değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Erken evren enflasyon ya da hal değişimi olarak işler.Ранні процеси всесвіту, такі як інфляція або фазовий перехід.
Bu açı lazer çeşitlerine göre değişim göstermektedir.Найнаочніше це видно на прикладі променя лазерної указки.
Sonuç: ‘Sarmal’ sürekli değişim halinde olan bir süreçtir.«Я» завжди динамічне, воно знаходиться в постійній зміні.
Dünyadan 100'den fazla ülkede değişim yapılır.Транслювався більш ніж в ста країнах світу.
İki enerji seviyesi arasındaki enerji değişimi açıklanmalıdır (enerjinin korunumu).Změna energie mezi dvěma energetickými úrovněmi musí být zohledněna (zachování energie).
Martinelli, Mayıs 1998'de kurulan Demokratik Değişim partisi başkanı oldu.Martinelli je předsedou strany Demokratická změna, která byla založena v květnu 1998.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Plán se později stal modelem i pro jiné státy trpící stejnými ekonomickými problémy.
Parola değişimleri RFC 3244 kodlu belgede tanımlanmıştır.Změna hesla je popsána v RFC 3244.
Lise yıllarında Almanya'da bir değişim öğrencisi olarak bir yıl geçirdi.V průběhu středoškolských studií strávila rok na výměnném pobytu v Německu.
Renk değişimi 4,5-8,3 pH aralığında menekşe tonlarında olur (25 °C'de).Změna barvy probíhá v rozsahu 4,5 - 8,3 pH (při 25 °C).
Tepki ve Değişim.Setkání a proměny.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Zakroužkovaný písmenný kód 6EQUJ5 (viz obrázek vpravo nahoře) popisuje tedy proměnnou intenzitu signálu.
Dünyanın manyetik alanı, eksenel eğim ve atmosver uzun vadeli değişimlerin konusudur.Magnetické pole Země, sklon osy a atmosféra podléhají dlouhodobým změnám.
Diğer grup elemanları da bu değişimden etkilenirler.Je ovlivňována i dalšími proměnnými.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemie a hladomor způsobovaly velké demografické změny.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.Změna se však v praxi prakticky neuplatňovala.
Nötr bir atomda sistem, enerjideki değişimin fotonunu yayacaktır.V neutrálním atomu systém emituje foton tvořený rozdílem energií.
Dolayısıyla, toplamdaki entropi değişimi sıfırdır.Celková změna hybnosti při srážkách je tedy nulová.
Olumlu bir değişim göstermeye başlar.Tím dojde k pozitivní změně nálady.
Değişim değeri sadece maddesel değildir.Avšak jejich mutace nebyla pouze fyzická.
Barter ya da trampa, para kullanmaksızın ürünlerin değişimiyle (takas) yapılan ticaret.Jejím prostřednictvím se tak realizuje směnný, neboli barterový obchod.
Olası değişimlerine bu sayfada PDF bağlantısı bulunmaktadır.Na tento článek je přesměrováno heslo XFD.
Kültür birikimli ilerlemekle birlikte, çok yavaş bir değişim geçirir.S postupující modernizací se ale jejich specifická kultura pomalu vytrácí.
TZ'nin YSU'daki değişimlere koşut biçimde güncellenmesi gerekir.Zdůraznil, proč musí být Yuna v těžkých časech usměvavá.
Aynı zamanda ilk cinsiyet değişimi ameliyatı yapılmıştır.Třetím krokem je operativní změna pohlaví.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Ve srovnání se změnami úrokových sazeb účinnějším.
Ayrıca günlük ve uzun vadeli işlemler değişime uğradı.Samozřejmostí byly také prodloužené a mimořádné nedělní směny.
Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur.Paralelně byly okresy měněny v městské okresy a městské obvody.
1980'li yıllar boyunca Black Flag'in müziği birçok değişime uğramadı.Ani v následujících letech se Black Flag nevyhnuli dalším personálním změnám.
Urartu: Doğu'da değişim (1. bas.).Výpravy opačným směrem (Pobaltí).
Bir değişim her zaman zamanla olur.S časem se vše mění.
Fakültede farabi değişim programı ve erasmus+değişim programı aktiftir.Škola pořádá výměnné pobyty v rámci programu Erasmus +.
