değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yükseköğretim kurumlarında çok önemli bir değişimin başlangıcıdır.有人爭論這點是最重要的變化。
Okul yıllarında çeşitli değişim ve sosyal projelerde görevler aldı.接下来数十年该校更有几番校名及使命变更。
Absorbsiyonun şiddeti frekansın bir fonksiyonu olarak değişim gösterir ve bu değişim absorbsiyon spektrumudur.吸收强度的变化与频率构成函数关系,这种变化就是吸收光谱。
Fakat veride istenerek yapılan değişimlere karşı uygun değillerdir.不過,保守主義者並不反對變革。
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.漢人為避文帝諱,改姮為嫦。
Düşünce ve fikirleri zaman zaman değişime uğradı ve çelişki gösterdi.她们的反应以某种方式来展示其分歧和矛盾。
Ancak restorasyon dönemi sırasında derneğin amacı da değişime uğramıştır.在研發的期間,它的任務目標也有所修改。
Urartu: Doğu'da değişim (1. bas.).守備位置為前鋒 (Number 8)。
AI dosya biçimi özellikle Adobe Illustrator'ın dokuzuncu sürümünden sonra köklü bir değişim geçirdi.这一模式紧密对应Adobe Illustrator 9的特性。
Ve yön değişimi olarak adlandırılır.这种变换叫做基变更。
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.转移指示状态变更,并且用必须满足确使转移发生的条件来描述它。
Normalde hızdaki değişim küçüktür.일반적으로 빠르게 변화하는 속도는 작다.
Bu olaya değişim (differentiation) denir.이런 현상을 변별(Discrimination)이라고 한다.
Martinelli, Mayıs 1998'de kurulan Demokratik Değişim partisi başkanı oldu.마르티넬리는 1998년 5월에 창당한 민주변화당의 총재이다.
Son savaş esiri değişimi 2003 yılında gerçekleşti.2003년 마지막 포로가 교환되었다.
Değişim ve dönüşümün dilidir.언어변이와 변화.
Mektup değişiminde Frankfurter Allgemeine Zeitung, " yaşam ve sanat arasındaki sınırı yok ediyor" diyor.편지 교환으로부터 프랑크푸르터 알게마이네 차이퉁 (프랑크프루터 알게마이네 차이퉁) 은 는 "삶과 예술 사이의 경계를 없앤다."고 말한다.
18 Eylül günü uydu değişimi oldu.9월 18일에 수정판이 업로드되었다.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.프랭크 카메니는 머지않아 스톤월 항쟁이 일으킨 중요한 변화를 깨달았다.
(Konumunun değişim oranı) Ortalama sürat ise toplam alınan yolun toplam zamana bölünmüş halidir.중동분에서 모든 행의 상속이 변이하는 것을 가립하여 늙는 것이라 한다."
Diğer problem ise modellerin hız değişimini açıklamakta yetersiz olmasıydı.또 다른 문제는 행성의 속도가 변하는 것처럼 보이는 이유를 그의 모형이 설명하지 못한다는 점이다.
Dünyanın en doğusunda, yani Gün değişim çizgisinin yakınında olduğundan yeni günü ilk gören yerleşim yeridir.날짜 변경선과 가장 가깝기 때문에 세계에서 가장 먼저 하루가 시작되고 가장 먼저 새해를 맞이하는 섬이다.
Geçtiğimiz on yılda bu değişim hedefine ulaşmıştır.지난 10년 동안 반대되는 증거로 인해 이 기준은 바뀌게 되었다.
Birçok UCD üyesi genel muhafazakar görüşlere sahipti ve daha fazla değişim istememekteydi.많은 당원들은 상당히 보수적이었고 더 많은 변화를 원치 않았다.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.서식지 변화에 아주 민감하다.
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.그로 인하여 사람들의 흐름도 바뀌고 있다.
Budizme göre evrende her şey sürekli bir değişim halindedir.무상 (anicca) - 이 세상의 모든 것은 계속 항상 변화하는 것.
ECDH: Anahtar değişimi için düz Diffie–Hellman yerine elliptic curve Diffie–Hellman desteği.Elliptic Curve Diffie-Hellman key Exchange 의 약자가 아니다.
Mithen bu değişimin dilin evrimi ile ilgili olduğuna inanır.이러한 행동의 진화는 언어의 진화와 관련하고 있다고 생각되는 일이 많다.
