değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu değişim hikâyenin gelişiminden kaynaklanıyordu.Denne endringen skjedde som et resultat av det nye mediets voksende viktighet.
Mişima bu değişimin oldukça erken farkına varmıştı."Du maa se til at faa dette forandret siden engang.»
Değişimin ivmesi artıyor.Graden av endring øker oppover aksen.
Tepki ve Değişim.Vekst og forandring.
Devre arasında ise saha değişimi yapılır.I virkeligheten er det bølgelengden som endres.
Bu diplomatik değişim, Avusturya, Büyük Britanya ve Fransa'nın menfaatlerindeki değişimle başlamıştır.Den diplomatiske endringen ble utløst av forskjellige interesser mellom Østerrike, Storbritannia og Frankrike.
Bunlar zamanla değişim geçirip Gremlinler'e dönüştü.Gjennom tidene har dette endret seg til Lourdes.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.Men i virkeligheten var det lite som endret seg.
Böylece bu değişimin kan kaybına neden olmadan atlatılmasını sağlamış oldu.Jeg skal sletes ikke nekte det ble altfor stort blodtap.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Ved å endre en gjerning, blir litt av personen selv endret.
Yeraltı suları : Yıl boyunca sıcaklık değişimi azdır.Resten av året er vannføringen svært lav.
Homer'ın saçı sürekli sivri uçlu olarak değişime uğradı.Hannens penis er likevel så godt som alltid skjult.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.På den måten ble samordning en nødvendighet.
Regülasyon ünitelerinin gerilim değişimlerine cevap süreleri vardır.Å endre kulturelle kommunikasjonsmønstre tar tid.
Rasyonelleşme, değişimi zorlayan bir iç yönelmedir.Deformasjonen fører til en endring av resistansen.
(Sürüklenme kuvveti, basınç değişimi, hız değişimi vb.)(For å kjøre kommandoene trykk shift + enter.)
1970'lerin son yıllarında takım değişime gitti.I 1970-årene fant det sted flere organisasjonsmessige forandringer.
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.I andre tilfeller påvirker de genetiske forandringene også andre deler av kroppen.
Geometrik tarayıcı varsa bazı geometrik değişimler yapılır.Spenningskonsentrasjoner oppstår når det er brå endringer i geometrien.
Hisar 17. yüzyılın bitimine yakın geniş ölçüde değişimlere uğradı.Situasjonen hadde endret seg radikalt mot slutten av 18. dynasti.
Hem hayranlar hem de eleştirmenler bu değişime alışmakta zorlandı.Kritikere og historikere har undret seg over dette.
Şartnamede dizayn için hafif başlangıç değişimi vardı.Dette krevde minimal endring på sporvognkonstruksjonen.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Han skildret årstidenes vekslinger med sterk innlevelse.
Periyodik değişimlerle buzul, bugünkü genişliğine uzanır.Med periodiske variasjoner har den hatt den omtrentlige utstrekning som den har i dag.
Popülasyon bölünmeleri ve birey sayısındaki dalgalanmalar, yıldan yıla büyük değişimler gösterir.Fastboende og antall som er bosatt fast i Skillefjorden, har variert litt fra år til år.
Genlikteki değişim n özeti, dalganın dalga paketinin genliği olarak da isimlendirilir.På grunn av sin størrelse omtales den også som Østerdalskatedralen.
Değişim ve dönüşümün dilidir.«Språk i forandring».
Yaşa bağlı olarak vücut rengi değişim göstermektedir.Kroppsfargen skifter med alderen.
Birçok UCD üyesi genel muhafazakar görüşlere sahipti ve daha fazla değişim istememekteydi.Banyak anggota UCD yang cukup konservatif dan tidak ingin perubahan lebih lanjut.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.Setelah beberapa kali pergantian anggota, Konnor dan Viktor berubah menjadi tag-tim di NXT.
Lise yıllarında Almanya'da bir değişim öğrencisi olarak bir yıl geçirdi.Pada masa remaja saat sekolah tinggi, ia menjalani setahun sebagai murid pertukaran pelajar di Jerman.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Perubahan pada spesies ke-dua kemudian menyebabkan kembali adaptasi spesies pertama.
