değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallenin adı "Yolu Eğri" olarak bilinmektedir, ama zamanla "Yuları" olarak değişime uğramıştır.Oldotta az egyetlen központ belterjességét, ahogy ma mondani szoktuk: alternatívát jelentett.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.Gyakorlatilag azonban semmi sem változott.
Parlaklığının değişim periyodu yaklaışk 40 gündür.A program próbaváltozata 40 napig használható.
Şu an her yıl yaklaşık 6000 öğrenci değişimi yapılmaktadır.Jelenleg évente kb. 80-an végzik el ezt a tanfolyamot.
Buradaki değişim ise dx ile gösterilir.A mértéket néha dx-szel is jelölik.
2. devreden sonra saha değişimi yapılır.Ismételt megkettőződés után oktoploid forma lesz.
Yaşayışta değişimler olmuştur.Életében magánéleti változások következtek be.
Ancak Kıyısı olduğu sarımehmet barajı mahallenin ikliminde önemli değişimlere neden olmuştur.Bukása mélyreható változást okozott a vármegyében.
Değer, değişim mekanizması ile fiyata bağlıdır.Preprocesszor-változóhoz rendel értéket.
18 Eylül günü uydu değişimi oldu.Szeptember 18-án sor került a mukdeni incidensre.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.A felnőtt kutya féregtelenítése évente 3 alkalommal történjék.
Dil değişiminin özel bir durumu anlam değişimidir.A nyelv változó állapota a diakrónia.
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır.A szükséges kisebb feszültségekre átalakítás már a modulokon belül történik.
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.Ebben az esetben minden változót befolyásolja a többi is.
Kısa zaman içerisinde büyük değişime uğradı.A helyzet néhány hónapon belül gyökeresen megváltozott.
Ülkenin ismi ve bayrağı yıllar içerisinde birçok defa değişime uğramıştır.Ennek eredményeképp Bosznia hagyományos címere és zászlaja is többször változott meg az utóbbi években.
Uygulanan çözüm Diffie-Hellman anahtar değişimi olarak bilinen sisteme çok yakındı.Később Diffie-Hellman kulcscsere néven vált ismertté.
Birçok akışkanda, yükseklikteki değişimler önemlidir ve göz ardı edilebilir.A kommunikációs rendszerekben a változók száma sokszor olyan nagy, hogy kezelhetetlenné válnak.
Yani döl değişimi görülür.Úgy értem, felismertem az akkord változtatásokat.
Böyle bir yol sadece değişimlerin sonsuz ölçüde yavaş sınırlandırılmasıyla gerçekleşebilir.Ezt a feladatot szigorúan véve csak fokozatmentes sebességváltók alkalmazásával lehet megoldani.
Sanayileşme sosyal değişimlere de yol açtı.Az oktatás átalakulása szervezeti változásokat is szükségessé tett.
Nüfuz derinliği hal değişiminde mutlak hale gelir.A különbség a fejkendő változatosságában merült ki.
Saksı değişimi 5-6 yılda bir kere olsa yeterlidir.A magról vetett példányok 5–6 év alatt fordulnak csak termőre.
İşin aslı Regulus, Voldemort’un ne yaptığını kendi gözleriyle görünce kalbinde birtakım değişimler başlamıştı.Amikor utóbb Regulus rájött, hogy Voldemort valójában miben mesterkedik, megdőlt az urába vetett bizalma.
Ancak bu değişim kadırganın değerini büsbütün yok etmedi.Mindezek persze semmit sem vonnak le a mű értékéből.
Çünkü bu, tamamen dönemli bir değişim değildir.A dolog érdekessége az, hogy ezt minden átmenet nélkül teszi.
Değişimin ivmesi artıyor.Hatékonyabb a helyváltoztatás.
1970'lerin son yıllarında takım değişime gitti.Az 1970-es években sokan elköltöztek.
Bilgilerimiz, nesnelerin değişimlerine ve o andaki duyumlarımıza bağlı olarak meydana gelir.A sorsunkat mi teremtjük a gondolataink, majd a cselekedeteink által.
