değişme ile cümle

değişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sabittir, değişmez.Inmutable, o sea que no cambia.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Sus horarios son idénticos tanto en semana como en fin de semana.
İlk hesap makineleri değişmez yazılımlara (veya programlara) sahiptiler.Fueron originalmente concebidos para ser recitados, en lugar de leídos.
Kölenlerin fiyatları yeteneklerine göre değişmektedir.El precio de los esclavos varía en función de su competencia.
Hayatı, Prenses Diana’nın öldüğü gün değişmeye başlar.En este caso, la muerte de la princesa Diana.
Matematikte, ölçek değişmezliği genellikle bireysel işlevleri veya eğrilerinin bir değişmezliğini ifade eder.En Matemática, la invariancia de escala se refiere a una invariancia de funciones o curvas.
Hareketlilik değişmeleri.Cambios de ánimo.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Entretanto el ambiente político estaba cambiando.
Dünya Kupası'nın Güney Amerika ile Avrupa arasında değişmeli olarak düzenlenmesi gerekmekteydi.Originalmente, el torneo había sido diseñado para ser realizado alternadamente entre Sudamérica y Europa.
Tüm sistem gereksinimleri değişmeden aynı şekilde kalmıştır.Los demás elementos se dejan sin cambiar.
Peki toplumların gelişip değişmesiyle ilgili bu mantık süzgeci nedir?¿Por qué ese severo cambio de personalidad entre acontecimientos?
Yüksekliği 2.000 ila 4.500 metre arasında değişmektedir.Su elevación varía entre los 2.000 y 4.500 metros.
Ancak artık her şey değişmek üzeredir.Todo va a cambiar ahora.
Sonraki yıllarda şirketin bünyesinde bulunan firmalarda değişmeler olabilir.A largo plazo, pueden ser buenas para las firmas dominantes en el sector.
Oyuncu sayısı da bu faktörlere bağlı olarak değişmektedir.El número de besos también varía de acuerdo con dichos factores.
İşte bu değişme sırasında biz tarihte ilk kez olarak yazının bulunduğunu görüyoruz.Es en este contexto donde empieza a escribir música por primera vez.
Böylece yüzü değişmez.No cambié su apariencia.
Resim Perugino'nun hareket yaratan narin değişmelerini göstermektedir.El cuadro presenta ligeras variaciones en relación con los motivos de Perugino.
2010-11 sezonunda da takımın kadrosunun değişmez bir oyuncusu olarak maçlarda görev almaktadır.En la temporada 2010-2011 pasa a ser titular indiscutible del equipo.
Yapılışı bu yörelere göre değişmektedir.Estas casas evolucionan en función de su ejecución.
Çünkü koordinatlar zamanla değişmektedir.Las distancias van cambiando con el tiempo.
Bu takılar kız tarafının isteği ve oğlan tarafının maddi durumuna göre değişmektedir.Modificar las dimensiones del juguete de forma que se adapte a las necesidades del niño y a su edad.
Asırlardır bu adlar değişmemiştir.Estas unidades no cambiaron su nombre.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.También, la forma de pensar de la gente comenzaba a cambiar.
Yıllık ısı ortalaması, +15 ila +5 arasında değişmektedir.Este control, por lo general, oscila entre –15 a +20 dB.
Savaş konusundaki fikirleri değişmeye başlar.La fortuna de la guerra está cambiando.
Hiçbir şey sonsuza dek değişmeden kalmaz .Todo cambia, nada permanece.
Diğer gauge değişmez haretleri hala mevcuttur.Las juntas de caucho permanecen inalterables.
Seçim sonucu değişmedi Elhamdülillah.No elijo el lugar, lo tomo por sorpresa.
Malzeme ve yemekler eyaletlere göre değişmektedir.Los servicios y productos varían según el país.
Yasaların değişmesi, sosyokültürel gelişimlere göre geride kaldı.La adaptación de las leyes se retrasó considerablemente con respecto al desarrollo sociocultural.
