyince iki gün sonra bir tekrar maçı oynandı.Tack vare att spelen blev en stor framgång, hölls en ny omgång två år senare.
İletilerin içinde kullanılan sıfatlar katılımcıların yanıtlarının değişmesine sebep olabilir.Vilken form kommunikationen tar beror på deltagarnas förmåga att kommunicera.
Gardiyanlar değişmeli olarak gün boyunca nöbet tutuyordu.Då hade stationen militärt skydd dygnet runt.
"Jack O'Neill'ın 10 yıl önceki hali gibi" değişmez kararları olan biridir.Він є «як Джек О'Нілл десять років тому», але має чіткі краї.
Tanrı saf ve nihai iyiliktir, mutlak ve değişmezdir.Адже Божественна Істина досконала і незмінна.
Savaşın sonucunda İran-Irak sınırı değişmedi.Ірано-іракський кордон залишився незмінним.
Boyut, çok küçük örnek şişelerden büyük damacanalara kadar değişmektedir.Пластикові пляшки за розміром варіюються від вельми малої до великих бутлів.
Donma olayı cisimlerin hacimlerinde de bir değişmeye neden olur.Ще більш дивно, що зміни відбуваються і в складі коми.
Köyün ismi hiç değişmemiştir.Назва села не змінювалась.
Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Загальне число зубів коливається від 28 до 32.
Kalyon ismi geminin kalktığı şehri yansıtacak şekilde değişmekteydi.Назва галеонів змінювалася, та надавалася залежно від міста, з якого відпливав корабель.
Ama Will'de bir şeyler değişmektedir.Will у цьому випадку не вживається.
Böylece yüzü değişmez.Її обличчя змінилося.
Birçok Simpsonlar karakteriyle birlikte Marge'ın yaşı, hikâyenin sunuluşuna göre değişmektedir.Як і в більшості персонажів серіалу, вік Мардж змінюється, відповідно до кожного конкретного сюжету.
Fiil kökü hiçbir şekilde değişmez.Кореневі слова не змінюються.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.А ось начинка практично не змінилася.
Bir şeyin değişmediğini görünce de ayrıldım.Далі він випускався без змін.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Однак незабаром зовнішня політика Італії змінюється.
Tüm sistem gereksinimleri değişmeden aynı şekilde kalmıştır.Всі решта характеристик залишились без змін.
Ancak temel ihtiyaçlarımızın asla değişmediği herkese hatırlatılmalı.Не можна забувати про ті принципи, які завжди залишаються незмінними.