Ayrıca dil değişimine yol açan ve dil değişimini kontrol eden birçok sebebin etkisi de önemlidir.A nyelvrendszertani változások mellett a nyelvhasználati változások figyelemmel kísérése is lényeges.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Proteolitikus kísérleteivel meghatározta, hogy mely aminosavak alapvetőek az enzimatikus működéshez.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Kate kiviszi őt egy kicsit a friss levegőre.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Ezeket a minőségellenőrző alkalmazások gyors mintavételére használják.
Dil değişimi ayrıntılı olarak dilin gereksinimi doğrultusunda kendiliğinden oluşur.Az ékírás jellegét alapvetően meghatározta a nyelv változása.
Geçen 15 yıl boyunca sahilllerin video üzerinden çekimi ile fiziksel değişiminin nasıl olduğu gözlemlenmiştir.Több mint 15 éven keresztül foglalkozott elméleti úton a sugárzó testek színképeinek jellegzetességeivel.
Bu olaya değişim (differentiation) denir.Ezt a jelenséget nevezzük változó-elfogásnak (variable capture).
Elektriksel yük değişimlerine karşı oldukça hassaslardır.Nagyon érzékeny a termőhely változásaira.
Limitte θ=0, olduğu zaman bu ifade 2-parametreli değişime dönüşür.Ha θ=0, akkor ez 2 paraméteres eloszlásra redukálja az eloszlást.
Yukarıda kararlılığın frekansla değişimini araştıracağımızı söylemiştik.Elhatározta, hogy a hang frekvenciaeltolódását fogja bemutatni és megmérni.
"MOLEKÜLER METALLER: Değişim İçin Boş Kalmak".Füst Milán: Változtatnod nem lehet.
Konusal olarak bu değişim hakkında çok şey söylendi.Ennek érdekében több változtatást is kiviteleztek.
O sezon içindekulüpte başkanlık değişimliği yaşandı.A klub vezetésében a szezon végeztével jelentős változások történtek.
Gözler ve Değişim Körlüğü.A szem fénytörési és alkalmazkodási rendellenességei.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Frank Kameny ymmärsi pian Stonewallin mellakoiden mukanaan tuoman ratkaisevan muutoksen.
Plato'nun döneminde birçok yunan matematikçi ani ve şiddetli bir değişime girmiştir.Platonin aikaan mennessä kreikkalainen matematiikka oli suuresti muuttunut.
Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur.On huomioitava, että kaupungin tai kaupunkipiirin rajoissa on tapahtunut muutoksia.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Eristetyn systeemin sähkövaraus pysyy vakiona riippumatta siitä, mitä muutoksia sen sisällä tapahtuu.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nämä jälkimmäisessä lajissa tapahtuvat muutokset taas aiheuttavat adaptaatioita ensimmäisessä lajissa.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.Käytännössä muutos ei juuri näkynyt.
Bir kavşakta buluşalım Kimlik değişimi Cehennem!Tapaamme tuonelassa: Varhaisia rikoskertomuksia.
Kaç tane oldukları zamana göre değişim gösterse de günümüzde 13 tane oldukları kabul edilir.Heidän lukumääränsä on vaihdellut vuosien saatossa mutta nykyään heitä katsotaan olevan kolmetoista.
Tepki ve Değişim.Kontrolli ja muutos.
Bir değişim her zaman zamanla olur.Muutto tapahtuu aina päiväsaikaan.
Burada da 1:1000 değişim oranı izlendi.Tämän etsimiseksi on käyty läpi ainakin 1000 eri muuttujaa.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaatio tapahtuu olemassa olevien rakenteiden asteittaisen muuttumisen kautta.
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.TGV:n muuttaminen sähköiseksi vaati suuria muutoksia.
Son yıllarda hayvancılıkta da bir değişim yaşanmaktadır.Karjarannassa on ollut viime vuosina suuria muutoksia.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Lasivuoka ei kestä liian nopeita lämmönvaihteluita.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Paulin mielisairaus sen sijaan saa alati vakavampia muotoja.
Bu değişiklik de, hangi özelliklerin doğal olarak seçileceğine dair değişimlere neden olur.Mutta kaiken kaikkiaan, mitä muutoksia lajit todella voivat kokea!...

İlgili Sayfalar