değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.Syöpäsolut ilmentävät niille erityisiä antigeenejä, joita ei ole normaaleissa soluissa.
Büyük değişimlerin yılıydı.Vuosilomalain muutos.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.Muutos oli kuitenkin väistämätön.
Bu değişim sonrasında logosunda da değişikliğe gidildi.Se edellytti että samaan aikaan tapahtui muutos alttarin paikassa.
Powerslave, Iron Maiden'ın bir önceki albüme göre hiçbir kadro değişimi olmadan yayınladığı ilk albümdür.Powerslave on yhtyeen ensimmäinen albumi, jota ei edeltänyt miehistönvaihdos.
Ancak bu yazım farklarının sadece küçük bir kısmında anlam değişimi vardır.Kuitenkin vain pieni osa tantrisista teksteistä edustaa tätä suuntausta.
Avrupa'daki Rönesans ve Aydınlanma dönemi boyunca, Yahudi toplumu içinde kayda değer değişimler yaşanmıştır.Valistuksen ajan Euroopassa myös juutalaisyhteisö koki merkittäviä muutoksia.
Saf maddelerin hal değişimi sırasında, sıcaklığı değişmez.Puhtaan aineen sulaessa lämpötila aineessa ei muutu.
Güvercinler bu sistem sayesinde yerin manyetik alanındaki değişimleri hissedebilmektedirler.Maavirrat ovat indusoituneet Maan magneettikentän muutoksista.
Özellikle, Rusların şehre girmesiyle şehir mimarisi büyük değişim geçirdi.Venäjän taito kuitenkin levisi nopeasti erityisesti kaupunkiin muuttamisen myötä.
Değişim farklılaşmadır.Käsitteistö vaihtelee.
Değişimin erken belirtileri azdı.Pienten vaihteiden nopeudet olivat aikaisempaa hitaammat.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Pääartikkeli: Mutaatio Mutaatiot ovat solun genomin DNA-jaksossa tapahtuvia muutoksia.
Bu iki lisansın ücretleri aynıdır ancak bunlar birbirleri ile değişimli kullanılamazlar.Nämä anturityypit toimivat kuitenkin eri tavalla, eivätkä ne ole keskenään vaihtokelpoisia.
Bu uçak, uçak parçaları taşımak için değişime uğramıştır.Se on rakennettu lentokoneiden osien kuljettamista varten.
Liman, 1998 yılında patlayan Etiyopya ile Eritre arasındaki savaş sırasında büyük değişim yaşadı.Tilanne kuitenkin kiristyi Eritrean ja Etiopian rajakiistoista syttyneen sodan myötä vuonna 1998.
Ani hava değişimleri.Muuttuva ilmasto.
Fiziksel değişimTurvavaihde
Nesne satın alma, bağış ve değişim yoluyla edinilir.Säätiö hankkii metsiä ostamalla, vaihtamalla tai lahjoitusten kautta.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Tunteeton nopeille tehonmuutoksille.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Uusi linja aiheutti muutoksia samoilla seuduilla kulkevissa muissa bussilinjoissa.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Elin reagoi hyvin herkästi lämpötilan muutoksiin.
Japon Dışişleri Bakanı iki ülke arasında kültürel değişimler olduğunu açıkladı.Tällöin Väinäjoki erotti selvästi kaksi kulttuuriryhmittymää toisistaan.
Bir uluslararası kültürel değişim programıdır.Kansainvälinen etnisen kulttuurivaihdon keskus.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Lehden tavoite ei ole juuri 75 vuodessa muuttunut.
Acacus dağları yeryüzeylerinin geniş bir değişimine sahiptir.Metagross elää vuoristoisten alueiden erittäin jyrkillä rinteillä.
Bu sıcaklık değişimi oksijen miktarını düşürür ve ekosistemin yapısını etkiler.Lämpö vähentää hapen liukenemista ja vaikuttaa vesistön ekosysteemin rakenteeseen.
Bu durum, bir ‘Nesil değişimi’ olarak düşünülebilir.Toisin sanoen kantaa voidaan ajatella koordinaattiakselistona.
Ücret farklarının azaltılması belirgin bir değişim oldu.Korvaamalla differenssi differentiaalilla tehdään pieni virhe.
Konuşmada bazı harfler düşer, kısaltılır veya değişime uğrar.Äänitysvaiheessa osa kappaleista sävellettiin, sanoitettiin tai sovitettiin uudelleen.
Başverencuma zamanla değişime uğrayarak Başören ve daha sonra da Başörendoğancılar adını almıştır.Hän muutti ensin Vaasaan ja sitten Isoonkyröön.
Hormon değişimleri yaşayan kadınlar, örneğin hamile olanlar veya doğum kontrol hapı kullananlar.Puutetta voi esiintyä esimerkiksi alkoholisteilla, raskauden aikana ja ehkäisypillerien käyttäjillä.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Tieteen vallankumouksellisesta kehityksestä katso paradigma.