De Block'un istifası, kabinenin tam süresi boyunca Bakanlar Kurulundaki tek değişime işaret etti.Pengunduran diri De Blok merupakan satu-satunya perubahan di Dewan Menteri selama masa penuh kabinet.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Wabah penyakit dan kelaparan mengakibatkan gangguan besar dan perubahan demografi.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.Sebuah perubahan pada staff direkomendasikan.
Daha sonra, bir ihracat firmasında ABD Askeri Posta Değişimi Genel Müdürü olarak çalışmaya başladı.Ia mulai bekerja untuk sebuah perusahaan ekspor sebagai Manajer Umum dari U.S. Military Post Exchange.
Kimyasal sistemler, maddenin fazında değişim veya bir dizi kimyasal tepkime içerebilir.Sistem kimia mungkin termasuk perubahan dalam fase materi atau pada satu set reaksi kimia.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Perubahan suasana hati yang cepat.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Besaran maksimum geseran panjang gelombang ini adalah h/mec, yang dikenal sebagai panjang gelombang Compton.
Barter ya da trampa, para kullanmaksızın ürünlerin değişimiyle (takas) yapılan ticaret.Pertukaran dilakukan secara barter atau tanpa uang.
Bu değişim ölçüsü örneği çok fazla etkiler.Efek dari perubahan tersebut sangatlah mengesankan.
Zararlar engellenmelidir; engellemek için Yahudiler değişime uğratılmalıdır.Maka dari itu, sebisa mungkin orang Yahudi perlu dijauhkan dan dihindari."
DAAD (Deutscher Akademischer Austausch Dienst), Alman Akademik Değişim Servisi'dir.Kepedulian Jerman akan pendidikan juga terealisasi melalui Dinas Pertukaran Akademik Jerman (DAAD).
Sıvı-gaz geçişi (x ’in 0’dan 1’e geçişi) sırasındaki entropi değişimi T→0 limitinde sapar.Jelas perubahan entropi selama transisi gas–cair (x dari 0 ke 1) menyimpang dalam batas T→0.
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.Dengan demikian, perolehan kembaliannya (return) tidak pasti dan tidak tetap.
Bu kitap, o dönemden itibaren Memlûk anlayışında değişimin başladığını göstermektedir.Kouta mulai merasa bahwa hidupnya mulai berubah sedikit demi sedikit sejak saat itu.
Ünsüz Değişimi (Consonant mutation) c.Penyesuaian hukuman sesuai UU (resentencing) 3.
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.Sel tumor mengekspresikan antigen yang tidak ditemukan pada sel normal.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.Menu makanan akan berubah setiap enam bulan sekali.
Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur.Telah terjadi perubahan dalam kehidupan berbangsa dan bernegara.
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.Efek yang dihasilkan juga beragam terhadap setiap individu.
Kıbrıs’ta Metamorfoz ve Paradigma Değişimi.Perencanaan Pembangunan Kota dan Perubahan Paradigma.
Bunlar Permineralizasyon ve değişimdir.Pendanaan untuk mitigasi dan adaptasi.
Bu, değişim için iyi bir zamandı.Namun lama-kelamaan terjadilah perubahan.
Bir değişim planıyla binalar ve mekanlar yenilendi ve müzeye dönüştürüldü.Kini, bangunan-bangunannya telah direnovasi dan dialihfungsikan menjadi museum.
Sıcaklıktaki aşırı değişimlerde ayar gereklidir.Terlebih penting adalah perubahan kelarutan dengan suhu.
Bu durumda kıyı alanındaki değişimlerin nedenlerine saptamada sıkıntı yaratmıştır.Akibatnya, garis pantai mengalami perubahan.
Konusal olarak bu değişim hakkında çok şey söylendi.Ada beberapa teori mengenai perubahan ini.
Max Weber'e göre fikri değişimler ekonomik değişimlerin öncülüdür.Menurut Max Weber, politik adalah segala sesuatu yang berkaitan dengan penyelenggaraan negara.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.Corak keagamaannya tampak mengalami perubahan selama kariernya.