Çok uzun zaman sonra anakart ve bilgisayar kasasında yapılan ilk büyük değişimdi.Byla to první velká změna v uspořádání počítačové skříně po mnoha letech.
Bu değişim sonucunda istasyonun patladığı zamanın sonrasına gidilir.To se změní v okamžiku, kdy vytáhneme špunt.
Olanlarda da zamanın şartlarına uygun değişimler gözlenmektedir.Podobná situace nastává i při změně požadavků na dosavadní funkcionalitu.
Enzimler çevrim sonrası değişim (İng. post-translational modification) aracılığıyla düzenlenir.Dávkování se pak upravuje dle výsledků INR (Quick).
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.Jednalo se však pouze o formální změnu.
Buna rağmen döküm resimleri zamanla değişimlere uğramıştır.Jistota těchto projekcí se ovšem v průběhu času mění.
Değişim Çağında Devlet, Konya: Çizgi Kitabevi, 2003.Okamžik co mění život. : NAVA, 2003.
Ancak 17. yüzyıl sonlarında Hollandalılar'ın lisanlarında değişimler olmaya başladı.V Evropě je však známa již z konce 17. století, kdy ji začali připravovat Holanďané.
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.Dnes zažívá Bogside velké změny.
Değer, değişim mekanizması ile fiyata bağlıdır.Změnit smlouvu/cenu v náš prospěch.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.Objev ropy v roce 1939 zcela změnil národní ekonomiku.
Son 20 bin yıl içerisinde deniz seviyesindeki değişim sabit hıza sahip değildir.Za posledních 6 000 let se úroveň moře na Velkém bariérovém útesu podstatně nezměnila.
Fiziksel değişimProměnná prostředí
Bilgilerimiz, nesnelerin değişimlerine ve o andaki duyumlarımıza bağlı olarak meydana gelir.To modelujeme podle našich reakcí v komunikačních situacích, jimž jsme vystaveni a podobně.
İlk zaman değişimi Mr. Eko'nun kardeşinin bulunduğu kaçakçılık uçağının adaya çakılması zamanına dönüştür.Hra začíná v roce pádem letadla, na kterém je i hráčova postava Jack coby pasažér, do Atlantského oceánu.
Bu ikinci terim anlık olarak ölçülen kütle ve hız değişimlerini gösterir.Je dnes nejpřesnější přístroj a metoda na měření délky a změny vzdálenosti.
Ayrıca, rastgele gübreleme değişimi için de katkı sağlamaktadır.To samozřejmě vedlo i ke změně brankářského stylu.
Bu durum, bir ‘Nesil değişimi’ olarak düşünülebilir.Událost může být definována jako "významná změna stavu".
Ücret farklarının azaltılması belirgin bir değişim oldu.Zvýšení prodeje ukázalo úspěšnost těchto změn.
Son savaş esiri değişimi 2003 yılında gerçekleşti.Ultimul schimb de prizonieri de război a avut loc în 2003.
Mektup değişiminde Frankfurter Allgemeine Zeitung, " yaşam ve sanat arasındaki sınırı yok ediyor" diyor.Privind schimbul de scrisori, Frankfurter Allgemeine Zeitung spune " elimină granița dintre viață și artă".
Blok zincirleri bir değer değişimi protokolü olarak tarif edilmiştir.Blockchainurile au fost descrise ca fiind protocoale de schimb de valoare.
Bir eksen etrafında dönme hızında değişime sebep olan kuvvet eğilimine tork denir.Tendința unei forțe de a cauza modificarea vitezei de rotație în jurul unei axe se numește moment.
Lavralar 5-6 kez deri değişiminden sonra yetişkin olur.Năpârlesc de 5-6 ori până la maturizare.
Bu oyuncu değişimi sebebiyle Ağustos 2013'te yeni sahnelerin çekimi gerçekleştirildi.În urma acestei schimbări, alte scene au fost filmate în august 2013.
Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.Evoluția se produce când aceste diferențe ereditare devin tot mai comune sau tot mai rare într-o populație.
Sharpay İngiliz bir değişim öğrencisi olan Tiara Gold ile tanışır ve onu kişisel asistanı olarak tutar.Sharpay o întâlnește pe Tiara Gold, o elevă nouă, și o angajează ca asistentă personală.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Teoria sintetică a evoluției definește evoluția ca o schimbare în timp în cadrul acestei variații genetice.

İlgili Sayfalar