Hızın değişim miktarına ivme denir, ve momentum'un değişim miktarı ise kuvvet olarak adlandırılır.Kiihtyvässä liikkeessä nopeus muuttuu; nopeuden muutosta ajan suhteen kutsutaan kiihtyvyydeksi.
Ancak 17. yüzyıl sonlarında Hollandalılar'ın lisanlarında değişimler olmaya başladı.1600-luvun alussa Jaavalle saapuivat hollantilaiset.
Bu değişim işsizlik oranında da sayılara yansır.Toisaalta kysynnän muutokset aiheuttavat kausityöttömyyttä.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Στην ζωή του Αμπάι συνέβησαν σημαντικές κοινωνιοπολιτικές και κοινωνικοοικονομικές αλλαγές.
Plato'nun döneminde birçok yunan matematikçi ani ve şiddetli bir değişime girmiştir.Από την εποχή του Πλάτωνα, οι Έλληνες μαθηματικοί είχαν υποστεί μια δραστική αλλαγή.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Η ακολουθία των χαρακτήρων 6EQUJ5 περιγράφει την μεταλλαγή της έντασης του σήματος.
"Kremlin'de nöbet değişimi"."Σπονδή στο Κρεμλίνο".
Birçok UCD üyesi genel muhafazakar görüşlere sahipti ve daha fazla değişim istememekteydi.Πολλά μέλη της Ένωσης ήταν αρκετά συντηρητικά και δεν ήθελαν περαιτέρω αλλαγές.
Değişim ve Refah Hareketi (MCAP) partisinin lideridir.Το κόμμα του είναι το Κίνημα για Αλλαγή και Ευημερία (MCAP).
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.Η αλλαγή του TGV σε ηλεκτροκίνηση απαιτούσε μια σημαντική αναθεώρηση του σχεδίου του.
O bu değişime dört örnek verdi.Το μοντέλο αυτό είχε τρεις αλλαγές.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Τα τελευταία 75 χρόνια ωστόσο οι αναλογίες έχουν αλλάξει.
Bazı sözcükler kısmen değişime uğramışlar, bazıları ise tamamen değişmişlerdir.Αρκετοί χαρακτήρες υπέστησαν αλλαγές και κάποιοι κόπηκαν εντελώς.
Konusal olarak bu değişim hakkında çok şey söylendi.Υπάρχουν πάντως πολλές παραλλαγές πάνω σ’ αυτό το θέμα.
15 yaşına geldiğinde, bir değişim programıyla; drama eğitimi alacağı ABD'ye gitti.Όταν ήταν 15 ετών, πήγε στις ΗΠΑ, εξ αιτίας ενός προγράμματος ανταλλαγής μαθητών, κι εκεί έπαιξε σε θεατρικά.
Büyük değişimlerin yılıydı.Το 2014 ήταν μια χρονιά μεγάλων αλλαγών.
Progresif rock bazen art rock ile değişimli olarak kullanılır.Το roadkill μερικές φορές, χρησιμοποιείται ως μια μορφή τέχνης.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Συμπόρευση στις τεχνολογικές εξελίξεις καθώς και στις αλλαγές σε κοινωνικό και πολιτικό επίπεδο.
Buradaki değişim ise dx ile gösterilir.Ένα κομμάτι της διαμέρισης συμβολίζεται με δx.
Bir yıl öğrenci değişimiyle Gorokan/New South Wales Avustralya'da yaşadı.Έζησε στην Αυστραλία για έναν χρόνο, στο Warnervale της Νέας Νότιας Ουαλίας.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Εντούτοις η ποιοτική μεταβολή είναι σαφής.
Burada E {\displaystyle \mathbf {E} } değişim işlecini göstermektedir.Έστω ότι το δίανυσμα θ {\displaystyle \mathbf {\theta } } καλύπτει το χώρο των παραμέτρων.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.Η εμφάνιση μιας γκέισας μεταβάλλεται κατά τη διάρκεια της σταδιοδρομίας της.
1990'ların başları Kırgızistan'a yeni değişimler getirdi.Η δεκαετία του 1990 έφερε μια σειρά αλλαγών για τη Λουξ.
Link Değişimi: Karşılıklı link alışverişi / linkleme.Αμοιβαία ανταλλαγή (mutual exchange).
Daha sonra ismini Bullet for My Valentine olarak değiştiren grup, müziksel tarzında da değişime gitti.Τότε μετονομάστηκαν σε Bullet For My Valentine και άλλαξαν το μουσικό τους στυλ σε thrash.
Döviz piyasaları bir ülke parasının başka bir ülke parasıyla değişimi işlemleridir.Με άλλα λόγια η συναλλαγματική ενέργεια είναι η αγοραπωλησία εθνικού νομίσματος έναντι συναλλάγματος.