Soluk merkezî yıldız değişkendir ve parlaklığı 12 ile 16 kadir arasında değişmektedir.La estrella central es una estrella variable cuyo brillo oscila entre magnitud 12 y 16.
Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.Si modificamos cualquier frecuencia también modificamos su respuesta de fase.
Artikeller değişmememiştir ve kalıplaşmış ifadeler de mevcuttur.El tono del violin cambia y hay más versos recitados.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Actualmente el escudo carece de cualquier sanción legal.
Öyle ki, yamaçların eğimi 1 ile 3 derece arasında değişmektedir.En cuanto a a los grados de abertura de la cara, fluctúan entre 3 y 7 grados.
Bu elektrostatik alan yerküreden yüksekliğe bağlı olarak değişmektedir.Cuál de estos efectos domina depende de la magnitud de la elasticidad de sustitución.
Bu, çarpmanın değişme özelliğidir.Depende del tipo de alteración.
Grubun altı üyesi, kuruluşundan beri hiç değişmemiştir.Los miembros del grupo han cambiado desde su formación.
Gölün derinliği 1 ila 3 metre arasında değişmektedir.La profundidad del lago varía de 1 a 3 m.
Beş Unsur'un temeli değişim üzerine kuruludur ve mutlak/değişmez değerlendirmelerle ele alınamaz.Aceptación / espontaneidad – aceptar el entorno y lo que no se puede cambiar.
Galileo, Galile Değişmezliği’ni ilerletmiştir.Es un mandato continuo para que Galicia cambie su rumbo.
Değişmemiş pantoprazolün renal yolla atılımı yoktur.En el Norte no se modifica nada de la Cédula original.
Duygusal olarak bir anda üzüntüden sevince değişmesi görülebilir.A nivel personal, me siento indescriptiblemente triste.
Verdi bazı değişmeleri yapmayı kabul etti.Lee fue obligado a cambiar sus planes.
Zira "Demir Perde" sınırları kırk yıl boyunca değişmeden kalmıştı.«La campana del IPA volverá a sonar luego de cuarenta años».
Kişinin parmak kıvrımları yaşlanması ile değişmez ve kaybolmaz.La plasticidad disminuye a medida que envejecemos pero nunca desaparece.
Aşk bakımından kararları çok değişmektedir.A medida de su evolución han cambiado considerablemente su estilo.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.¿Qué factores afectan la relación demanda-precio cuando los precios cambian?
Bazen bu söylenen fraktallar ölçek-değişmezidir, daha kesin olarak , söylemek gerekir ki kendine-benzerdir.Hasta que un día el cambio se les presenta, o, más exactamente, tropiezan con él.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .Árabe postclásico o estándar moderno.
Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı coşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.Pese a las cambiantes temáticas, sus obras siempre enfatuzaron la realidad y la felicidad de la vida.
XVIII yüzyılın başlangıcında bölgede durum yeniden değişmekte idi.A principios de la década de 2000, la situación cambió.
Kültür cinslerine göre de meyvelerinin tadı değişmektedir.Para algunos pacientes, el gusto del alimento cambia.
Sen hiç değişmedin.Non sei cambiato per niente.
Ve bu hiçbir zaman değişmedi."E questo non è mai cambiato».
Kölenlerin fiyatları yeteneklerine göre değişmektedir.Il prezzo degli schiavi variava a seconda delle loro abilità.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Temete Allah e non svergognatemi davanti ai miei ospiti.
Yörüngenin değişmesine bağlı olarak CVZ'nin konumu yaklaşık olarak sekiz hafta içinde yavaşça değişir.A causa della precessione dell'orbita, la locazione del CVZ si muove lentamente in periodi di 8 settimane.
Geleneksel ve içe dönük toplum değişmeye başladı.Il modo tradizionale e introverso della società cominciò a cambiare.

İlgili Sayfalar