Sadece üniversitelerde değil toplumun genelinde bu değişim gerçekleşiyordu.학교 조직뿐 아니라 다른 사회 조직에서도 일어나는 현상이다.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.성질변화를 위해 분신 한명이 더 필요하다.
Gözlemlemekte olduğumuz aktif galaksilerin çoğunluğu çok uzak olup geniş dopler değişim göstermektedirler.우리가 관측한 활동은하의 대부분은 매우 멀리 있으며 큰 도플러편이를 보여준다.
Birkaç değişimden sonra dış hattı 1936'da belirlendi.이후 소속 부처가 몇 번 변경되다가 1963년에 경제기획원의 외국으로 지위가 격상되었다.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .산음현은 다른 지역과 마찬가지로 한말의 일제침략 과정에서 큰 변동을 겪게 되었다.
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.시스템의 발달에 따라 하나가 바뀌면 통합적으로 모든 것을 다 바꿀 수 있다.
Ve yön değişimi olarak adlandırılır.이것을 정강의 변이라고 부른다.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.영어 숫자 코드는 6EQUJ5이라고 나와 있는데, 신호의 강약을 나타낸다.
Bu değişim tork yüzünden meydana gelir.그 이유는 변화구가 어깨 관절에 나쁜 영향을 주기 때문이다.
Parlaklığının değişim periyodu yaklaışk 40 gündür.40일 날수는 전례대혁 후에상징적인 것으로 바뀌었다.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.사람들이 요정을 믿으면 생기는 변신.
Bu değişim kadroyla prodüksiyon şirketi arasındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanmaktadır.이것은 농경사회에서 산업사회로 옮겨옴에 따라 생겨난 변화라고 할 수 있다.
Gençlerde tüy değişimi kışın 5-7 aylık olduklarında başlar.평균 온도가 빙점 아래로 떨어지는 겨울은 5 ~ 7 개월동안 지속된다.
Bu yükseköğretim kurumlarında çok önemli bir değişimin başlangıcıdır.이들 공정에서 시간은 중요한 매개변수이다.
Germen kültürü de değişime uğramıştı.오리건 주의 농업에도 변화가 일어났다.
Fakat zamanla GEVİLAN olarak değişime uğramıştır.인연으로 생겨나서 시간적으로 변천함.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.하지만 이는 추후 바뀔 가능성이 있다.
Roma'da kaldığı uzun süre boyunca neredeyse tüm artistik stillerle ve ana değişimlere tanıklık etti.로마에서 오랫동안 활동하며 미술의 흐름을 급격히 변화시켰다.
Üçüncü Kitap: Değişim iki hafta sonra geçer.1923년의 미납소작료는 향후 3년간 분할상환한다.
Bir kavşakta buluşalım Kimlik değişimi Cehennem!간다 항 사무소를 간다 항 역으로 명칭 변경.
Değişimi başlatmıştır.변화를 통제하라.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.הקוד המוקף 6EQUJ5 מתאר את השינוי בעוצמת האות.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.הדבר הבולט ביותר, כמובן, היה השינוי במראה של האנשים ובהתנהגותם בציבור."
Bu değişikliklerin ana bileşeni 413.000 yıllık bir süre içerisinde ortaya çıkar (±0.012’lik eğiklik değişimi).המרכיב העיקרי בשינויים הללו מתרחש במחזוריות של 413 אלף שנים (שינוי אקסצנטריות של ±0.012).
Tayfı, aynı süre içinde dikeyhız değişimi gösterir.אני חושבת שזה נותן את הטון, באותו הרגע.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.במציאות, למעשה, לא הרבה השתנה.
Kaza, Birleşik Devletler donanmasında pek çok güvenlik değişimi yapılmasını sağlamıştır.הפקת הלקחים מתאונה זאת גרמה למספר שינויי בטיחות בצי האמריקאי.
1998 yılında Hamburg'da, Almanya ile İsrail arasındaki bir değişim sergisine katıldı.ב-1998 השתתף בתערוכת חילופין בין גרמניה וישראל.
Tıpkı Newton gibi ivmeyi bir hız değişimi olarak tanımlamıştı.כמו ניוטון, הוא תיאר תאוצה כקצב השינוי במהירות.
Tepki ve Değişim.באופן חוזר ונשנה.
Genişleme ısı değişimi olmaksızın oldu varsayılır (adyabatik genişleme).אנו מניחים כי ההתפשטות מתרחשת ללא מעבר חום (התפשטות אדיאבטית).